MİLLİ EĞİTİMDE DÖNEN DOLAP.
Şenay Tek

Şenay Tek

Araştırmacı Yazar

MİLLİ EĞİTİMDE DÖNEN DOLAP.

1990'lı yıllarda meslek liselerine uygulanan katsayı düşürme sistemi, bu milletin geleceğine atılmış en büyük kazıktı... çocuğunun Okul katsayısının düşeceğini... ve bu katsayı problemi yüzünden üniversiteye devam edemeyeceğini düşünen Veliler, çocuklarını meslek liselerine göndermediler..O dönemki Yasa koyucuların  böyle bir yasayı çıkarmalarındaki Maksat, sadece İmam Hatiplerin önünü kesmek değildi.. bu kanunu yürürlüğe koyan yasa kuyucular, bu yasa ile birlikte bir taşla birkaç Kuş birden vurdular... Hem İmam Hatiplerin önünü kesip, çocuklarını okutmak isteyen.. Fakat aynı zamanda çocuklarının muhafazakar yapısının bozulmasından da korkan muhafazakar kesimin, çocuklarını, kendi kurdukları, ve dini yapıya sahipmiş gibi gösterdikleri özel okullara kaydırdılar.. Böylece orada bu çocuklarla, adına "Altın Nesil" dedikleri kul hakkını düşünmeyen.. ellerine verilen sorularla  üniversite mezunu olan...ve kamu kurum kuruluşlarında görev alan saçma sapan bir cemaat oluşturdular... o dönemin çocukları şimdinin kamu çalışanları,ordu mensupları ve iş adamlarından oluşuyor.. Bu insanlar ellerine verilen sorularla üniversite ve kamu sınavlarını kazandıkları için, tamamen pasif ve başarısız olduklarından dolayı şu anda kamuda  Ordu'da ve iş dünyasında ciddi problemler yaşıyoruz... bu insanlar isteseler dahi, artık yakalarını bu yapıdan kurtaramıyorlar...İşin bir değişik tarafı ise, okumaya çok fazla yüzü olmayan çocuklarını, meslek liselerine göndererek En azından bir meslek sahibi olmalarını isteyen velilerin, meslek okullarını tercih etmelerinin önüne geçtiler... şimdi gelinen noktada ortada, Milli Eğitim'in saçma sapan müfredatları ile yetişmiş... dini ve milli Duygulardan uzak...elinden tezgahtarlık, sekreterlik şoförlük ve baba mesleğini yapmaktan başka hiçbir iş gelmeyen  beceriksiz bir gençlik dolaşıyor... Bunun yanı sıra üniversite mezunu olduğu halde açıkta kalmış... elinde, okuduğu bölüm dışında hiçbir mesleği olmayan..hayattan ve gelecekten ümitsiz... kendi alanı dışında mesleklerde çalışmak zorunda kaldığı için Devleti'ne Küskün   bir gençlik ordusu dolaşıyor... AK Parti başa geldiği zaman Reis hem türban sorunu çözmek maksadıyla.. hem meslek liselerinde okuyanların 2. Sınıf vatandaş muamelesi görmelerinin önüne geçmek için... hem milletin okumayan çocuklarının küçük yaşta meslek edinmeleri sağlamak  için...hem millet çocuklarını istediği gibi  meslek liselerine gönderebilsin diye.. hem de çocuklarını okutmak isteyen muhafazakar kesimin İmam hatipleri tercih edebilmesi için, bu katsayı problemini ortadan kaldırdı.. bununla da yetinmedi okulların boş bölümlerini İmam Hatip Ortaokulu ve İmam Hatip Liseleri'ne çevirdi... bu icraat Recep Tayyip Erdoğan'ın, bu ülkeye yaptığı en büyük icraatlerinden biridir...fakat yine de acilen eğitimde atılması gereken çok ciddi adımlar var....şimdiki eğitim sistemi ve müfredat tamamen tek tip insan yetiştirme modelini örnek alıyor.. okumayan insanlar veyahutta meslek edinmek maksadıyla çıraklık ve ustalık okullarını tercih eden insanlar 2. Sınıf vatandaş muamelesi görüyor... okumuş olarak kabul edilmiyor... müfredat ve eğitim sistemi acilen değiştirilerek insanların becerilerine göre yönlendirilebileceği bir okuma sistemi devreye sokulmalı.... insanların beynindeki İllede üniversite mezunu olma takıntısı yerine, İllede  meslek sahibi olma... işin de en iyisini yapabilme... iş ahlakına sahip olma takıntısı yerleştirilmeli... Aksi takdirde 90'lı yıllarda olduğu gibi, Rusya'dan Türkiye'ye göç eden... doktor ve mühendislerin tuvaletçilik, çöpçülük, ayakçılık ve nataşalık yaptığı birdöneme doğru hızla ilerliyoruz.. Eğer ki acilen bu işe bir el atılmazsa Bundan 10 yıl sonra, ortada, üniversite mezunu olup Elinden hiçbir iş  gelmeyen koca koca kazmalar dolaşıyor olacak... o yaştan sonra bu insanları eğitemeceğimiz içinde  kalifiye Usta ve  çıraklara ihtiyaç duyacağız... fakat bulamayacağız. Işsiz kalan üniversite mezunu insanlar mecburen her işi yapmaya kalkışacaklar... Bu da kalitenin düşmesine sebebiyet verecek..milli eğitim sistemimizde, küçük yaşta becerilerine göre sınıflara ayrılmış çocukların meslek sahibi edildiği bir eğitim sistemi acilen devreye sokulmalı..Eğer ki böyle bir sistem devreye sokulursa  bizde bir taşla birkaç Kuş Birden vurmuş olacağız.. çocuklarımız becerilerine göre eğitim alacağından dolayı yaptıkları işi severek yapacaklar... okudukları bölümü severek okuyacaklar... Böylece  başarı ve kalite artacak.. okumak istemeyen fakat toplum baskısı yüzünden okula devam eden çocuklar yüzünden, okullarda meydana gelen kuru kalabalık dağılmış olacak... Böylece öğretmenler okumak isteyen Çocuklarla çok daha fazla ilgilenme imkanı bulacaklar...Böylece eğitimdeki kalitedede artacak... benim adına "Osmanlı eğitim sistemi" dediğim bu sistem acilen devreye sokulmadığı halde, ilerleyen dönemlerde beyin göçlerinin yaşanılması kaçınılmaz... Bilmem anlatabildim mi..?

YORUMLAR

  • 0 Yorum