EVET BİR RÜYAMIZ VAR.?

İsrailli bir tarih profosörü var. Durup durup Türkiye ile ilgili yazılar yazar. Yazdığı konular genelde Osmanlı'ya kin kusmak veya Türklerin İslam'a olan hizmetlerinden yakınmaktan başka şey olmaz. Bu defa da seçim sonrası manzarayı değerlendirmiş...

EVET BİR RÜYAMIZ VAR.?

İsrailli bir tarih profosörü var. Durup durup Türkiye ile ilgili yazılar yazar. Yazdığı konular genelde Osmanlı'ya kin kusmak veya Türklerin İslam'a olan hizmetlerinden yakınmaktan başka şey olmaz. Bu defa da seçim sonrası manzarayı değerlendirmiş...

EVET BİR RÜYAMIZ VAR.?
Editor: admin

Özel Haber / gündüz demirhan / Ülke Postası

İsrailli bir tarih profosörü var. Durup durup Türkiye ile ilgili yazılar yazar. Yazdığı konular genelde Osmanlı'ya kin kusmak veya Türklerin İslam'a olan hizmetlerinden yakınmaktan başka şey olmaz. Bu defa da seçim sonrası manzarayı değerlendirmiş. Başlığı "Halife ve Sultan" ve tahmin edildiği üzere Reis'ten, Recep Tayyip Erdoğan'dan "Türkiye Cumhurbaşkanlığı Sistemi" ilk cumhurbaşkanından bahsediyor. (Esor Ben-Sorek, The Times of Israel için 4 Temmuz)

Türk Halkına nasihatlarda (?!) bulunuyor. Onların nasihatına çok ihtiyacı olanlar olduğunun farkında ve bunu sonuna kadar değerlendiriyor.

"Modern Türkiye'de Erdoğan'ın bir rüyası var. Ülkesinin halifesi ve sultanı olmak... Rüyası ülkesinin refahı için değil tam aksine kendi rejiminin otokrasisi için...

Gülmeyin. Çok tanıdık cümleler değil mi? Farkındayız... Mahalle yanarken saçını tarayıp ciklet patlatanlar da bu sözleri tekrar tekrar söylüyorlar. Mühim konu ve hoca hatırlatıyor...

Ancak şu var... O hilafet ve saltanat için, 26 milyon seçmen sandık başına gitti.

Devam ediyor:

"Parlak bir ordu subayı olan Mustafa Kemal A. Tüm sultanlık ve hilafeti ilga etti... Avrupa kanun formatlarını getirdi. Arapça alfabeden Roma alfabesine geçti. Arapça ezanı ortadan kaldırdı ve Türkçe olması zorunluluğu getirdi. Tatil günlerini cumadan pazara aldı.

M.K.A. Türkiye'nin en büyük kahramanıdır ve 1915 Ermeni Hristiyanların katledilmesi ile hiç bir ilgisi yoktur.

Türkiye, 15. yüzyılda İspanya Engizisyonundan kaçan Yahudilere karşı misafirperverdi. O zaman yazılmış belgeler de Türk iyiliğine şahittir. Ayrıca 1948'deki bağımsızlığımız sonrası bizi tanıyan ilk ülkelerdendi, ilk Müslüman ülkeydi. 

Sonra Erdoğan otokrat bir şekilde sahneye girdi ve önce M.K.A.'nın sekülerleşmiş kanunlarını ortadan kaldırdı. İslam hukukunu Türk milletine iade etti. 

Erdoğan, İsrail'i işgal ediyor. Kudüs'ü Türkleştiriyor. Kabusumuz olacak. Doğu Kudüs'ü istila etti. Harap olmuş evleri tamir ediyor, aç Müslümanları beslemek için milyonlarca dolar temin etti. İsrail buna nasıl müsaade eder? 

Erdoğan'ın bir rüyası var. Israil her ne pahasına olursa olsun onun rüyasının bizim kabusumuz olmasını önlemelidir."

Yazının tamamı değil bu... Parça parça aldım. Görünen o ki korku dağları sarmış. Ancak anlamadıkları bilmedikleri bir şey var, o rüya sadece Erdoğan'a ait değil... Bütün Müslüman Türk halkının hatta dile gelen şekli ile Arakan'dan Saraybosna'ya, Mali'den Sudan'a Somali'ye, Gazze'ye ve Ortaasya'a kadar bütün islam aleminin rüyası bu... Bazen İ'layı Kelimetullah ve bazen de Kızıl Elma olur... Bazen 100 yıl dinlenir ve tekrar canlanır.

Önümüzdeki seçim sürecinde bu sözler "çevir kazı yanmasın" dansözleri tarafından daha çok önümüze gelecek... Ben şimdiden bir köşede bulunsun, hatırlatmış olayım da... Hizmet hizmettir.  Selam ve dua ile.

Özel Haber / gündüz demirhan / Ülke Postası

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum