11 Şubat 2026 - Çarşamba

Kürsü İşgali Muhalefetin Demokrasi Sınavı mı, Siyasi Çaresizlik mi?

Yazar - Tolga Sezer
Okuma Süresi: 3 dk.
Tolga Sezer

Tolga Sezer

sezer.tolga@hotmail.co.uk -
Google News

TBMM’de yeni bakanların yemin töreni öncesinde yaşananlar, Türkiye siyasetinde muhalefetin geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne serdi. Demokratik siyaset iddiasında bulunan bir partinin, Meclis kürsüsünü işgal ederek devlet ciddiyetini hiçe sayması, yalnızca siyasi bir protesto değil; aynı zamanda kurumsal akla ve milli iradeye açık bir saygısızlıktır.

CHP’nin sergilediği bu tutum, muhalefet etme hakkının ötesine geçmiş, doğrudan Meclis düzenini hedef alan bir eyleme dönüşmüştür. Siyaset, bağırmakla, kürsü kapatmakla, fiziksel gerilim üretmekle yapılmaz. Siyaset, fikirle, öneriyle ve sandıkta mücadeleyle yapılır. Ancak görünen o ki CHP, siyasi rekabeti demokratik zemin yerine kaos üzerinden yürütmeyi tercih etmektedir.

Yemin töreni gibi anayasal bir sürecin hedef alınması, “itiraz” değil, açık bir kurumsal sabotajdır. Milletin oylarıyla oluşmuş Meclis’te, millet iradesinin tecelli ettiği kürsüyü işgal etmek; aslında seçmene “sizin tercihinizi tanımıyorum” demekten farksızdır. Bu tavır, demokratik muhalefet değil, siyasal tahammülsüzlüktür.

Daha da vahimi, yaşanan fiziksel gerilimin normalleştirilmesi ve siyasi rant malzemesine dönüştürülmesidir. CHP’nin uzun süredir sürdürdüğü “gerilim siyaseti”, ülkeye bir vizyon sunamadığı her anda başvurduğu bir refleks haline gelmiştir. Program yok, çözüm yok, alternatif yok; ama kriz üretme konusunda sınırsız bir enerji var.

Oysa toplum artık bu kısır döngüyü görmekte ve sorgulamaktadır. İnsanlar kavga değil çözüm, slogan değil proje, gerilim değil istikrar istemektedir. Meclis’i ringe çevirmek, siyaset üretmek değil, siyaset yoksulluğunun itirafıdır.

Bugün kürsü işgal eden anlayışın yarın sandık sonuçlarını da tartışmaya açmayacağının hiçbir garantisi yoktur. Çünkü mesele bir atamaya itiraz değil; mesele, iktidarı demokratik yollarla değiştirememenin yarattığı siyasi öfkenin kontrolsüz biçimde dışa vurulmasıdır.

Türkiye’nin ihtiyacı olan şey bağıran, iten, kürsü kapatan bir muhalefet değil; akıl üreten, çözüm sunan ve ülkenin geleceğine katkı sağlayan bir siyasi anlayıştır. CHP ise ne yazık ki bugün yine bunu yapamamış, Meclis’te yaşanan görüntülerle kendi siyasal krizini bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Siyaset, sabır işidir. Demokrasi, tahammül işidir. Meclis ise kavga alanı değil, milletin iradesinin tecelli ettiği yerdir. Bu gerçeği unutanlar, günü kurtarabilir; ancak toplumsal güveni ve siyasi meşruiyeti uzun vadede kaybeder.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
ss