İSTANBUL 'NEDEN BU HALE DÜŞTÜ!!
Mustafa Albayrak

Mustafa Albayrak

Sosyolog /Araştırmacı yazar

İSTANBUL 'NEDEN BU HALE DÜŞTÜ!!

AK Parti yerel seçimler arifesinde 1994 ruhu ile İstanbul’u kazanmak istiyor. Hatta bu konuda 10 maddelik bir manifesto yayımlamayı düşünüyor.
Peki şu soru aklıma geliyor; İstanbul’u kimin elinden almak için 1994 ruhunu çağırıyoruz?
Zaten 28 yıldır İstanbul’u Ak parti ekolü yönetmiyor mu?
Bu çırpınış neyin nesi? Neyin ilanı?
Geldiğimiz nokta itibarı ile Ruhsal sorunlarımızın sebebi ne? Neden 1994 yada 2002 Ruhuna ihtiyaç duyuyoruz?
Açıkça konuşmak gerekirse; Ruhsuzluğumuzu kabul etme arifesine gelmişiz.
Biz varoşların çocukları, biz beyaz Türklerin on yıllarca bir kenara itilmiş sessiz çoğunluğu, 1994–2002 ruhu ile dava bayrağını diktiğimiz surlardan şimdi şatafatlı yaşam zinciri ile elde ettiğimiz iktidar nimetlerinin Ruhsal çöküntüsünü yaşadığımızı bu günlerde kabul etmek ile yüzleşiyoruz.
Acaba korkumuz; millete olan hizmet anlayışı üzerine bina ettiğimiz o dava ruhu inancımızı kaybetmek mi yoksa iktidar nimetlerinin yücelttiği bedenimizin alışkanlıklarının yok olması ile yaşıyacağımız zorluklar mı?
Ruh bedenden çıktımı maalesef yerine gelmiyor. Ne kadar çağırırsanız çağırın sadece gaipten bir ses fırçayı basıp gidiyor.
AK Parti 17 yıldır yönettiği Türkiye ve 24 yıldır yönettiği İstanbul konusunda millet nezdinde başarıları ve başarısızlıkları ile muhasebe aşamasında.
Bugün her şeyimiz var. Bir zamanlar anamızı ağlatan ama şimdi bizim olup üvey ana akım medyalarımız, Yeşilden dönüp bukalemun gibi çıkarları için her renge bürünen sermayemiz, Dinden uzak diyanetimiz, Sessiz sivil toplum örgütlerimiz var. Ama ruhumuz kayıp…
Devlet itibarını yücelten devasa Külliyemiz, Duble yollarımız, Baraj ve santrallerimiz hatta dünyanın en büyük havalimanımız, köprülerimiz ve süper lüks mega uçaklarımız var ama ruhumuz kayıp…
Hani o 1994'de SKM’ye gelen bir kadıncağız vardı ya parmağından çıkardığı alyansı ile “Tek varlığım kocamdan emanet bu alyans, Bu davaya feda olsun” dediği, avucumuza bırakıp gittiği o yalın ruh şimdilerde kayıp…
Artık bizim seçim meydanlarında gönüllü afiş asacak kadrolarımız yok, çünkü paramız var ve onu devasa şirketler bedeli karşılığı yapıyor.
Hani bizim 1994'de bir karanfil, bir kahve alıp kapı kapı dağıttığımız ablalarımız yok çünkü şimdi bizim paramız var, cafe zincirlerimiz var, AVM’lerimiz var. Ama ruhumuz kayıp…
Hani Güngören’de Adem amcamız, Bağcılar’da Zeynep teyzemiz, Kartal’da Remzi abimiz vardı, Ayakkabı boyar, Kermes yapar, Nakliyecilik yapar üç kuruş para kazanır ve “dava” adına “Feda olsun” diye teşkilatlara getirip atarlardı. Onunla da yetinmez kahvehane, Bakkal, esnaf dolaşır “Tamam İnşAllah” derlerdi. Şimdi paramız var ve o işleri besleme medyamız kat ve kat fazla yapıyor ama ruhunuz kayıp…
Pınarhisar yolu duble değildi. O otobüs yolun bozukluğundan değil konvoyun kalabalıklığından o sana yapılan zulmün cezaevine geç gitti. Sana dört ay kısa gelsede Gaziosmanpaşa’daki Hacer ablaya, Zeytinburnu’daki Mustafa dedeye bir ömür kadar uzun gelmişti.
Şimdi İstanbul’u kendimizden almak için 1994 ruhunu arıyoruz…
Peki sorun muhalefet mi yoksa ruhunu kaybetmiş biz miyiz?
İstanbul’a su getirdik, İstanbul’u çöpten arındırdık, İstanbul’a en büyük köprüyü ve en büyük havalimanını yaptık, peki ama İstanbul neden ağlıyor? Neden 1994 ruhunu çağırıyor?
İşte bütün mesele burda.
1993, 30 yaşındaydım, Refah Partisinin bir mahalle teşkilatının temsilcisiydim. Bir sokak arasındaki kahvehane toplantısında yanımda sandalyeye çıkıp konuştun ve inince bana kim olduğumu sordun, “mahalle sorumlusuyum” dediğimde cebinden siyah deri kaplı not defterini çıkarıp Üsküdar’daki evinin telefonunu bir sayfaya yazıp yırtıp bana uzatarak “Ne zaman istersen ara” diyerek benim ruhumu mutlu ettin. Şimdi benim Ruhum hep o günü arıyor ve hep bu günü yargılıyor.
Biz öldük Reis, bizim bedenimizden ruh çıkıp gitti. Yapmamız gereken sadece bu cenazeyi gömmek. Ölü bedene ruh çağırmak anlamsız, yeni nesillere, yeni ve yalın ruhlara bürünmüş bedenlere ihtiyaç var. Yıkıp yeniden yapmaya ihtiyaç var. 6 dönem belediye yönetmiş, çan eğrisi siyasi kariyerler sergilemiş “Sadık” tiplere değil, 1998'de dünya üzerine yürüse, hücresinde her gün öldürüleceğini bile bile Rabbime teslim olan o saf dava ruhuna ihtiyaç var.
Bu ülke için Ak parti çok şeyler yaptı. Bunları inkar eden haindir, Bu böyle iken AK Parti uzun süren iktidarlık sürecinde ağır hastalıklar ile böbreklerini kaybetti ve kanı kirlendi. Şimdi diyaliz yapmakta da zorlanıyor. Yaşlı olduğu için organ nakli de zor.
Çünkü Ak parti bu süreçte çoklu organ yetmezliği ile karşı karşıya.
Ak parti’ye Ruh değil yeni bir beden lazım…
İşin acı tarafı bir zamanlar AK parti için çözüm olan seçim süreçleri, artık ciddi bir sorun olmaya başladı.
Amacamız sadece seçim kazanmaya yönelik olursa bir dahaki seçim süreci bizim için felaket olur.
Şimdi ise işte o “Bir Dahaki” seçim süreci ile karşı karşıyayız…

