NE AYNI NE GAYRI!

ABONE OL

Bizim oralardan gelme adet (Suşehri-Ş.Karahisar) kısırın yanına lahana yaprağı haşlaması birlikte yenir, hatta kısır biraz sulu yapılıp adı Bat olur... 

 

Ben ne kadar kısırcıysam, Urfalı myKoca o kadar çiğköfteci. Kısırı, üzeri pul biber tarlası edip üzerinde -gezdirdiği demeyelim!- on tur attırdığı nar ekşisi, yanında taze sarmısak ve nane eşliğinde Bat'man(Betmen) e dönmüş bir vaziyette yemesi kimin suçudur :) Acı biber tarlaları arasında geçmiş birçocukluğun metabolizmaya direkt etkisinin günümüze tezahürüdür!.. 

(Kahvaltılık siyah zeytinin pul biber dağı altında kaybolup çatalımla yoklamak ve üzerindeki biberleri alttaki limonsuyuna bulanmış zeytinyağına batırıp arındırmaya uğraşırken, bu kez limon ekşisinin yüzüme yansıttığı ekşilik, elbette ve asla onun acayip damak tadına olan isyanım değil, biberden kaçarken limona tutulan kuvve-i zaikamın zeytin tadı diye beyne haber yollamasındaki şaşkınlıkla yaşanılan inkisar-ı hayâlidir.

Fakat tüm bunlar, kavga sebebimiz değil, birbirimize lezzet dayatması yapmayıp her birimiz kendi damak tadına göre çevirdiği zenginliğimizdir...

Kızımın kısırı sadece soğan ve domatesli olup, o da dereotu-maydanoz yeşilliksiz tercih eder...

Zaten şu dünyada herkesin elinde bir tabak, Allah'ın yeryüzü sofrasından beğendiğini ve kendi meşrebine, tabiatına uygun düşeni ve helâlinden arzu ettiğini alması, Allah'ın kullarına kendisi için açtığı sayısız yollar gibidir ki, yeter ki kimse kimseye "illa şu ve şöyle" diye dayatmasın, farklı ve zenginliğimiz, tek ve fakire dönüşmesin, her türlü istibdat ve baskı ve dayatma kahrolsun; Üstadımın dediği gibi: "Herkes harekât-ı meşruasında (meşru ve helal hareketlerinde) şahane serbest olsun!" ...