Yakup Erdem-Şule Kaya Demirkıran Röpörtaj 10 (Gençler ve...
Yakup Erdem

Yakup Erdem

Genç Yazar

Yakup Erdem-Şule Kaya Demirkıran Röpörtaj 10 (Gençler ve Yaşlılar)

Soru1
Evvela sizi tanıyalım .
Cevap1
Aslında bende bir çok insan gibi "kendinizi tanıtır mısınız?"  diye sorulduğunda, şöyle bir durup "Acaba ne söylesem?" diyenlerdenim. Bu soru ile insan belki öteledigi ve devamlı ertelediği kendisi ile ilgili bir farkındalık kazanmaya başlıyor ve  böylelikle kendisini tanıma yoluna girmiş  oluyor. 
Ankara'da yaşıyorum. Nlp eğitmeni ve Yaşam Kocuyum.Nlp eğitimleri, seminerler, danışmanlık ve koçluk yaparak insanların hayatlarına dokunmaya vesile olduğum bir çalışma hayatım var. Yakın bir tarihte çıkacak olan bir Kişisel Gelişim kitabım var. Bunun dışında evliyim ve bir çocuk annesiyim. Zamanımın büyük kısmını çocuğuma ayırıyorum. Yorgunluk diyemeyeceğim ama hareketli ve bu hareketliliği sevdiğim bir hayatım var diyebilirim.

Soru2
Gençlerimizle büyüklerimiz arasındaki bag sizce nasıl .
Cevap2
Gençler büyüklerin kendilerini anlamadığından ve sürekli eleştirdiklerinden, büyükler ise gençlerin sorumsuz ve saygısız olduğundan şikayetçiler. Bu da günümüzde kuşak çatışması sebep oluyor.
Ben hep şunu söyler ve savunurum: Gençlerden umudunu kesen aslında kendisinden umudunu kesmiştir. 
Büyükler saygı beklerken, gençlere bu saygıyı önce onlara uygulayarak öğretebilirler ancak. Ne eklerseniz onu biçersiniz atasözümüz bunun en güzel örneğidir. Emek vermeden,çaba göstermeden başarıya ulaşan tek canlının tavuk olduğunu unutmayarak, emeklerinin boşa gittiği ya da gideceğinin hesabını daha şimdiden yapmayarak onlarla aramızda bağ kurmalı ve bu bağı korumalıyız.

Soru3
Gençlerimizin ellerindeki sosyal medya alanları sizce faydalı mı tehlikeli mi .
Cevap3
İyiye, faydalı ve eğitici olana yönelik kullanımlarda teknoloji ve tabi ki sosyal medya kullanımı pozitif gelişim için yararlıdır. Ama bununda sınırlanması uygun olandır diye düşünüyorum. Sürekli elinde telefonla ,laptopla ya da tabletle gezen gençler, hele de şarjı bittiğinde krize giren gençlik, ilerde çok sağlıklı bir nesil olmayacaktır.

Soru4
Sosyal medya kültürümüze devlet eliyle bir düzenleme getirilebilir mi .
Cevap4
Sadece sosyal medyada değil, YouTube gibi video araçlarında da düzenleme getirilmesi, önce çocuk ve  gençlerin sonrasında ise aile yapısının korunup güçlenmesi için o şarttır. 
Çocuklara yönelik yootuber'ler tarafından hazırlanan videolar bence tamamen yasaklanmalı. O yapılamıyorsa bir sınırlama ve düzenleme getirmeli.
Çizgi film  bile izletmek istediğiniz çocuğunuzun orada nelere maruz kaldığını bir görseniz, durumun ciddiyeti çok daha iyi anlaşılır. Çocukların yaşına asla uygun olmayan reklamların o çizgi filmler arasında ne işi var Allah aşkına? 
Bununla ilgili sadece devlet değil, halk olarak bizleri de birşeyler yapması, yeme içme kadar hayati bir meseledir.