YORUMLAR

  • 5 Yorum
  • Ömer çakır
    6 ay önce
    Süper bir yazı olmuş elinize sağlık
  • üstün can verenel
    6 ay önce
    sayın yazar o Ruh refah partisiyle vardı. siz zan ettinizki akp ile o ruhu muhafaza edecegiz. Ama aldandınız kendinizi kandırdınız. o Ruh hala Refah partisinde var. gel o ruhunuzu yeniden alın.
  • Nevin özgül
    6 ay önce
    NEDEN BINALI YILDIRIM ANLAMIŞ DEĞİLİM.. BAŞBAKAN.. .MECLIS BAŞKANI ŞIMDI İSE ISTANBUL BELEDIYE BAŞKAN ADAYI .
  • Leyla güneş
    6 ay önce
    Eski ak parti ruhumuzu kaybetik çünkü bana ve eşime yapılan zulüma karşı ha Cumhurbaşkanı yaptı hayır bazı yüksek mevkide olanar görevi kötüye kulanan kişiler için sözüm hacumhırbaşkanım çok seviyorum ama sesimiz kimseye duyuramıyoruz gördümüz yanlışlar var sesimiz kısık kimse duymuyor yapılan yanlışlıklar davandan uzak duruyorsun bizim davamızda bazı kansızlar var hele hele kendi davamın adamı atanmıyoda başkası atanıyorsa sözün bittiği yer önce dava adamı olma Cumhurbaşkanı sayip çıkmak Bazı yanlışlar cumhurbaşkanıma ulaşmıyor insanların ozaman ruhumuz çöküşe geçiyor ellin ayağını toplayıp kenardan izliryosun
  • Fatma Korkmaz Yılmaz
    6 ay önce
    Çok haklısınız teşekkür ediyorum yazılarınız. İçin Başkanımız bir numara zeki bir insan 7 düvelle başa çıkmaya çalışıyor .Allahım ve biz inananlar onun izinde yürüyeceğiz .Dualarımızda hiç eksik olmayecak .Son nefesimize kadar da izindeyiz Devam