10 Temmuz 2025 - Perşembe

Srebrenitsa: Unutulursa Tekrarlanır!

Yazar - Rafet Ulutürk
Okuma Süresi: 7 dk.
Rafet Ulutürk

Rafet Ulutürk

rafet-uluturk@domainadi.com -
Google News

"Unutulan soykırım tekrarlanır." – Aliya İzetbegoviç

 

Avrupa’nın göbeğinde, medeniyetin gölgesinde; katliam vardı.

11 Temmuz 1995, Bosna-Hersek'in doğusundaki Srebrenitsa’da insanlık toprağa gömüldü.

Birleşmiş Milletler tarafından “güvenli bölge” ilan edilen bu kent, sadece ihmalin değil, bilinçli bir suskunluğun kurbanı oldu.

 

8 binden fazla Boşnak erkek ve çocuk, Sırp güçler tarafından sistematik olarak öldürüldü. Kadınlar tecavüze uğradı. Aileler parçalandı.

Ve tüm dünya, bunu izlemekle yetindi.

 

Sadece İnsanlar Öldürülmedi, İnsanlık da Gömüldü

 

Srebrenitsa’da yaşananlar sadece bir savaş suçu değil, bir soykırımdır.

2007’de Uluslararası Adalet Divanı bunu resmen tescil etti. Ama sorumluların çoğu hâlâ özgür, hâlâ suskun.

 

Uluslararası hukuk devreye girdi ama adalet devre dışı kaldı.

Birleşmiş Milletler askerleri vardı ama iradeleri yoktu.

Hukuk vardı ama vicdan yoktu.

Srebrenitsa, sadece Boşnakların değil, bütün insanlığın utancıdır.

 

Bu Sessizlik, Geleceğin Katliamlarına Davetiye

 

Srebrenitsa’da yaşananlar tek başına geçmişe ait bir trajedi değildir.

Bugün Gazze’de, Arakan’da, Doğu Türkistan’da yaşananlar bu suskunluğun devamıdır.

 

Unutmak; suçluyu cesaretlendirir.

Unutturmak; yeni soykırımların önünü açar.

Çünkü soykırımlar sessizlikte büyür.

 

Aliya İzetbegoviç, yıllar önce o meşhur cümleyi kurdu:

 

> “Unutulan soykırım tekrarlanır!”

 

Bu sadece Bosna için değil, tüm Müslüman halklar, mazlum milletler ve adaletin yitip gittiği coğrafyalar için geçerlidir.

 

Türkiye Güçlüyse, Boşnaklar da Güvendedir

 

1990’lı yıllarda dünya sırtını dönerken, Türkiye kalbini Bosna’ya açtı.

Sadece insani yardım değil, bir milletin moralini, direncini ve umudunu taşıdı.

 

Bugün hâlâ şunu unutmamak gerekir:

 

> Türkiye olmasaydı, Bosna bugün ayakta olmayabilirdi.

Türkiye ne kadar güçlü olursa, dünyadaki Türk ve Müslüman halklar da o kadar güvende olur.

 

Türkiye sadece bir ülke değil, bir çatı, bir kalkan, bir umuttur.

Bosna’dan Filistin’e, Türkistan’dan Afrika’ya kadar mazlumlar için Türkiye’nin varlığı, yaşama tutunmanın adı olmuştur.

 

Bir Annenin Çığlığı…

 

Srebrenitsa’da bir anne, oğlunun kemiklerini yıllar sonra mezarından çıkardı.

Çünkü DNA testi, kayıp sol kolunu bulmuştu.

Bir anne, çocuğunu ikinci kez toprağa verdi.

İşte soykırım budur.

İstatistiklerle anlatılamayacak kadar yakıcı bir acı…

 

Bosna'nın Gençleri, Ayağa Kalkın!

 

Bu tarih sizin alnınıza yazıldı.

Aliya’nın size bıraktığı miras yalnızca bir toprak değil, onurlu bir mücadeledir.

Güçlü olun, dik durun, susmayın!

Çünkü her suskunluk, katile bir davetiyedir.

Her unutkanlık, yeni bir felaketin habercisidir.

 

> Unutmayın! Unutmayın! Unutmayın!

Unuttukça ölürüz. Unuttukça yine gömeriz.

 

Bu Yazı Bitmez…

 

Çünkü Srebrenitsa hâlâ kapanmamış bir yaradır.

Çünkü anneler hâlâ eksiktir.

Çünkü adalet hâlâ eksiktir.

 

Ve çünkü dünya hâlâ görmüyor, duymuyor, hissetmiyor.

 

Bu yazı bir makale değil;

Adına tarih denen büyük suç mahallinde bir çığlıktır.

Bir mezar taşına kazınmış son söz gibi:

 

> “UNUTULAN SOYKIRIM TEKRARLANIR!”

– Aliya İzetbegoviç

 

Rafet Ulutürk

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
ss