Soru5
Bir büyük kişi olarak gençleri yargılamak yerine,gençlere sormayı tercih etsek daha faydalı mı olunur .
Cevap5
Gençlerin tüm çabası anlaşılmak ve bir birey olarak kabul edilmektir.
Aslında gençler hem duygu dünyalarına hem de reel hayatlarına anne ve babalarını onlara güvendikleri takdirde alıyorlar. Bu karşılıklı kabul görme, öncelikle bireyin varlığına sona da düşüncelerini özgürce suretiyle yapılabilir. 
Gençlik hataların en çok yapıldığı dönemdir. Ama bu hataları aşağılayarak, hakaret ederek, bir başkası ile kıyaslayarak değil de, önce güven vererek yapabiliriz ancak. 
Biz yetişkinler bile eleştiriye böyle yaklaşıyor muyuz? 
Sevdiğimiz insanlar bize acı sözde söylese, onu dinliyor,anlamaya çalışıyor ve uyguluyoruz. Gençlere yaklaşım şeklide bu olmalı. 
Söz hakkı verdiğiniz her genç, kendisinin bu hayatta önemli olduğunu anlar bu doğrultuda ise özgüven sahibi biri olur. 
Hayatına dahil olamadığımız bir gencin yaşamına müdahil olmayı da başaramayabiliriz.

Soru6
Gençlerin ellerine bir anda vatpatt adında sosyal medya kitaplıgı geçti . Bu alan veya alanların tehlikesiyle nasıl mücadele edecegiz .
Cevap6
Wattpad son zamanların en çok kullanılan, dünyaca ünlü bir hikaye paylaşım sitesi.  Daha çok ergenlik dönemindeki  gençlerin rağbet ettiği ve Türkiye'de  de hızla yayılan bir sistem haline gelmiş.  
Aslında bir araştırma yaptım ve şöyle bir şeyle karşılaştım. Bu sosyal ağda kişisel bilgileriniz isteniyor. Başka katılımcılar ile aktif sohbet ortamı kurulabiliyor ve paylaşımlara başka insanlar tarafından yorum yapılıp puan veriliyor. 
Bu sosyal ağda adı duyulmamış yazarların tanıtımının yapıldığı internette yazıyor. Çünkü bugün bir yayınevine gidip kitap bastırmaya gücü yetmeyen insan, bu "bedava" uygulamadan istifade ediyor!
Bu sosyal medya kitaplığında  ailelerin çocuklarının kitap okuma alışkanlığı kazandığını sanıyor olması fakat burada yayınlanan hikayelerin şiddet, uyuşturucu bağımlılığı,cinsellik ,antisosyal davranışlar gibi  konuları içerdiğini göz önüne alırsak, daha büyük bir tehlike kapının eşiğinde ve içeri girmek üzere demektir. 
Bu da sonuç olarak çocukların hem kişilik yapılarını hemde hayata bakışlarını olumsuz ve kötü anlamda şekillendirecek demektir.
Bunun yerine anne ve babalar çocuğuyla birlikte kitabelerinde gidip hem kendilerine hemde çocuklarına düzenli olarak kitap alarak, birlikte kitap okuyarak en iyi okuma alışkanlığını kazandırmış olurlar.
Her insan zamanını en verimli şekilde geçirmeye gayret ederken, bunu en ucuza ve en kısa süreye nasıl mâledebilirim diye değil de, emek ve çaba göstererek yapılması gerektiğinin örneğini sunmalılar.
Ve yayınlanan herşeyi değil, faydalı olanları okuma hususunda seçici davranmalılar.
Çocukla bağların sağlam kurulup internette neler yaptıklarını ile ilgili bilginin olması anne ve babalar için bir zorunluluk değil, büyük bir sorumluluktur. 
Gençlerin maalesef ki görülen herşeyi sorgulamadan, doğru olup olmadığına bakmadan, sırf trend olduğu ve rağbet gördüğü için  balıklama dalma gibi bir davranışı var. Bu da yaşam tecrübesinin olmamasından kaynaklanıyor. Ama bu aileler tarafından dizginlenmeli, çocuklar ve gençler bu şekilde korunup kollanmalı. 
Çocuğu büyütmek ve yetiştirmenin aynı olmadığının bilincinde olan aileler, bu bilinçli sistemi toplumda oturtmalı ve oturacakta inşallah.

