DEĞERLENDİRELİM
DEĞERLENDİRELİM

Necmi Cemal Akademisyen Köşe Yazarı
necmiozdemir@gmail.com -*DEĞERLENDİRELİM…*
Bazı kelimeler vardır.
Bir dönemi anlatır.
Son yıllarda iki sözcük özellikle dikkatimi çekiyor:
“Kıymetli…”
ve
“Değerlendirelim…”
Siyasette, iş dünyasında, televizyon ekranlarında, toplantı odalarında, aile içinde… hatta iki kişinin sıradan sohbetinde bile bu iki kelime eskisinden çok daha fazla yer almaya başladı.
“Kıymetli Başkanım…”
“Kıymetli Hocam…”
“Kıymetli dostlar…”
Ardından çoğu zaman aynı cümle geliyor:
“Bir değerlendirelim…”
“Konuyu değerlendirip size döneceğiz.”
“Önce değerlendirelim.”
Elbette değerlendirmek gerekir.
Sağlıklı kararlar; düşünerek, anlayarak ve farklı görüşleri dikkate alarak alınır.
Ama hiç düşündünüz mü?
Değerlendirmek ile ertelemek arasındaki çizgi bazen görünmeyecek kadar incedir.
Geçenlerde bir toplantıdaydım.
Saatlerce konuştuk. Herkesin görüşü “kıymetli” bulundu, her öneri “değerlendirildi.”
Toplantı bittiğinde masanın üzerinde duran tek şey, ertelenmiş bir karardı.
Kimse “Hayır” dememişti. Kimse “Evet” de dememişti. Sadece “değerlendirelim” denmişti.
O an kendime sordum:
“Acaba gerçekten değerlendirmek için mi toplandık, yoksa karar anını biraz daha ileriye taşımak için mi?”
Çünkü karar vermek bilgi ister, tecrübe ister, cesaret ister, sorumluluk ister.
Ve en önemlisi, alınan kararın arkasında durmayı gerektirir.
Bu yüzden “değerlendirelim” sözü bazen aklın sesidir…
Bazen de sorumluluğu sonraya bırakmanın en nazik ifadesidir.
“Kıymetli” kelimesi de öyle.
Belki de hiç olmadığı kadar çok “kıymetli” diyoruz.
Ama önemli olan kelimelerin çoğalması değil; davranışlarımızın o kelimelere anlam katmasıdır.
İnsan, kendisine “kıymetli” denildiği için değil…
Gerçekten kıymet verildiğini hissettiği için mutlu olur.
Bir aile, bir kurum, bir şehir, bir ülke…
Sadece güzel sözlerle değil; doğru değerlendirmeler, zamanında kararlar ve samimi sorumluluk anlayışıyla gelişir.
Çünkü geciken her doğru karar, bazen beklenmeyen sonuçlara yol açabilir.
Hayatın bana öğrettiği en net gerçeklerden biri şudur:
Değerlendirmek aklın işidir.
Karar vermek karakterin.
Kıymet vermek ise vicdanın.
Ve unutmayalım…
Bir insana “kıymetli” demeden önce, onun kıymetini bilmeyi öğrenmeliyiz.
Çünkü hayat; sadece “değerlendirelim” diyenleri değil,
zamanı geldiğinde sorumluluk alıp doğru adımı atanları hatırlar.
İnsanlar ise…
Kendisine güzel söz söyleyenleri değil;
kendisine gerçekten kıymet verenleri asla unutmaz.