Ömer Faruk Arlı

Ömer Faruk Arlı

Araştırmacı Yazar

SIKILDIM!

Birçoğumuzu, edebiyat yolcusu bilirler, doğrudur ancak en büyük hüner, ebediyet yolculuğudur.

Uzağı yakın eder, eskiyi bulur, hasret gideririm diye gelmiştim ama sosyal medyanın, yalan rüzgârına kapılmaktan sıkıldım...

Mahalleden, okuldan, cami yanındaki medreseden, peygamber ocağı kışladan ve bayrağa hizmet eden meslekten arkadaşlarım vardı; yetinmedim, ben bir ekledim, onlar bin bir, onca yılda edindiklerimi bir çırpıda listesine ekleyen arkadaş hırsızlarından sıkıldım!

Kimi dürttü, kimi el salladı, eklemedikleri grup, zorlamadıkları sayfa kalmadı. Etiket üstüne etiket, zincir üstüne zincir, sabaha "günaydın", gün batınca da "iyi akşamlar" diyenlerden, ruhsuz ve abdestsiz cuma mesajlarından sıkıldım!

Nerede bir güzel, bir yakışıklı yahut konumu olan biri var, kendine vazife addeden işsizler güruhu gördüm. Seri katillere özenen, seri beğeniciler, kadrolu imamlara benzeyen kadrolu yorumculardan sıkıldım.

Pasta tarifi, börek tarifi derken; "ehlinden(!)" aldılar üç satırlık şiir tarifi, bildirim üstüne bildirim, paylaşım üzerine paylaşım yapan "üretkenlerden" sıkıldım...

Dost, arkadaş bilip sır verdim, zaman harcadım. Yaparız, ederiz, hallederiz deyip, velhasıl "söz" verip arkasını dönen sahtekârlardan sıkıldım!

Kelli felli nice isimler tanıdım, kâh sanatına, kâh yaşına hürmet eyleyip önünde eğildim. Başka çöplüklerde kemik eşeleyen; "üstadem", "şairem" diyen züppelerden sıkıldım!

-İnsanın yatak odası mahremidir- diye öğretmişti büyüklerim, noter gibi şiir sayanlardan, çorabını, donunu, şapkasını paylaşan; ressam, şair, yazar, gazeteci,. radyocu, yorumcu, yönetmen şeklinde uzayıp giden kartvizit meraklısı şarlatanlardan sıkıldım!

İnanıp yol arkadaşı yaptıklarım oldu, güvenip sır döktüklerim. Arkadaşım, canım deyip zor zamanlarda tüyenlerden, desteği bırak köstek üstüne köstek olan kıvrık eteklerden sıkıldım!

Ben, bencillik, aslına bakarsan "BİZ"de gizli bencillik, biz derken beni, seni, onu içine dâhil etmeyen; iki odalı dar kafalı samimiyetsizlerden sıkıldım...

İnandım, güvendim, yaren dedim yoldaş saydım. Zora düşüp "Medet" desem sesime "ilk" onlar gelir dedim, paylaştıklarımdan derin anlamlar çıkaran üstün zekâlı, ileri görüşlü, ehli kalp velilerden sıkıldım!

Çok şey var daha yazılacak, biliyorum, yine birçoğu okumadan "beğeniyi" yapıştıracak! Velhasıl çok şeyden sıkıldım, sizin günahınız da yok, kabahatiniz de...

Ben buralardan sıkıldım!

Sevdiklerime, değer verdiklerime "çekip gitmeyeceğime" dair söz vermiştim. O yüzden "dondurmayacağım" sayfamı ancak belki hiç, belki çok az belki de lüzum ettikçe uğrayacağım buralara...

Ne aklınız kalsın bende, ne merak edin! 
Soranlara; "Sıkılmıştı, uzaklaştı, feraha erince geri gelecek" deyin kâfi...

Bir şarkı sözünde geçen dizeler geldi aklıma; "Gidip de dönmemek var. Gelip de görmemek var. Bu bir veda şarkısıdır. Yüzüne el sürmemek var"

Anlayışla karşılanmayı umut ederek, daha az karşılacağımız bu mecraya geri döndüğümde; yepyeni projelerle "dürüst", "samimi" ve "vefalı" dostlarımla yeniden kucaklaşmayı arzu ediyorum...

Ömer Faruk Arlı

YORUMLAR

  • 0 Yorum