ÖLÜMÜN UNUTTURAMADIĞI İSİM SEYYİD AHMET ARVASİ?

​​​​​​​ 1932’de doğup 31 Aralık 1988’de çok genç yaşta kaybettiğimiz bu mütefekkir şair ve ilim adamını tanımak Türkiye’nin gerçeklerini tanımaktır...

ÖLÜMÜN UNUTTURAMADIĞI İSİM SEYYİD AHMET ARVASİ?
01 Ocak 2021 - 04:03
Seyyid Ahmet Arvasi, gençlik dönemimde tanıdığım ilk akil insanlardan birisiydi.  Vatanseverliğiyle bütünleşen iman gücü, onu ölümsüzleştirdi. Onu şu mısralarıyla tanıdım ve kendimden bir parça gibi gördüm:
  •  Tuna neden köpürmüş, Kırım neden inliyor?
  •  Nerde parlayan kılıç, nerde o akıncı cet?
  •  Şimdi Hazar uzaktan feryadımı dinliyor,
  •  Ayrıldı mı Kafkaslar yurdumdan ilelebet?
  •  Kıbrıs’ın ayrılışı dert oldu içimizde,
  •  Barbaros’un sesini kaybettik Akdeniz’de,
  •  Adalar yabancı da, dinmez dertleri bizde,
  •  Balkan’ımız vatandan ayrıldı mı nihayet?

 “Doğu Anadolu Gerçeği” isimle eseriyle, Türkiye’de dış güçlerin Doğu Anadolu üzerine oynadığı oyunlara dikkatimizi çekiyordu. Yukarıda şiir bir anlamda onun terennüm haliydi. Ayrıca “Hasbihal, Türk-İslam Ülküsü, Size Sesleniyorum” kitapları Türkiye’yi ve Türk insanını ileriye taşıyacak hedefleri anlattığı çalışmalarıydı.
 
Yahya Kemal merhumun güzel bir sözü vardır; “Biz ölülerimizle yaşarız” diye. Nasıl yaşamayacaksın, bu insanlar, bu düşünce ve bu tefekkür kendiliğinden oluşmuyor. Oluşanın pınarından beslenmek için de onu yaşamak ve yaşatmak gerekiyor. Bakınız, 20 yaşında bir genç iken, ziyaret ettiği Mevlana dergâhı için şunları yazar
  •  Ruhun öksüzlüğünü anlamıştım yasından,
  •  Neden yıllardan beri gelmedim dergâhına?
  •  Kimseler anlamazdı gönlümün sevdasından,
  •  Neden yıllardan beri gelmedim dergâhına?
  •  Şaşırmış ruhlarımız zamanın gecesinde,
  •  Tarihler gizli kalmış zaman bilmecesinde,
  •  Yokluğu hissetmiştim küfrün ilk hecesinden,
  •  Neden yıllardan beri gelmedim dergâhına?

 İlahi vecde bu yaşlarda ulaşan merhum, örnek bir şahsiyet grafiğine sahipti. Akif'ih duyduğu ıstırabı yaşamaktaydı. Ülkesine ve insanına sevdasının kaynhağında bu hamurun mayası vardı.

 1932’de doğup 31 Aralık 1988’de çok genç yaşta kaybettiğimiz bu mütefekkir şair ve ilim adamını tanımak Türkiye’nin gerçeklerini tanımaktır. Ruhu şad, mekânı cennet olsun.

YORUMLAR

  • 0 Yorum