BAÜN Akademisyenlerinden Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanların Korunmasına Yönelik Yeni Model
BAÜN Akademisyenlerinden Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanların Korunmasına Yönelik Yeni Model

BAÜN Akademisyenlerinden Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanların Korunmasına Yönelik Yeni Model

Balıkesir Üniversitesi (BAÜN) Fen Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü akademisyenlerinden Prof. Dr. İsa Cürebal’ın da içerisinde yer aldığı akademisyenlerin imzasını taşıyan akademik çalışma, Türkiye’nin RAMSAR sulak alanlarının (uluslararası öneme sahip sulak alanlar) korunması ve yönetimine yönelik bütünleşik bir değerlendirme modeli ortaya koydu.
BAÜN akademisyenlerinden Prof. Dr. İsa Cürebal ve Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü akademisyenlerinden Prof. Dr. Ekrem Mutlu tarafından hazırlanan “An Integrated Risk–Geoheritage Matrix (IRGM) for RAMSAR Wetlands: Combining Geoheritage Assessment and Ecological Risk Analysis” başlıklı çalışma, uluslararası dergi sıralamalarında en üst dilimlerden olan SCI-Q2 ölçeğinde yer alan “SPRINGER NATURE Geoheritage” dergisinde yayımlandı.
Çalışma hakkında bilgi veren Prof. Dr. İsa Cürebal, araştırmada Türkiye’deki 14 RAMSAR sulak alanının jeomiras değerleri ile ekolojik risklerinin birlikte değerlendirildiğini ve çalışmada geliştirilen “Bütünleşik Risk – Jeomiras Matrisi (IRGM)” ile sulak alanların bilimsel, ekolojik, estetik, kültürel, eğitsel ve yönetsel değerlerinin yanı sıra çevresel risklerinin de bütüncül olarak ele alındığını belirtti.
Araştırmada Meke Maarı, Nemrut Kalderası ve Kızören Obruğu gibi volkanik ve karstik alanlar ile Gediz, Göksu ve Kızılırmak deltaları, Akyatan ve Yumurtalık gibi farklı özelliklere sahip sulak alanların değerlendirildiğini belirten Prof. Dr. Cürebal, geliştirilen yaklaşımın yalnızca Türkiye’deki mevcut RAMSAR alanları için değil, farklı ülkelerdeki sulak alanların yönetiminde, UNESCO Küresel Jeopark girişimleri ve IUCN koruma planlamaları kapsamında da kullanılabilecek uluslararası ölçekte aktarılabilir bir karar destek aracı sunduğunu söyledi.
Bu kapsamda, dünyada ikinci, Türkiye’de ise tek parça halindeki en büyük su basar ormanı olma özelliğini taşıyan Sakarya Kaynarca'daki Acarlar Longozu gibi özel nitelikli sulak alanların da benzersiz jeolojik, jeomorfolojik ve hidrolojik değerleri sebebiyle IRGM modeline ve gelecekteki koruma projelerine dahil edilip edilemeyeceği sorusu gündeme gelmektedir.
Çalışmada, sulak alanların yalnızca biyolojik çeşitlilik açısından değil; jeolojik, jeomorfolojik, ekolojik, kültürel, estetik ve eğitsel değerleriyle birlikte değerlendirilmesinin uzun vadeli koruma ve sürdürülebilir yönetim açısından önem taşıdığı ortaya konuldu. Prof. Dr. Cürebal, IRGM’nin jeomiras değerlendirmesi ile ekolojik risk analizini aynı çerçevede buluşturarak şeffaf, çok boyutlu ve uyarlanabilir bir karar destek yaklaşımı sunduğunu belirtti.
Prof. Dr. Cürebal, çalışmada ayrıca, yöntemin geliştirilmesine yönelik gelecekteki araştırmalarda uzman değerlendirmelerinin istatistiksel güvenilirlik ölçütleriyle desteklenmesi ve risk doğrulamasının yeterli izleme verileriyle güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.




