KOCAELİ BAĞIMLILIKLA MÜCADELE VE REHABİLİTASYON DERNEĞİ
KOCAELİ BAĞIMLILIKLA MÜCADELE VE REHABİLİTASYON DERNEĞİ

KOCAELİ BAĞIMLILIKLA MÜCADELE VE REHABİLİTASYON DERNEĞİ

BASIN AÇIKLAMASI
Tarih: 15 Nisan 2026
Konu: Çocuklarımızı Kaybediyoruz: Gelin, Geleceğimizin Ellerinden Birlikte Tutalım!
Sabahları çocuklarımızın çantasını hazırlayıp onları okula uğurlarken içimizde hissettiğimiz o ağır tedirginliği, "Acaba bugün eve sağ salim dönebilecek mi?"korkusunu artık saklayamıyoruz. Sadece sokakta veya otobüste değil; çocuklarımızın en güvende olması gereken okullarımızda bile artık derin bir "korku pandemisi" yaşıyoruz. İhtiyaçlar hiyerarşisinin en temel basamağı olan "güvende olma" hissini kaybettiğimiz bu ortamda, toplum olarak akıl sağlığımızı nasıl koruyacağız?
Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’taki okul bahçelerinde yaşanan o acı olayları izlerken sadece öfke değil, derin bir kalp ağrısı çektik. Çünkü o şiddeti uygulayanlar, eline kalem yakışması gereken, henüz ortaokul çağındaki kendi çocuklarımızdı. Biz bu çocukları tanıyoruz; onlarla sokakta, sahada her gün göz göze geliyoruz.
Bu çocuklar maalesef sanal dünyaların, şiddet dolu dijital oyunların içinde kayboluyorlar. Okulun hemen köşesindeki internet kafelerde, yaş sınırlarına hiç bakılmadan saatlerce ekranlara hapsediliyorlar. Karşımızda empati kurmayı öğrenemeden, şiddeti tek çözüm yolu sanarak büyüyen ve gerçek hayatla bağı tamamen kopmuş bir nesil tehlikesi var.
Eğitim sistemimiz de onlara ne yazık ki merhem olamıyor. Asırlar önce Sadi Şirazi’nin uyardığı gibi, adeta "kubbe üstünde ceviz kurutmaya" çalışıyoruz. Her çocuğun kalbi, aklı ve yeteneği birbirinden o kadar farklıyken; hepsini aynı kalıba sokmaya çalışmak, onların eşsiz potansiyellerini körelten ve çocuklarımıza faydadan çok zarar veren bir yaklaşımdır. Nasıl ki yeni bir bina yaparken önce zemin etüdü yapılıyorsa, çocuklarımızın da yeteneklerine göre bir zemin etüdü yapılmalıdır. İşin en acı tarafı ise, gençlerimizin gözlerine baktığımızda gördüğümüz o umutsuzluktur. "Okusam da işsiz kalırım" diyerek hayal kurmaktan vazgeçen her genç, sokağın ve bağımlılığın kucağına itilmiş, şiddetin en kolay avı haline gelmiştir.
Bizler sivil toplum kuruluşları olarak iğneyi biraz da kendimize batırmalıyız. Sadece kâğıt üzerinde kalan, süslü raporlardan öteye geçmeyen projelerle kamu kaynaklarını harcamak, sahada gerçekten dertlenen insanların emeğine ihanettir. Bizim raporlara değil; doğrudan o çocukların kalbine, o ailelerin evine dokunmaya ihtiyacımız var.
Lütfen artık hepimiz şapkamızı önümüze koyalım. Sadece kınayarak veya görmezden gelerek hiçbir şeyi çözemeyiz. Gelin, şu adımları hep birlikte atalım:
Bugün o çocukların ellerinden tutmazsak, yarın kendi çocuklarımızın güvenliği için ağlamaya hakkımız olmayacak. Gençlerimizin geleceği, öğretmenlerimizin güvenliği ve toplumumuzun huzuru için artık vakit kaybetme lüksümüz yoktur.
Bugün susarsak, yarın çok geç olacak!
Saygılarımızla
Ömer Karataş
Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği Yönetim Kurulu Başkanı






