Transilvanya Günlükleri – 1
Kalenin o meşhur giriş köprüsünde yürürken insan ister istemez tarihimizin sayfalarını karıştırıyor. Burası, "Hunyadi Yanoş" olarak bildiğimiz ve Osmanlı’nın Avrupa’ya akışını en sert şekilde durduran Macar komutanın kalesi. Bizim ecdadımızın

Zafer Bacıoğlu
zbacioglu@hotmail.com -Şatoların Efendisi: Corvin Kalesi’nde Orta Çağ’ın Karanlık İzleri ve Türklerin Mirası
2025 yılının o son haftasında, kışın tüm gizeminin büründüğü Romanya’nın Cluj-Napoca şehrindeydim. Yeni yılı karşılamak için rotamı Transilvanya’nın kalbine kırdığımda, karşımda duran yapı sadece bir kale değil, Orta Çağ’ın günümüze miras bıraktığı en büyük görsel şovlardan biriydi: Corvin Kalesi.
Corvin Kalesi 31Ocak 2025
Avrupa’nın Görkemli Şatosu
Neden buraya gitmelisiniz? Çünkü Corvin Kalesi, sadece Romanya’nın değil, Avrupa’nın en iyi korunmuş gotik şatolarından biri. Masallardaki o şato imgesinin vücut bulmuş hali burası. Devasa sivri kuleleri, asma köprüsü ve derin hendekleriyle, adımınızı attığınız anda sizi 15. yüzyıla ışınlıyor. Romanya turizminin göz bebeği olan bu kale, her yıl dünyanın dört bir yanından binlerce gezgini bu ihtişamı görmeye davet ediyor.
Bizi Durduran Surlar: Hunyadi Yanoş
Kalenin o meşhur giriş köprüsünde yürürken insan ister istemez tarihimizin sayfalarını karıştırıyor. Burası, "Hunyadi Yanoş" olarak bildiğimiz ve Osmanlı’nın Avrupa’ya akışını en sert şekilde durduran Macar komutanın kalesi. Bizim ecdadımızın
at seslerini kesmek, Balkanlar’daki fetihleri geciktirmek için yükseltilen bu kuleler, aslında büyük bir hakimiyet mücadelesinin en canlı tanığı. Kalenin her sarsılmaz burcu, o dönem ordularımızın önündeki en zorlu engellerden biriydi.
Zindanlarda Yankılanan Acı: İşkence Müzesi
Kalenin masalsı dış görünüşü, ağır demir kapılardan içeri girdiğiniz an yerini buz gibi bir gerçeğe bırakıyor. Kalenin alt katlarındaki İşkence Müzesi, Orta Çağ’ın o karanlık adalet anlayışını yüzünüze bir tokat gibi çarpıyor.
Burada sergilenen dikenli sandalyeler, mahkûmun eklemlerini koparan germe sehpaları ve o korkunç demir kabinler, insan hayal gücünün ne kadar zalimleşebileceğini kanıtlar nitelikte. O paslı aletlerin ve gün ışığına hasret hücrelerin arasından geçerken, duvarların hâlâ o dönem çekilen acılarla nefes aldığını hissediyorsunuz.
Orta Çağın Karanlık Zindanları
Kalbe Saplanan Sitem:
"Burada Su Buldunuz Ama Kalbiniz Yok!"
Kalenin bizim için en can alıcı noktası ise avlunun ortasındaki o derin su kuyusu. Bu kuyu, bir mimari başarı değil, aslında bir insanlık dramıdır.
Esir düşen üç Türk askerinin, özgürlük vaadiyle bu kuyuyu kazmaya mahkûm edilir.
Tam 15 yıl boyunca, elleriyle o sert kayayı oyup su ararlar. Nihayet yerin derinliklerinden su fışkırdığında artık yaşlanmışlardır; ancak verilen sözler tutulmaz, yaşamları ellerinden alınır. Üçü de şehit edilir.
Rivayet o ki, ömürlerini o karanlık delikte bırakan
bu üç askerimiz, kuyu duvarına tarihin en ağır sitemini kazırlar:
"Burada su buldunuz ama kalbiniz yok!"
Esir Türk Askerlerinin 15 Yıl boyunca kazdıkları kuyu
Son Söz
2025’i Cluj’da uğurlarken gezdiğim bu kale, kulelerinin heybetinden çok o kuyunun dibindeki "ah" ile aklıma kazındı.
Hunyadi bizi bu surlarla engellemiş olabilir; ama o kalenin en derin noktasına, sökülüp atılamayacak bir Türk imzası bırakılmış.
Yolunuz düşerse o kuyunun başına mutlaka eğilin; sadece susuzluğu değil, 15 yıllık bir bekleyişin onurunu ve yapılan haksızlığın o soğuk nefesini hissedeceksiniz.
Vesselam