AK Parti ve Eleştiri Krizi
Servet Hocaoğulları

Servet Hocaoğulları

Araştırmacı Yazar

AK Parti ve Eleştiri Krizi



Politik eleştiri "Siyasi tercihimi değiştiriyorum." ölçeğinde/taktiğinde değilse; Parti "Toplumsal İletişim" ağı üzerinden bu süreci yönetir/yönetmelidir. Fakat bu süreç dikkat/rikkat/marifet işidir ve gerçekten incelik isteyen yorucu bir "Kontrollü Yönetişim" türlerindendir.

Eleştiri hakkını kullananlar ise parti tercihini değiştirme niyetine "Kar kürücü" gibi yol açmıyorsa; tercihini değiştirmeden gelecek senaryolarına müdahil sıfatıyla eşlik edecekse; eleştiri konusunda katkısına; hangi sorumluluğu aldığına tanık ettirmek  durumundadır.

AK Partinin "Toplumsal İletişim" alanında bir kargaşa/yönetişim kırılganlıkları yaşadığı ortada; bu yorucu ve incelikli sürecin zahmetine yanaşmayıp topu çeviren veya başka adreslere pas eden bir tutumun yaygınlığı da süreci iyice açmazlaştırıyor. Eleştiri etiketli ama özünde "kariyer/tatmin/yol açma" duygu sendromu olan da artıyor. Örneğin Bursa...

"Siyasetin farklı kademelerinde görev yapma tecrübesine Büyükşehir teslim edilebilir/edilsin.." teklifi yapan bir çevre var; 

Buna  karşılık "Büyükşehir hem şehre hem kendisine yenilikçi yeni bir yüz bulsun." diyenler başka bir pencere açıyor. Üçüncü bir seçenek daha var: Geniş mutabakatlı bir yol haritasına şehir CEO'su atar gibi uluslararası deneyimli aktör getirmekte var. Peki Bursa bu süreci nasıl yürütüyor:  " Türk usulünün kurucu baş şehri" tarzında. Usül, usul usul geliyor....

Oysa sürpriz geliyor.

YORUMLAR

  • 0 Yorum