Karasu Köyü Köy Konağı Arsasının Belediyeden Satın Alınması: Köy Tüzel Kişiliği, Kamu Yararı ve Adalet İlkesi Açısından Bir Değerlendirme

Cumhurbaşkanı’nın imzasıyla yürürlüğe giren 7254 sayılı Kırsal Mahalle Kanunu’nu hiçe sayılmasının arkasında bulunan unsurlar nelerdir?

YEREL HABERLER Yayın: 11 Ocak 2026 - Pazar - Güncelleme: 11.01.2026 12:09:00
Editör -
Okuma Süresi: 4 dk.
Google News

Cumhurbaşkanı’nın imzasıyla yürürlüğe giren 7254 sayılı Kırsal Mahalle Kanunu’nu hiçe sayılmasının arkasında bulunan unsurlar nelerdir?

 

Karasu Köyü’nde uzun yıllardır köy halkı tarafından kullanılan ve köyün sosyal, kültürel ve idari yaşamında önemli bir yere sahip olan Köy Konağı’nın bulunduğu arsa, Karasu Köyü Muhtarlığı ile Karasu Köyü Cami Yaptırma ve Yaşatma Derneği’nin iş birliği ve köy halkının katkılarıyla Karasu Belediyesi’nden satın alınarak köy tüzel kişiliğine kazandırılmıştır.

 

Köy Konağı, köy halkının büyükleri tarafından imece usulüyle inşa edilmiş; uzun yıllar boyunca köy halkının ortak kullanımına hizmet etmiş bir yapı olmasına rağmen, arsanın mülkiyetinin belediye adına kayıtlı olması nedeniyle köy halkı, fiilen ve geleneksel olarak kullandığı bu alanı bedel ödeyerek yeniden satın almak zorunda kalmıştır. Bu durum, 442 sayılı Köy Kanunu’nun köy tüzel kişiliğine tanıdığı ortak malların korunması ve köy halkının çıkarlarının gözetilmesi ilkeleri açısından ciddi bir tartışma alanı oluşturmaktadır.

 

Köy Kanunu’na göre köy tüzel kişiliği, köy halkının ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulan ve köyün ortak mallarını yönetme yetkisine sahip bir kamu tüzel kişisidir. Köy halkının öz kaynaklarıyla yaptırdığı ve yıllardır kullandığı taşınmazların, idari tasarruflar yoluyla köy tüzel kişiliği dışına çıkarılması ve sonrasında bedel karşılığında yeniden köy halkına satılması, hukuki olmaktan çok adalet ve kamu vicdanı bakımından sorgulanması gereken bir uygulamadır.

 

Bu bağlamda, Cumhurbaşkanlığı makamınca sıkça dile getirilen “Köylü milletin efendisidir” söylemiyle, köy halkının kendi öz kaynaklarıyla meydana getirdiği alanları tekrar satın almak zorunda bırakılması arasındaki çelişki dikkat çekmektedir. Belediyelerin, köy halkına ait olduğu bilinen ve fiilen köy tüzel kişiliği tarafından kullanılan alanları bir “fırsat” olarak değerlendirip satış konusu yapması; sosyal belediyecilik, kamu yararı ve yerel yönetimlerin hizmet anlayışı ile ne ölçüde bağdaştığı sorusunu gündeme getirmektedir.

 

Karasu Köyü Muhtarı Şefik Kır ve Karasu Köyü Cami Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanı Hikmet Coşkun, sürecin tamamlanmasında fedakârlık gösteren köy halkına ve satış işlemini gerçekleştiren Karasu Belediyesine teşekkürlerini iletmiştir. Bununla birlikte, yaşanan bu süreç; köylerin idari sınırlar içinde karşı karşıya kaldığı mülkiyet sorunlarının, köy tüzel kişiliklerinin zamanla zayıflatılmasının ve köy halkının kamusal alanlar üzerindeki haklarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.

 

Sonuç olarak, Karasu Köyü Köy Konağı arsasının satın alınması, köy halkının dayanışma ve sahiplenme bilincinin bir göstergesi olmakla birlikte; köy halkına ait olduğu bilinen tüzel alanların bedel karşılığında köy halkına satılmasının ne kadar adil, ne kadar kabul edilebilir ve ne ölçüde kamu yararına uygun olduğu sorusu, yalnızca Karasu Köyü için değil, benzer durumda olan tüm köyler için akademik, hukuki ve toplumsal bir tartışma konusu olmaya devam etmektedir.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
ss