Binnur Günay - Algı uzmanı, Araştırmacı - Yazar

Binnur Günay - Algı uzmanı, Araştırmacı - Yazar

Algı uzmanı, Araştırmacı - Yazar
[email protected]

"KASET" SPONSORLARININ DİYET BEKLENTİSİ?

22 Kasım 2019 - 00:33

Kılıçdaroğlu'na CHP'yi hediye eden "kaset" promosyoncuları yine sahneye çıkmış gibi görünüyor. Bu kez mevcudu korumak adına operasyon yapılıyor.rnKolay değil tabii ki muhalefet koltuğunu korumak...rnBu koltuğun kıymeti oldukça önemli.rnPKK başta olmak üzere Fetö, NATO ve bilumum operasyoncuların legalite düzleminde seslerini yükseltmek istediği ortam ellerinden gidecek.rnBunun farkına varılması hatta Kılıçdaroğlu eşiğinin aşılması gerektiği tezi son yerel seçimlerle seslendirilir oldu.rnBu algıyı yıkmanın bir çıkışı bulunması gerekiyordu.rnBunu sağlarken de hem iktidarı hem de parti içi muhalefeti töhmet altında bulunduracak asparagas bir haber ve operasyon gerekliydi.rnPeki bunu kim yapabilirdi?rnElbette Türk basınında "duayen" lakaplı Rahmi Turan imzasının olması altının doğruluğu(!) adına olumlu bir referans olarak kabul edilecekti.rnNitekim öyle oldu.rnBir dönemin pornografi patronu algı ve yalanlar duayenine sufle edilen haber üzerinden iktidarı hedef alan bir operasyonunun düğmesine basılmış oldu.rnKuşkusuz yalanlar ve algı operasyonunda Kılıçdaroğlu'na rehberlik eden Turan'ın yeniden dizayn edilecek CHP'deki ağırlığı azımsanmayacak kadar büyük.rnOlaya dair aslında üzerinde durulması gereken mevzu "hangi CHP'linin Başkan Erdoğan ile görüşmesi" değil, bu operasyonla ne yapılmak istendiği.rnBaşkan Erdoğan'ı parti içişlerine karışmak ve dizayn etmekle baskıcı ve totaliter yönetim algısını, demokratik süreci etkilemesi üzerinden kamuoyu ve beynelmilel algıyı servis etmekten geçiyor.rnYani muhalefeti bitirmek adına sistematik bir operasyon yapılıyor algısıyla durumu AB'li efendilerine şikayet gerekçesi olarak hazırlamak olduğu çok açık.rnOlayın aslında en önemli yanı "partimiz Fetö'ye teslim oldu" diyen CHP'li Yılmaz Ateş'in ihraç kararının ardından başlayacak parti içi muhalefetin ve kamuoyundaki algının üstünün örtülmesi çabasından ibarettir.rnCHP'li Öztürk Yılmaz'ın da partiden istifa etme gerekçesini üste koyduğunuzda hata CHP'li Birgül Ayman'ın da itirafında yer alan beyanatların işaret ettiği tek bir nokta var; Başkanlık sisteminin neye mal olursa olsun sistem olarak bu topraklarda yerleşmemesi için iç savaş provaları eşliğinde engellenmesi adına CHP'nin liderlik(!) etmesinin istenmesidir.rnBu istemin mimarları geçmişte "kaset" operasyonlarıyla kendine güzergah belirlemiştir.rnBugün eğer Kılıçdaroğlu'nun söyleminde "o zatı oradan indireceğiz" vurgusu varsa bu Kılıçdaroğlu'nun değil, ardındaki Fetöcü, Natocu ve kraliçenin sufleleri olduğunun kuvvetle delilidir.rnKılıçdaroğlu için "o CHP'linin" kim olduğu önemli değil.rnHaluk Pekşen'de olabilir, İlhan Kesici'de, Sarıgül'de olabilir.rnHatta İmamoğlu bile olabilir...rnMesele olmasında değil, mesele PKK'ya ve Fetö'ye yeni operasyon imkanları ve yolların açılmasından ibarettir.rnCHP'de büyük bir depreme hazırlıklı olmak lazım.rnSahi, Başkanla görüştüğü yalanına muhatap olan İmamoğlu olmasın sakın!rnHatta Kılıçdaroğlu'nun Başkan'ın adamı(!) olmadığını kim yalanlayabilir?rnBinnur Günay

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum