AZİZ MİLLETİMİZE ÇAĞRIDIR
AZİZ MİLLETİMİZE ÇAĞRIDIR

BASIN BİLDİRİSİ
AZİZ MİLLETİMİZE ÇAĞRIDIR
Aziz Milletimiz,
Değerli Halkımız,
Toplumsal Barışın tesisine, demokrasimizin gelişmesine ve siyasetin sorgulanmasına katkı sağlamanız için sizi Tam Demokrasi Platformu’na üye olmaya ve destek vermeye davet ediyoruz.
Bütün vatansever demokratları, STK’ları, siyasi partileri özetle toplumun bütün kesimlerini Tam Demokrasi Platformu’na üye olmaya ve destek vermeye davet ediyoruz.
Tam Demokrasi Platformu; toplumsal barışın tesisi, demokrasimizin gelişmesi ve siyasetin sorgulanması amaçlarıyla iki yıldır faaliyet gösteren; Dernekler Kanunu’nun 25.maddesine istinaden kurulmuş yeni bir sivil toplum hareketidir. Platformumuz; hali hazırda 31 STK, 19 siyasi parti ve çok sayıda bireysel üyenin katılımıyla faaliyetlerini sürdürmektedir.
Türkiye, her bakımdan çok büyük bir potansiyele sahip olmasına rağmen; geride kalan 102 yılda temel sorunlarını çözüme kavuşturamamış, kalıcı toplumsal barışı tesis edememiş ve gelişmiş bir ülke statüsüne tam anlamıyla erişememiştir. Bu durumun temel nedeninin, mevcut demokrasimizin yetersizliği ve siyaset kurumunun yapısal sorunları olduğuna inanıyoruz. Nitekim bilimsel araştırmalar, demokrasisi güçlü olan ülkelerin her alanda kalkındığını açıkça ortaya koymuştur.
Bugüne kadar ülkemizi yöneten iktidarlar ve 23 yıllık kesintisiz görev sürecinde AK Parti hükümetleri, bu konuda önemli adımlar atmış olsa da toplumsal barışı kalıcı kılacak evrensel normlarda bir demokrasi modelini tam anlamıyla hayata geçirememiştir. Bu sebeple; başta iktidar partisi ve ana muhalefet partileri olmak üzere, STK ların ve toplumun bütün kesimlerinin geniş bir mutabakatla bir araya gelmesi gerektiğine inanıyoruz. Yeni bir anayasa öncülüğünde; sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik hayatımızda gerçekleştirilecek büyük bir değişim ve dönüşümle bu hedefe ulaşılması mümkündür.
Tam Demokrasi Platformu, 31 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirdiği Genel Kurul’un ardından yeniden yapılanma sürecine girmiştir. Bu büyük değişim ve dönüşüm vizyonunu TÜRKİYE RÖNESANSI ifadesiyle formüle ettiğimiz “Tam Demokrasi Platformu Hedefler Raporu” kitap haline getirilerek kamuoyuna sunulmuştur.
Toplum olarak hep sonuçlarla meşgul oluyoruz, halbuki yapılması gereken sebepleri araştırıp öğrenmek ve çözüm üretmek esas olmalıdır. Emperyalistlerin ve Siyonistlerin Ortadoğu’da adeta at oynatıp alçakça katliam yapmaları bir sonuçtur. Türkiye daha da güçlü bir ülke olsaydı kimse buna cesaret edebilir miydi?
İsrail Başbakanı ve bakanının edepsizce Sayın Cumhurbaşkanımıza hakaret etmesi bir sonuçtur, güçlü bir Türkiye’de bu cüretkarlığı gösterebilirler miydi?
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullardaki cinayetler ülkemizin üstüne karabasan gibi çöken bu felaket bir sonuçtur. Bu durum toplumsal bir sorunun açığa çıkmasıdır ve bu konuda baş sorumlu devlettir. Çocuklarımızı dijital dünyanın esiri yapmasaydık, aileler, öğretmenler, Millî Eğitim Bakanlığı ilk baştan gereken tedbirleri alsaydı bunlar olur muydu? Özellikle siyasetçilerin her gün kin ve nefret söylemlerinden kaynaklanan toplumdaki kutuplaşmalar olmasaydı bu felaketler olur muydu?
Aziz Milletimiz, Ülkemizde daha büyük felaketler görmek ve yaşamak istemiyorsak; toplumsal barışı sağlamak, demokrasimizi geliştirmek ve ülkenin temel sorunlarını 102 yıldır çözemeyen bu siyaset kurumunu ve siyaset anlayışını değiştirmek zorundayız. Bu da ancak bir TÜRKİYE RÖNESANSI ile mümkün olabilir.
