ACZİMENDİLEŞEN KEMALİSTLER?

ABONE OL

Bu sene 29 Ekim Cumhuriyet bayramı ardından 10 Kasım da bir tuhaflaştı Kemalistler !!! Hoş, bu sayacağım isimler ne derece Kemalisttir bilemem

Bu sene 29 Ekim Cumhuriyet bayramı ardından 10 Kasım da bir tuhaflaştı Kemalistler !!!
Hoş, bu sayacağım isimler ne derece Kemalisttir bilemem. O kadar tuhaflar ki, bir yerde solcu, bir yerde Marxist bir yerde Kemalist, bir yerde gerilla, başka bir yerde pek ala başka bir şey olabiliyorlar...Mesela İsmail Saymaz, Gürkan Hacır, Erol Mütercimler, Ayşenur Arslan, Levent Gültekin ve daha niceleri çok mutsuzlar Cumhurbaşkanının Atatürk demesinden...Baskın çıkmak için devri yükselttiler. Mevlana devrişlerini dönmekte sönük bırakmaktalar. Zaten dertlerinin Atatürk'e sahip çıkanın sadece kendilerinin savunur olmak isteği sanki...Sadece kendileri Atatürkün arkasına sığınacaklar ve onun omuzundan her kese ateş edecekler...
28 Şubat süreci, Necmettin Erbakan'ın başbakan, Tansu Çiller'in dışişleri bakanı olduğu 28 Şubat 1997'de olağanüstü toplanan Millî Güvenlik Kurulu toplantısı sonucu açıklanan kararlarla başlayan ve irticaya karşı, ordu ve bürokrasi merkezli süreç. Türkiye siyasi tarihine geçen kararlar ve bu kararların uygulanması sırasında Türkiye'de siyasi, idari, hukuki ve toplumsal alanlarda yaşanan değişimlere neden olan bir süreçtir. Yaşananlar, post-modern darbe olarak da adlandırılmıştır...O dönemde bir Aczimendi vakası vardı, Fadime Şahin, Ali Kalkancı vb. vakası yani...Sisi olarak bilinen transseksüel Seyhan Soylu'nun bu senaryoda önemli bir rol oynadığı sonraları çok belirgin olarak ortaya çıkmıştı...
Yukarıda ismini saydığım İsmail Saymaz, Gürkan Hacır vb. programlarını izleyin sayısız ve gereksiz salavat getirir gibi her lafın başına ve sonuna Atatürk getirerek programlarını ibadete çeviren bu insanların gösterisi çoktan Aczimendileri aştı...tesbih çeker gibi "Sübhân Allâhi vel hamdü lillâhi velâ ilâhe illAllâhü vAllâhü ekber. Velâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil aziym" i tekrar eden derviş gibi baş sallayan bu insanlar gerçerkten insanı çileden çıkarıyorlar...
Nedir derdiniz yahu...M. kemal, ulusal kurtuluşun önderidir...Bunu kim inkar edebilir. Hatasız olduğunu kim iddia edebilir..diyelim ki iddianız budur, eyvallah. İzin verin de başkaları hatasız kabul etmesin. Ulusal kurtuluş hareketinin izlediği yolda İslami kesim ve Kürtler kırılıp dökülmemişmidir. En azından küstürülmemişmidir...Bu iki kesime karşı nobranca davranılmamışmıdır...Diyelimki böyle olmamıştır...Bırakın da yüzleşelim...ne var bunda...bu ne şiddet bu celal...
Çok mutsuzdu son günlerde bu kafası sallanan aczimendiler. Cumhurbaşkanı Atatürk demiş diye. Sevinin işte...neden rahatsızsınız...
Ey Kemalistler, ey Atatürkçüler, Ey Ulusalcılar, özellikle CHP liler. Rüşvete, yolsuzluğa, haksızlığa ve bil umum adaletsizliğe elbetteki hayır. Hem de bin kere hayır. Ben ve benim gibilerin yolsuzluğun ve adaletsğizliğin yanında yer alması için hiç bir nedenimiz yok. Lakin bu ABD deki Rıza Zarrab dosyası arkasına sığındığınız yolsuzluk gerekçesiyle ilgili değildir.
İkincisi 17-25 Operasyonu sümüklü bir vaizin operasyonu değildir. 1945 sonrası Nato çerçevesinde oluşan batı avrupa ve ABD nato konseptinin ülke içine kök budak salmış gücün kazınmasına dair bir kavgadır. CHP'nin her ferdi bunun farkındadır. Eğer bunun somut örneğini görmek istiyorsanız Mustafa Balbay'ın 6 Kasımdaki Haber Türkte Türkiyenin nabzı programında Mustafa Balbay'ın 17-25 Aralık hakkındaki konuşmasına bakabilirsiniz. . Orada göreceğiniz şey CHP'nin işin ne olduğuna harfi harfine vakıf olduklarıdır. CHP'nin tavrı şöyle '' tamam bir Fetö vardır ama Fetöye yüklenmek CHP'ye oy kazandırmayacağına göre, ABD safında olmak pahasına Fetö kisvesi altında sunulan 17-25 Aralık operasyonu ergümanlarına sonuna kadar sarılmaktalar.
15-16 Temmuzda köprü kapanmış haberini alınca göbek atmakla 17-25 Aralık ergümanlarını kullanmak arasında bir fark yoktur.
Anladık, yolsuzluğa karşı çıkmak lazım ama Türkiyeyi Suriyeleştirmerk,Iraklaştırmak, Libyalaştırmak isteyen güçlerin varlığını unutmamak gerek. Eğer böyle bir tehlike yoksa hep beraber Aczimendeşelim, mesele yok ama bu tehlike var.
'' ....O gece sevincinden çığlık çığlğa biribirlerini arayanları biliyoruz. Ancak şimdilik televizyonlarda orda burda paylaşmıyoruz...'' söyleminin dehşetine ne buyurmak lazım...???
BU ÜLKE TARÜMAR OLMASIN, NASIL OLMASI VE YÖNETİLMESİNE DAİR HER ŞEYİ ÇEKİNMEDEN TARTIŞALIM...ÜLKE YOKSA, VATAN YOKSA, NEYİ NEREDE TARTIŞACAĞIZ....
SAHİLE VURAN CESETLERİMİZ, ÇOCUKLARIMIZIN CESETLERİ NEYİ TARTIŞACAK...
SURİYELİLERİN CESETLERİNİN VURDUĞU BİR SAHİL VARDI, BİZİMKİLER NEREYE VURACAK SAHİ....

Mustafa Satış / Ülke Postası