Ömer Faruk Arlı - Araştırmacı Yazar

Ömer Faruk Arlı - Araştırmacı Yazar

Araştırmacı Yazar

ASIM CÜNEYT ADIR.?

16 Ekim 2020 - 01:26

İş güvencesizliği; kişinin tehdit altındaki işinin devamlılığını sağlamadaki güçsüzlük durumu, beklenen iş güvencesi ile sahip olunan iş güvencesi arasıdaki fark, bireyin işin devam edip etmeyeceğine dair belirsizlik duyguları, kişinin işinin geleceği hakkında endişelenmesi, öznel olarak algılanan istemsiz iş kaybı ihtimali ve işini kaybetme kaygısı gibi farklı şekillerde tanımlanmaktadır.

İş güvencesizliği ile ilgili olarak bugüne kadar literatürde birbirine yakın ve farklı yollardan çeşitli tanımlar yapılmıştır. Ancak kesin tanı konusunda bir fikir birliğine varılmamıştır. Literatiirde iş güvencesizliğinin tanımlanmasında, öznel ve nesnel İş güvencesizliği, bilişsel ve duygusal iş güvencesizliği, nitel ve nicel iş güvencesizliği olmak üzere üç yaklaşım bulunmaktadır.

Nesnel iş güvencesizliği, geçici, kayıt dışı ve kısmi süreli istihdam ilişkisi gibi işgücü piyasasından kaynaklanan güvencesizliği yansıtmaktadır. Örneğin, örgütsel düzeyde geçici iş sözleşmesi, toplumsal düzeyde işsizlik oranlarının artması iş güvencesizliğini nesnel göstergeleri olarak kabul edilebilmektedir. Sverke ve Hellgren araştırmalarında, işgücü piyasası özelliklerini, örgütsel değişimi, iş akdi türü ve örgüt için belirsiz bir geleceği iş güvencesizliğinin nesnel belirleyicileri olarak ele almışlardır.

Öznel iş güvencesizliği, çalışanların işlerini kaybetme korkusu ile işlerinin devamlılığı konusundaki kaygılarını içeren güvencesizlik algılarını ifade etmektedir. Öznel iş güvencesizliği öncelikle iş ile ilgili gelecekte yaşanabilecek belirsizlik durumuna işaret etmektedir. İş güvencesizliği yaşayan çalışanlar, işlerini koruyup koruyamayacaklarını tatmin edici biçimde belirleyememektedir. Bu durum, iş güvencesizliğini gerçek iş kaybından ayırt etmektedir. Çünkü iş kaybı derhal gerçekleşmekte iken, iş güvencesizliği gelecek hakkında belirsizliğin sürdüğü gündelik bir deneyimi içermektedir.

İş güvencesizliğini bilişsel ve duygusal olarak ele alan yaklaşımlarda bulunmaktadır. Buna göre bilişsel iş güvencesizliği, birinin işini kaybetme olasılığının bilişsel öğesine işaret etmektedir. Duygusal iş güvencesizliği ise iş kaybı korkusu olarak duygusal öğeyi açıklamaktadır. Nesnel ve konumsal durumların bilişsel iş güvencesizliğini açıklama ihtimali daha fazla iken, kişilik faktörleri daha çok duygusal iş güvencesizliği ile bir arada bulunmaktadır.

Kişinin işinin sürekliliği hakkında kaygı duyması nicel iş güvencesizliği anlamına gelmektedir. Nitel iş güvencesizliği, çalışma koşullarında kötüleşme, kariyer olanaklarından yoksunluk ve ücret artışının azalması gibi istihdam ilişkisinde kaliteyi zayıflatan algılanan tehditlere ilişkindir Niceliksel iş güvencesizliği mevcut işin, işsiz kalmaya karşılık, gelecekteki varlığı üzerine kaygıya atıfta bulunurken niteliksel iş güvencesizliği; işin gelir, kariyer fırsatları,v.b Özelliklerinin kaybı ihtimaline atıfta bulunmaktadır.

Emek yükümlülüğü terimi, ilk önce "ahlak" ve "Ego taahhüdü Birbirine" kavramlarının bütünleştirilmesinin bir sonucu olarak tanıtıldı. Farklı tanımlarla çalışma zorunluluğu genellikle deneysel çalışmalarda ve saha çalışmalarında kullanılmıştır.

Bireyin çalışması tüm ihtiyaçlarını karşılayacak ana kaynak olduğunda, işi yaşamının ve kişiliğinin önemli bir parçası olarak algılar ve bu durumu Lawler and Hall'a teslim olarak tanımlar.
 
KAYNAKLAR
Snir, R., Harpaz, I. & Burke, R. (2006). “Workhalism in organizations: new research directions”. Career Development International. 11(5), 369-373.
Kelloway, K. E., Gottlieb, H. B. & Barham, B. (1999). “The source, nature and direction of work family conflict: a longitudinal investigation”. Journal of Occupational Health Psychology. 4 (4), 337-346.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum