ADLİYE'LERDEKİ DAVA DOSYALARINA SÜRE VERİLMESİ?
Şahin Şimşek

Şahin Şimşek

Gazeteci Yazar

ADLİYE'LERDEKİ DAVA DOSYALARINA SÜRE VERİLMESİ?

17 Eylül 2018 - 23:38

Son dönemlerde adliyelerimizde iş yoğunluğundan dolayı biriken dosyalara bir çözüm üretmek için bir çok formüller geliştirildi.Son formül olarak açılan bir dava dosyasının ne kadar sürede karara bağlanması ile ilgili yürürlüğe girdi.Artık bir dava açmamız halinde kaç ayda karara çıkacağını bileceğiz.İlk olarak başlangıçta bu vatandaşın lehine olan bir sonuç gibi görünsede aslında bu formül bir çok haksız kararlarında belkide alınmasına yol açabilir.Hakimlerimiz ve savcılarımız masasına gelen bir dosyayı adalet bakanlığının vermiş olduğu süre içersinde karara bağlaması için elinden geleni yapacağına inancım tamdır.Ama bu dosya bir tek hakimle yada savcıyla bitmiyorki !!!
    Bu dosyaların delillerin toplanması şahitlerin mahkemeye getirilmesi sanıkların yakalanıp ifadeye getirilmesi işlerini yürüten birde emniyet ile jandarma ayağı var.Hakim ayada savcı emniyete yada jandarmaya  dava konusu kişileri bulması yada yakalaması için yazı yazıyor,yazının cevabi en erken bir ay  sonra gelebiliyor.Dosyada sanık yada tanık olan şahsın ifade vermeğe gelmesi bazen aylar sürebiliyor.Hakimler ve savcılarımız  defalarca mahkemeye gelmesi için müzakere yazıyor ama vatandaş ifade vermeğe gelmiyor.En sonunda cebren getirmesi için bağlı bulunduğu Karakol’lara yada Jandarma’ya yazı yazarak zoraki getirilmesi talimatını veriyorlar.Bu talimatın uygulanması bile yine aylar sürebiliyor.Sebebine gelince karakollarda yeterince personelin bulunmamasından,şahısların ele geçmemesinden,bazı vatandaşlarımızın ihmalkarlığından,saymağa kalksak  onlarca sepeplerden kaynaklanıyor.Bazende davaların uzun bir süre karara çıkmamasının nedenlerinden birisi de bazı Avukatların duruşmalara mazeret beyan etmelerinden kaynaklanmaktadır.Aynı gün 3 yada 5 davası üst üste geldiğinden onlarda mecburen bazı dava dosyalarına mazaret dilekçesi yazarak davaya katılamayacaklarını beyan etmektedirler.Hal böyle olunca Hakim veya savcılarımızda avukatın yokluğundan sanık veya tanıkların duruşmaya katılmadıklarından,yeterli belge ve delillerin eksikliğinden  dolayı sağlıklı adaletli bir karar vermek için dosyayı ertelemek zorunda kalıyorlar.
  Alt yapısı hazır olmayan bu formül yargıçlarımızı şimdiden düşündürmeğe başlamış bile,Çünkü verilen süre içersinde elindeki dosya karara çıkmamışsa bu kezde hakim ve savcılarımıza bunun nedenlerini izah etmekleri istenmektedir.Şayet dosyanın verilen sürede karara bağlanmamasının haklı bir gerekçesi varsa sorun yok ama haklı bir gerekçe yoksa bu kezde bakanlık hakim ve savcılarımıza müfettiş göndererek teftişe tabi tutuyor.Şimdi burada şu ortaya çıkıyor,şayet HAKİM yada SAVCI bir dosya önüne geldiğinde o dosya ile ilgili belge bilgi delil sanık tanık şahit vs eksiksiz olarak kolluk kuvvetleri tarafından zamanında hazırlanmışsa HAKİM yada SAVCI kararını bir kaç  celsede vermesi gerekir şayet vermiyor yada keyfi bir uygulama yapıyorsa ki !!!! ( böyle bir uygulama 15 temmuz 2016 tarihinden evvel  yapılıyordu ) bu keyfi uygulamayı yapanlar hakkında  tabiki müfettişler tarafından soruşturma yapılsın. Ama dosya hakim yada savcı beyin önüne geldi belge yok delil yok şahit yok sanık yok tanık yok  dosyada onlarca eksik var bu eksiklerin giderilmesi ve hakkaniyet ölçüsünde bir karar vermesi için, eksiklerin tamamlanması için kolluk kuvvetlerinden yada ilgili birimlerden gelecek olan belgeleri beklemek zorunda kaldığı için zamana ihtiyaç duymaktadır.SAVCI YADA HAKİM işini gücünü bırakıpta sokakta sanık yada tanıklarımı kovalıyacak.Yargıçların dosya üzerinde elini güçlendirecek olan kolluk kuvvetleridir.Malesef kolluk kuvvetlerinde de bir çok personel eksikliği var.Onlarda işini hakkıyla yapmak istiyorlar ama günlük önlerine gelen onlarca yüzlerce dosyayla başa çıkmaları zaman almaktadır.Bu kayıp zaman dilimide malesef hakim ve savcılara dosya ile ilgili tanınan süreden gitmektedir.Bu yanlışlığın bir an önce düzeltilmesi yada bu verilen sürenin alt yapısının tamamlanması için gereken adımları ADALET BAKANLIĞI tarafından atılacağına inanıyorum.Adalet sadece savcıların ve hakimlerin omuzuna yüklenecek bir kavram değil, Adalet tüm birimlerin şahısların kurumların bireylerin toplumun tamamının el birliği ile sağlanacak bir kavramdır.Vatandaşlarımızda her hangi bir konu hakkında ifadesine başvurma talebine karşı ivedilikle ilgili makama gidip ifadesini vermesi gerekmektedir,bu hem vatandaşlık görevimiz olduğu kadar ayrıca hemde  dinimizin de emridir.
ADALETİN OLMADIĞI BİR ÜLKEDE VAHŞET VE ZULÜM BAŞ GÖSTERİR...
ADALET OLMADAN HAK HUKUK  DÜZEN OLMAZ...
MEDENİYETLERİN İLK FELSEFESİ ADALETTİR...
ADALET TOPAL ÖRDEK GİBİ AĞIR AĞIR YÜRÜSEDE ER GEÇ HAK YERİNİ BULUR...
ADALETİN KUVVETLİ,KUVVETLİNİNDE ADALETLİ OLMASI GEREKİR...
İLAHİ ADALETTE ZAMAN AŞIMI YOKTUR ....                                                                   

GAZETECİ YAZAR ŞAHİN ŞİMŞEK

YORUMLAR

  • 0 Yorum