Paranın Saltanatı: Değerlerin Çöküşü

Paranın Saltanatı: Değerlerin Çöküşü

GÜNDEM Yayın: 20 Eylül 2026 - Pazar - Güncelleme: 20.09.2026 12:38:00
Editör -
Okuma Süresi: 3 dk.
85 okunma
Takip EtGoogle News

Paranın Saltanatı: Değerlerin Çöküşü

Bir toplumda para, ahlâkın; çıkar, vicdanın; makam, liyakatin önüne geçmeye başladığında artık yalnızca ekonomik bir krizden değil, ciddi bir değerler çöküşünden söz etmek gerekir.

Bugün yaşanan tam da budur. Paranın saltanatı, insanların inançlarını, değerlerini ve birbirlerine duyduğu güveni altüst ediyor. Dün savunulan ilkeler, bugün menfaat karşılığında sessizce terk ediliyor. Siyaset, toplumun ortak meselelerini çözmesi gereken bir alan olmaktan çıkıp güç, makam ve çıkar hesaplarının arenasına dönüştüğünde, bunun bedelini yine halk ödüyor.

Milyonlar geçim derdinde. İnsanlar ev kirasını, mutfak masrafını, çocuklarının geleceğini düşünüyor. Emek veren milyonlar ay sonunu getirebilmek için mücadele ederken, servetin ve imtiyazın etrafında şekillenen düzen giderek daha görünür hâle geliyor.

En acı olan ise yalnızca yoksulluğun büyümesi değil; yoksulluk bu kadar derinleşirken vicdanın da sessizleşmesi.

Bir tarafta hayatını sürdürebilmek için çalışan, borçla yaşayan, geleceğinden endişe eden milyonlar; diğer tarafta paranın sağladığı güçle her kapıyı açabileceğine inanan bir anlayış… İşte asıl adaletsizlik burada başlıyor.

Çünkü para, siyasetin üzerinde bir güç hâline geldiğinde demokrasi yara alır; liyakat geri plana itildiğinde kurumlar zayıflar; çıkar, ilkenin yerini aldığında siyaset kirlenir. Daha da kötüsü, bütün bunlar normalleştirildiğinde toplumun ahlâki sınırları da aşınmaya başlar.

Bugün bazıları için her şeyin bir bedeli varmış gibi davranılıyor: Makamın bir bedeli, itibarın bir bedeli, sadakatin bir bedeli, hatta susmanın bile bir bedeli…

Oysa milyonlar sefaletle mücadele ederken hiçbir makam, hiçbir servet ve hiçbir siyasi güç toplumun vicdanından daha değerli değildir.

Bir ülkenin insanlarını kaderleriyle baş başa bırakıp, sonra da yaşananları sıradan bir ekonomik mesele gibi görmek mümkün değildir. Bu, aynı zamanda bir adalet ve vicdan meselesidir.

Paranın saltanatı büyüdükçe toplumun yoksulu daha da yalnız, emeği daha da değersiz, geleceği daha da belirsiz hâle geliyorsa, ortada yalnızca ekonomik bir sorun yoktur. Ortada sorgulanması gereken koca bir düzen vardır.

Ve artık sorulması gereken soru şudur:

Biz ne zaman parayı araç olmaktan çıkarıp hayatın kendisi hâline getirdik? Ne zaman makamı, serveti ve çıkarı; ahlâkın, vicdanın ve insan onurunun önüne koyduk?

Milyonlar bu soruların cevabını beklerken, paranın saltanatını sürdürenlerin unutmaması gereken bir gerçek var: Servet geçicidir, makam geçicidir, güç geçicidir. Geride kalacak olan yalnızca yapılanlar ve toplumun hafızasında bıraktığınız izdir.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ss