1950-1960 yıllarında siyasetin ürettiği kutuplaşma demokrasimizi felç etmiş ve 27 Mayıs 1960 darbesi olmuştur. Bu darbe ülkemizdeki bütün dengeleri bozmuş binlerce vatandaşımız mağdur edilmiştir. Daha sonra yine siyasetin özellikle gençler arasında 1970 li yıllarda ürettiği kutuplaşma, ülkemizde bir felci daha yaşatmış, beş bin gencimiz öldürülmüş ve sonunda 12 Eylül 1980 darbesi olmuş on binlerce vatandaşımız mağdur edilmiştir. Kutuplaşmalar demokrasiyi felç eden bir hastalıktır. Maalesef ülkemizdeki birçok siyasetçi ve partiler bu kutuplaşmadan beslenmektedir. Bu kutuplaşmalardan kaynaklanan darbeler, darbe teşebbüsleri ve muhtıralar en büyük zararı insan kaynaklarımıza vermiştir. Halbuki bir ülkenin en önemli zenginliği insan kaynaklarıdır. 1960 darbesi çok büyük bir hasar meydana getirmiş, yaşanan mağduriyetler ancak 1965 yıllarından sonra giderilebilmiştir. 12 Eylül 1980 Darbesinden sonra binlerce Kürt vatandaşımız ve ülkücüler yurt dışına giderek başka ülkelere sığınmışlardır. Böylece PKK yurt dışında büyük bir diaspora edinerek güçlenmiş ve bir terör örgütü olarak ülkemize çok büyük zararlar vermiştir. Aynı şekilde 15 Temmuz 2016 Darbe teşebbüsünden sonra yine binlerce vatandaşımız yurt dışına kaçarak yabacı ülkelere sığınmışlar, on binlercesi de ceza evlerine atılmışlardır. İnsanlarını böyle kolayca mağdur eden ülkelerin kalkınması, gelişmesi, halkının huzur bulması ve mutlu olması mümkün değildir.
Değerli halkımız, bu durum böyle devam edemez. Artık kutuplaşmalara son verip toplumsal barışı sağlamanın zamanı gelmiş ve geçmektedir.
Bu sebeple acilen; başta iktidar partisi ve ana muhalefet partileri olmak üzere, STK ların ve toplumun bütün kesimlerinin geniş bir mutabakatla bir araya gelmesi gerektiğine inanıyoruz.
Bu bir araya geliş; hukukun üstünlüğünü, kuvvetler ayrılığını, temel hak ve özgürlükleri, şeffaflığı, hesap verilebilirliği, yerinden yönetimi, güçlü STK lar oluşumunu ve gerçekten özgür ve tarafsız medyayı esas alan; demokratik, özgürlükçü ve sivil bir anayasa için olmalıdır. Türkiye ancak böyle bir yeni anayasa ile normalleşir ve temel sorunlarını çözebilir diye düşünüyoruz.
Yeni anayasa öncülüğünde; sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik hayatımızda gerçekleştirilecek büyük bir değişim ve dönüşümle bu kutuplaşmalara son verilmeli; adi ve cinayet suçlularının dışında genel bir afla yüz binlerce vatandaşımız tekrar topluma ve ülkemize kazandırılmalı ve ülkemizde yepyeni bir barış ve tam demokrasi dönemi başlatılmalıdır.
İşte Tam Demokrasi Platformu’nun önemli amaçlarından biri de bu barış ve kardeşlik yolunu açmaktır. Siyaseti çıkar odağı ve koltuk kapma yarışı olmaktan çıkarıp, ülke sorunlarını çözme ve ülkeye hizmet etme yarışı haline getirip, ülkemizi evrensel normlarda tam demokrasiye eriştirmek her vatandaşımızın öncelikli görevi olmalıdır. Şikâyet, ağlama ve çaresizlik sendromundan çıkarak Tam Demokrasi Platformu’nun gösterdiği hedeflere odaklanmayı; her vatandaşımızın, STK ların, siyasi partilerin ve toplumun bütün kesimlerinin takdirlerine arz ediyoruz.
Toplumlarda ve ülkelerde büyük değişim ve dönüşümlerin öncülüğünü sivil toplum kuruluşları yapmışlardır. Millî Mücadele Hareketini Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde yürüten Kuvayı Milliye de bir sivil toplum kuruluşu ve bir sivil toplum hareketidir.
Yukarıda açıkladığımız esaslar ve hedefler çerçevesinde Tam Demokrasi Platformu’na üye olmanızı ve desteklemenizi yürekten arzu ediyoruz.
Tam Demokrasi Platformu’na üye olmak demek; ülkemizin geleceği için toplumsal barış ve demokrasi seferberliğine katılmak demektir.
Tam Demokrasi Platformu ile ilgili daha geniş bilgileri aşağıdaki web sitemizden öğrenebilirsiniz, ayrıca web sitemizden üyelik başvurusunda da bulunabilirsiniz.
Değerli halkımıza ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.
20 Nisan 2026
Tam Demokrasi Platformu Yönetim Kurulu adına
Mehmet BOZDEMİR
Tam Demokrasi Platformu Başkanı ve Koordinatörü
www.tamdemokrasiplatformu.org bilgi@tamdemokrasiplatformu.org
https://tamdemokrasiplatformu.org/4405/basin-bildirisi----aziz-milletimize-cagridir



