ÖPEN EL, DÖVEN ELDEN ÜSTÜDÜR?
Ömer Faruk Arlı

Ömer Faruk Arlı

Araştırmacı Yazar

ÖPEN EL, DÖVEN ELDEN ÜSTÜDÜR?

İnsanın olduğu yerde, hayvanlardan ve bitkilerden rahatlıkla bahsedebiliriz. Bahsedebiliriz de uyum içinde yaşaması gereken bu canlıların, birer caniye dönüştüğüne de şahitlik ediyoruz. Tıpkı son günlerde ülkemizde görülen ve insan eliyle gerçekleşen hadiselerde olduğu gibi…

Ebu Hureyre’den TH’ye
İlki, hiç şüphesiz hâlâ belleklerde yer edinen ve Erzincan Orduevi nizamiyesinde terhisine 3 gün kala yakaladığı kediye, alkollüyken işkence yapan muhabere er tarafından gerçekleşti. T.H., disiplin cezasının ardından terhis edilmişti.

Aynı asker bu kez, uygulama noktasında polise saldırdı ve attığı tekmeyle görevli bir polisimizin bileğinin kırılmasına neden oldu. Polisin 'dur' ihtarına uymayan zanlı, terhis edildikten bir gün sonra tutuklandı.

Disiplin cezası, ölüm fermanı oldu
İkinci hadise İzmir’in Ödemiş ilçesinde, bir eğitim yuvasında yaşanmıştı. Ödemiş Kaymakçı Çok Programlı Anadolu Lisesi Müdürü Ayhan Kökmen, bilindiği üzere, 16 yaşındaki öğrencilerinden İ.P. tarafından pompalı tüfekle vurularak hayatını kaybetmişti.

Kabil’in ruhu devam ediyor
Akşam haberlerinde ilk sıra yer bulan ve kan donduran görüntüler İstanbul’dan geldi. Önce Çekmeköy'de iki grup, daha doğrusu iki kardeş arasında yaşanan silahlı çatışma, ardından Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanı TA, emniyet şeridini kullandığı gerekçesiyle yanına çağırdığı zabıta memurunu arkadaşlarının gözü önünde azarlayıp, sille tokat dövmesi…

Bir kediye, bir okul müdürüne, bir amirin memuruna ve kardeşin kardeşe reva gördüğü cürümler insan eliyle işlenmişti.

Bahsi geçen hadiselerin aksine, yine insan eliyle işlenen ve “alkışı hak eden” iki güzel gelişmeyi de sizinle paylaşmak istiyorum;

"Alparslan bir sembol"
Üç yıl önce DEAŞ’a katılan terörist babası tarafından
Bağdat’a kaçırılan 7 yaşındaki Alparslan, Başbakan Binali Yıldırım’ın talimatıyla film sahnelerini aratmayan ve MİT tarafından gerçekleştirilen bir çalışma ile Türkiye’ye getirilerek annesi Mehtap Nur Kazancı’ya teslim edildi.

3 yıldır oğlundan ayrı yaşayan annenin, durumu bir mektupla AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir’e bildirmesi üzerine, konu Başbakan Binali Yıldırım’a iletildi. Başbakanın talimatıyla harekete geçildi. Irak Hükümeti'nin desteği ve Dışişleri Bakanlığının çalışmaları sonucunda Alparslan’ın kurtarılması için düğmeye basıldı MİT tarafından yürütülen 4 aylık titiz çalışma sonuç verdi.

Alparslan'ı 4 yaşındayken, Irak’a kaçıran ve on binlerce Müslümanı acımasızca katleden terör örgütü DEAŞ’a üye babasının, Irak'ta bir eylem sırasında öldüğü ortaya çıktığı, çocuğun adının ise Yusuf olarak değiştirildiğini ve terör örgütü DEAŞ'tan kaçanların tutulduğu bir kampta bulunduğunu belirledi.

Havalimanındaki duygusal buluşma sırasında, yıllardır oğlunu görmeyen anne Mehtap Kazancı "3 yıldan beridir bu anı hayal ediyordum” dedikten sonra Çankaya Köşkü'ne çıkarak oğluna kavuşmasına vesile olan Başbakan Yıldırım'a teşekkür ziyaretinde bulundu.

Eşi Semiha Yıldırım ile anne ve oğlu makamında kabul eden Başbakan Yıldırım, Alparslan’ın yalnız olmadığını, Irak'ta DEAŞ terör örgütüne kaptırılan çocukları aileleri ile buluşturmaya devam edeceklerini söyledi.

"Kudüs, kırmızı çizgimizdir."
ABD Başkanı Donald Trump'ın 6 Aralık'ta durduk yere Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etmesi üzerine hareketlenen İslâm coğrafyası, Avrupalı ülkelerin BM’deki oylamada hakperest ve demokratik tavırları nedeniyle derin bir nefes almış durumda.

Bugün Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde önemli bir konuk vardı. Mazlumların umudu konumundaki Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail askerleri tarafından gözaltına alınıp serbest bırakılan down sendromlu Filistinli Muhammed et-Tavil ve ailesi.

İşgal altındaki Doğu Kudüs, Batı Şeria ve Gazze sınırında düzenlenen protesto gösterileri sırasında, masum Filistinlilere hunharca ateş açan İsrail askerleri tarafından gözaltına alınıp serbest bırakılan ve psikolojik destek için Türkiye'ye getirilen down sendromlu Filistinli Muhammed et-Tavil ve ailesini kabul eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün resmi twetter hesabından, Muhammed et-Tavil ile rabia işareti yaparken çekilen fotoğrafın altında şu satırları paylaştı:

✔@RT_Erdogan
Kudüslü Muhammed kardeşim ile dünyaya mesajımız şudur: 
"Kudüs, kırmızı çizgimizdir."

Muhammed et-Tavil, külliyedeki buluşma sırasında, sevgi ve saygısının bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elini iki kez üst üste öptü.
Benzer görüntü Çankaya köşkünde gerçekleşti. Bu sefer el öpen, ülkenin başbakanıydı. Yıldırım, DEAŞ mensubu babası tarafından Irak’a kaçırılan küçük Alparslan’a sarılarak minik ellerinden öptü.

Evet, “Veren el, alan elden üstündür” fehvasınca biz de diyoruz ki, “Öpen el, döven elden üstüdür”

Alkışı hak edenlere “El öpenleriniz çok olsun…” derken, eli kana bulaşanlara da “Eliniz kırılsın” diyoruz…

Ömer Faruk Arlı / Ülke Postası

YORUMLAR

  • 0 Yorum