Küçük Mutluluklar An'da Kalmaktır

Saniye Turanlı
Saniye-turanli@gmail.com -Ne oluyor da, modern insan bir eli yağda bir eli balda olmasına rağmen bütün hayatında konfor vasıtalarına sahip olmakla birlikte mutluluk yoksunluğu çekmektedir?
Bir şeyin zıddını, o şeyi kaybetmeye başladığımızda hatırlarız. Hastalık geldiğinde sağlığı hatırlarız. Dara düştüğümüzde, yokluğa düştüğümüzde ve azaldığında ,iyilik gördüğümüz arkadaşımızı kaybettiğimizde onun ne kadar kıymet ifade ettiğini anlarız.
Bir yerimiz bir amacımız yok,
Bizim büyük bir savaşımız yok, büyük ekonomik buhranımız yok,
Bizim büyük savaşımız manevi bir savaştır,
Ve bizim büyük depresyonumuz HAYATLARIMIZDIR.
Günümüz toplumunda çok önemli bir değişim var; o da insanlar giderek yaşama sanatlarını kaybediyorlar. Hepimiz maddi değerlere ulaşmak için çok fazla zaman harcıyoruz. Ancak bu maddi değerlere ulaşırken harcadığımız zamanı sevdiklerimizden ve kendimizden esirgediğimiz için, mutluluk için çıktığımız yolda, yine mutsuz olup geri dönüyoruz
Bizler, maalesef biraz ruhlarımızın geride kaldığı bir hayat düzeninde çırpınıp duruyoruz.
Küçük mutlulukları hayatımıza dahil etmenin en önemli yolu, anı yaşamak ve kendimize yeteri kadar zaman ayırabilmekten geçer. Anın içinde kalmayı başaramayan bireyler çoğu zaman geçmiş ve gelecek arasında takılı kalır.
İki hasta huzur evindedir. Bir tanesi "Tanrı'ya şükür ailem beni o kadar düşünür ki. Beni ziyaret etmeden bir hafta geçirmezler der.
Diğer hasta ise şöyle düşünür: "Ne kadar iğrenç bir ailem var. Bir anne olarak onlar için bu kadar çok şey yaptıktan sonra, bana haftada sadece bir gün ayırırlar.
İki hasta da aynı şey, ama buna rağmen farklı deneyimleri anlatmaktadır.
En önemli sevinç kaynağımız neye sahip olduğumuz değil, ne olduğumuz ve nasıl düşündüğümüzdür. Daha fazlasına sahip olmak için mücadele edebiliriz, ama aynı zamanda sahip olduklarımızı da sevmeliyiz. Basit, sıradan zevkler bile önemsenmelidir