Soru7
Gençlerimizin karşı karşıya kaldıgı tehlikeli gördügünüz fikir akımları sizce neler . Bununla nasıl mücadele etmeliyiz .
Cevap7
Bir kere televizyonda yayınlanan dizi ve programlar, tehlikeli fikir akımlarının oluşumunun en büyük öncüsü. Bununla beraber sosyal medya,video siteleri çok zarar veriyor. 
Kolay yoldan çok ve hızlı para kazanma eğilimi, birbirinden göre göre sadece gençlerin değil her yaşta insanın tehlikenin içinde olduğunu gösteriyor. Emek vererek, alın teri bazen de gözyaşı dökerek, uykunuzdan feragat ederek birşeyler yapılması artık gençler için zaman kaybı gibi düşünülebilir.  Sadece toplumsal değerler değil,dini anlamda da kayıplara sebep oluyor. Artan intihar vakaları, intikam alma gibi bir duygu, elde edilemeyen bir kişiyi veya olayı hazmedememek ve hayattan vazgeçmeyi tercih etmek, toplumsal olarak bulunduğumuz durumun göstergesidir.
Gençlere seçici olmayı, keyfiyet mi kemmiyet mi ayrımını yapabilecekleri bilinci öğretmeliyiz.
Bu bilince sahip olmayan gençler,  popüler olan her şeyi dinime, ile yapıma ve bana uyuyor mu diye sorgulamayı öğrenmeden bilinçli gençlik ve bilinçli toplum oluşturulamaz.

Soru8
Başka ülkeleri kıskandıracak şekilde genç potansiyelimiz var bu potansiyeli dogru kullanmak için neler yapmalıyız .
Cevap8
Onları hayata ve öncelikle de hayatımıza dahil etmekle işe başlamalıyız. 
Gençlerin dışarıya kaçarak kurtuluşu dışarda bulması, bir toplumun hem gençliğine hemde aile yapısına dinamit koymak demektir. 
Batı da aile diye bir yapı yok,çünkü gençlik yok. Mutluluğu maddede, sigarada, alkolde aramak zorunda baktığımız gençler, bizden gittiğinde artık geri getirmek neredeyse imkansız hâle gelir. 
Bir kere büyüklerin yapması gereken, gençleri kendi genclikleriyle kıyaslama yapmamalarıdır. Zaman her daim güncellenir, sizin zamanımızda olmayan ve bir zaman sonra o zamanda olmayan şeyler konuşularak çözülecek ve insanlığı ileriye götürecek şeyler değildir. Her şey olması gerektiği yer ve zamandadır diye düşünmek bizi ileriye taşır.
Gençlerin enerjisi ve büyüklerin tecrübeleri bir araya geldiğinde, maddi ve manevi olarak bir toplumun ilerlemesi ancak mümkündür.

Soru9
Gençler ne istiyor sorusunu arıyor olsak . Bize 3 madde olarak neleri yazardınız .
Cevap9
1- Büyükleri tarafından dinlenilmek
2- Anlaşılmak, sadece yargılanıyor olmamak
3- Ailesine güven duymak

Soru10
Gençlerimizi muhafaza edebilecegimiz veya koruyabilecegimiz yerler ve alanlar nelerdir .
Cevap10
Arkadaş seçimi çok önemli. Kötü alışkanlıkların büyük bir kısmı arkadaş kurbanı olmak suretiyle gençlerin ağına düştüğü yerlerden biri.
Dini değerlerin daha küçük yaşlarda verilmesi bence çok çok önemli. Çünkü "ben görmüyorsam Allah seni görüyor" düşüncesinin zihnine yerleştirildiği bir genç, hem kendisine, hem ailesine hemde topluma zarar verecek hiç bir şey yapmayacaktır. 
Gençlerin düşüncelere dalmaması ama düşünceli davranması fikrini yaşam tarzı haline getirmek önemli. Bu fikirle merhametin acımak değil acıtmamak olduğunu öğretmiş oluruz. 
Bu davranışlar kazandırıldığında tüketen değil üreten, umutsuz değil umut kaynağı gençlerimiz olur. Onların inşaa ettiği toplumlar gelişen toplumlar olacaktır.

