21 Ocak 2026 - Çarşamba

Bayrağa Saldırı Devlete Saldırıdır!

Yazar - Şefik Arman Araştırmacı Gazeteci
Okuma Süresi: 5 dk.
Şefik Arman Araştırmacı Gazeteci

Şefik Arman Araştırmacı Gazeteci

ulkepostasitv_author_3@gmail.com -
Google News

Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğinin en temel sembollerinden biri olan ay yıldızlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen bu saldırıyı, uluslararası hukuk, devletler hukuku ve evrensel değerler çerçevesinde en güçlü şekilde kınıyorum.

Bayrak; herhangi bir siyasi yapı, ideolojik grup ya da geçici tartışmanın nesnesi değildir.

Bayrak, bir devletin egemenlik iradesidir, milletlerin tarihsel hafızasıdır ve uluslararası sistemde tanınan meşru kimliğidir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin ay yıldızlı bayrağı da bu bağlamda, 85 milyonluk bir milletin ortak onuru ve dokunulmaz değeridir.

Bu coğrafyada yaşayan, bu ülkenin imkânlarından faydalanan, bu devletin sunduğu güvenlik ve hukuki çerçeve içinde varlığını sürdüren herkes; farklı görüşlere sahip olsa dahi, bu bayrağın temsil ettiği anayasal düzenin koruması altındadır.

Bu gerçek, tartışmaya açık değildir.

Bayrağın anlamını kavrayamayanlar, vatan kavramını da anlayamazlar.

Vatanın hangi tarihsel bedellerle, hangi insanî fedakârlıklarla ve hangi kolektif iradeyle muhafaza edildiğini idrak edemeyenler, ulus bilincinden söz edemezler.

Ancak Türk milleti, bunu çok iyi bilmektedir.

Ay yıldızlı bayrak; şehitlerin canıyla, gazilerin fedakârlığıyla ve nesiller boyu süren toplumsal direnişle yükselmiştir.

Bu nedenle bayrağa yönelen her saldırı, yalnızca bir sembole değil; devletin bütünlüğüne, milletin birliğine ve toplumsal barışa yönelmiş kabul edilir.

Buradan açık ve net biçimde ifade ediyorum:

Türkiye, kimlikler üzerinden ayrıştırılarak değil; ortak değerler etrafında bütünleşerek güçlenen bir devlettir.

Provokasyonlara, semboller üzerinden yürütülen psikolojik ve politik operasyonlara ve dış veya iç kaynaklı tahrik girişimlerine boyun eğmeyecektir.

Türkiye’nin stratejik hedefi nettir:

TERÖRSÜZ, GÜVENLİ VE İSTİKRARLI BİR TÜRKİYE.

Bu hedef; yalnızca bir güvenlik politikası değil, aynı zamanda insani, toplumsal ve ahlaki bir sorumluluktur.

Acıların sona erdiği, sivillerin zarar görmediği ve kardeşliğin kurumsallaştığı bir gelecek vizyonudur.

Ay yıldızlı bayrağımız; bu vizyonun, bu mücadelenin ve bu kararlılığın en açık sembolüdür.

O, yalnızca bir bayrak değil;

TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN KİMLİĞİDİR, ONURUDUR VE GELECEĞİDİR.

 

Türkiye’yi bayraksız, milleti kimliksiz ve devleti sembolsüz hayal edenlere cevabımız açıktır ve kesindir:

BU BAYRAK YERİNDEDİR, BU MİLLET AYAKTADIR VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ YOLUNA KARARLILIKLA DEVAM ETMEKTEDİR.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

PROF. DR. MURAT KAN

YENİ YÜZYIL PARTİSİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI

Akademisyen – Siyaset Bilimci

[23:31, 20.01.2026] ŞEFİK ARMAN: ŞEFİK ARMAN YORUMLUYOR: BAYRAK SÖZLE KORUNMAZ, DEVLET CİDDİYETLE KORUNUR

 

Ay yıldızlı bayrağa uzanan her el, sadece bir simgeye değil, devletin caydırıcılığına, yönetim kapasitesine ve sınır güvenliği anlayışına uzanmıştır. Ancak asıl sorgulanması gereken şudur:

Bu tür saldırılar neden hâlâ mümkün olabiliyor?

 

Nusaybin–Kamışlı sınır hattında yaşanan bu provokasyon, yalnızca “lanetlenecek” bir olay değil, ciddi bir yönetim ve güvenlik zaafının açık göstergesidir. Devlet, sınırlarını yalnızca tel örgülerle değil; kararlı irade, etkin denetim ve sonuç odaklı politikalarla korur. Sloganlarla, temennilerle ve alışılmış açıklamalarla değil.

 

Kamuoyuna yansıyan tablo, sorumluluk makamlarının olaylar yaşandıktan sonra konuştuğu, ancak yaşanmadan önce önlem üretmekte yetersiz kaldığı yönündedir. Eğer bir ülkenin bayrağı hedef alınabiliyorsa, burada sadece bir provokasyon değil, caydırıcılık eksikliği de vardır.

 

Sorular açıktır ve cevapsız bırakılmamalıdır:

Sınır hattındaki güvenlik tedbirleri yeterli midir?

İstihbarat mekanizmaları bu tür girişimleri önceden neden tespit edememektedir?

Bu olayların arkasındaki yapılarla ilgili kamuoyuna neden net ve şeffaf bilgiler sunulmamaktadır?

 

Türk Silahlı Kuvvetleri, bu milletin en köklü ve en onurlu kurumlarından biridir. Ancak bir orduyu güçlü kılan sadece sahadaki askeri varlık değil, arkasındaki siyasi iradenin netliği ve devlet aklının tutarlılığıdır. Eğer bu irade bulanıksa, sahadaki fedakârlık da gölgede kalır.

 

Bu noktada devlet yöneticilerine düşen görev açıktır:

Bayrak üzerinden yapılan her saldırıyı yalnızca diplomatik cümlelerle geçiştirmek değil, somut, görünür ve caydırıcı adımlarla karşılık vermek.

 

Çünkü bu mesele sadece bir güvenlik sorunu değildir; bu mesele bir devlet ciddiyeti sınavıdır. Ve bu sınav, basın açıklamalarıyla değil, sahadaki sonuçlarla verilir.

 

Bu milletin sabrı sınırsız değildir. Şehitlerin emaneti olan bu vatan, güçlü söylemlerden çok güçlü uygulamalar beklemektedir.

 

Bayrak, kürsülerde değil; kararlılıkta, disiplinle ve hesap verebilirlikle korunur.

Aksi halde her tekrar eden provokasyon, sadece saldırganların değil, sistemin zafiyetinin de ilanı olur.

 

Şefik Arman

Ülke Postası Gazetesi

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
ss