Bir Selam Bir Tebessüm
Ne yazık ki modern hayat bize mesafeyi öğretti. “Yanlış anlaşılır mıyım?”, “Karşılık almazsam ne olur?” gibi endişeler, insani reflekslerimizin önüne geçti. Oysa selam vermek kaybettirmez, gülümsemek küçültmez. Aksine, insanı insan yapan inceliği hatırlat

Neşe Ecel
neseecl73@gmail.com -Sabah aceleyle çıktığımız evlerden, kalabalık sokaklara, caddelere karışıyoruz. Gözlerimiz telefonda, aklımız yapacağımız işlerde … Aynı asansöre biniyor, aynı yolları paylaşıyor, aynı sırada bekliyoruz ama çoğu zaman birbirimize değmeden geçip gidiyoruz. Oysa aradaki mesafe bir “selam” kadar yakın bir “gülümseme” kadar ince.
Selam vermek, sadece bir kelime söylemek değildir. “Seni fark ediyorum”, “Buradasın ve varsın” demenin en sade hâlidir. Gülümsemek ise sessiz bir cümle kurar; karşılık beklemeden iyi niyet sunar. Üstelik ne yaş, ne mevki, ne de dil ister. Herkesin anlayabildiği ortak bir dildir.
Bir selam, günün akışını değiştirebilir. Yorgun bir esnafın yüzünü yumuşatır, okul yolundaki bir çocuğun cesaretini artırır, yalnız hisseden bir insanın kalbine dokunur. Gülümseme ise bulaşıcıdır; çoğu zaman farkında olmadan karşılık bulur ve küçük bir iyilik zinciri başlatır.
Ne yazık ki modern hayat bize mesafeyi öğretti. “Yanlış anlaşılır mıyım?”, “Karşılık almazsam ne olur?” gibi endişeler, insani reflekslerimizin önüne geçti. Oysa selam vermek kaybettirmez, gülümsemek küçültmez. Aksine, insanı insan yapan inceliği hatırlatır.
Toplum dediğimiz şey büyük sözlerden değil, küçük davranışlardan inşa edilir. Bir selam, bir tebessüm; güvenin, saygının ve birlikte yaşama kültürünün temelidir. Bugün dünyayı değiştiremeyebiliriz ama yanımızdan geçen bir insanın gününü güzelleştirebiliriz. Bu da az şey değildir.
Belki yarın sabah asansöre bindiğimizde başımızı kaldırıp bir selam veririz. Belki kasada beklerken gülümseriz. Kim bilir, belki de o küçük an, hiç tanımadığımız birinin hafızasında günün en güzel anı olarak kalır.
Çünkü bazen en büyük iyilik, en küçük davranışta gizlidir.
Neşe Ecel