Soru11
Anne babalık deyince ne anlamamız gerekiyor?
Cevap11
Anne babalık deyince aklımıza hep çocuklarımızın sahibi olduğumuz düşüncesi gelir. Onun içinde  onları yetiştirmek ve büyütmek arasındaki ayrımı doğru yapamayız ve hep karıştırırız. 
Kur'an-ı Kerim'de "anne ve babalarını zaman öf bile demeyin" ayetini bir çok ebeveyn yanlış anlıyor.  Çocuklarına her türlü hareketi yapmaya hakları olduğu gibi yanlış bir düşünceye sahipler. Böyle değil tabi. Eğer siz size öf bile demesini istemediğiniz çocuklarınız olsun isterseniz, önce onlara öf dememeniz gerektiğini bilip öyle davranmalısınız. Büyütürken ayak bağı olduğunu düşündüğünüz, o olmasaydı neler yapacağınızı düşündüğünüz ve bunu da ona yansıttığınız çocuğunuzdan bunun aksi bir davranış beklemek ne kadar gerçekçi olabilir? Bir düşünmek lazım değil midir?
+Tabi ki öyledir . Zira sizin de az önce dediginiz gibi "bir insa en çok hatayı genç iken yapar ." Bazen bu bilgiyi göz ardı etmemeleri gerekir büyüklerimizin .

Soru12
Aile olmak deyince olması gerekenle bugünkü aile kavramı arasında fark var mı?
Cevap12
Olması gereken aile ile bugünkü aile arasında elbette ki çok fark var.
Anadolu'da unuttuğumuz bir imece kavramı vardı. İmece'de herkes el birliği ile birbirinin sorunlarını çözer, karşılıklı yardımlaşırdı. Bu değeri biz şimdilerde unuttuk. İnsan insana muhtaçtır. Ailede de her birey bir diğerine muhtaçtır. Aile olmanın ve de insan olmanın gereği budur. Bu bilince tekrar vakıf olup, yeniden başlayıp önce aile içinde ayağa kalkmak gerekir. Sonrasında hayalini kurduğumuz gençlik ve toplumlar olmaya başlarız.

(Bir nasihatte bulunmak isteseydiniz gençlere ve yaşlılara ne gibi nasihatte bulunurdunuz .

Gençlere tavsiyem; alın terinin ve emeğin tadındaki mutluluğu size hiç bir şey ve hiç kimse veremez.
Engellemeler sizi yıldırmasın. Bunun içinde ideal ve hedef sahibi olun. Hayatta gün doldurmak için ot gibi yaşamayın. Engelleri enerji ile değil, kararlılıkla aşabilirsiniz.  Kararlı olun, mesele hiç düşmemeniz değil, düştükten sonra ayağa kalkıp kalkamadığınızdır.
Yapabiliyorsanız ızgara işlerinizi kendiniz yapın. Çok mecbur kalırsanız yardım isteyin ve yardım kabul edin. Bir dönem sizi zorlasa da, sonrasında bu zorluklar sizi güçlendirecektir. İnsanlığa faydalı olacak herşeyi üretin yalnızca tüketen olmayın.

Yaşlılara nacizane tavsiyem;  gençleri bağrınıza basın. Onların sahibi değil, emanetcisi olduğunuzu unutmayın. Çünkü bireyin sahibi olduğunuzu düşünmekle emanetcisi olduğunuzu düşünmek sizi birbirinden farklı davranışlara sevk eder.)


Çıkacak olan kitabınızı bekliyor olacagım . Okumak için ve kitaplıgımda bulundurmak için sabırsızlanıyorum . 
Başarılarınızın daim olması dilegiyle hocam .

 

Yakup Erdem/Ülke Postası

YORUMLAR

  • 0 Yorum

Son Yazılar