TOPLUMDA AHLAK'İ ÇÖKÜNTÜ?
Mustafa Albayrak

Mustafa Albayrak

Sosyolog /Araştırmacı yazar

TOPLUMDA AHLAK'İ ÇÖKÜNTÜ?

Türk toplumunu derinden etkileyen, derinden yaralayan çok önemli, temel bir sorun vardır. Bu sorun; toplumdaki ahlak çöküntüsüdür.

 
Bugün içinde yaşadığımız toplumdaki sosyal, ekonomik ve kültürel problemlerin temel nedeni; kirlenmiş bir ahlaki çevrede yaşıyor olmamızdan kaynaklanmaktadır. Toplumu çepeçevre saran bu ahlaki çöküntü, dinden uzak, hiçbir ahlaki değeri olmayan, hiçbir şeye inanmayan, hiçbir şeyi ve hiç kimseyi umursamayan, sadece kendini düşünen bir toplumsal yapı oluşmasına neden olmuştur. Dürüstlük, saygı, sevgi, dostluk, yardımseverlik, şefkat, merhamet, alçak gönüllülük gibi ahlaki kavramlar anlamını ve önemini yitirmişlerdir.
 
Ahlak çöküntüsünün temelinde yatan neden, insanların manevi değerlerini kaybetmeleri ve dinden uzaklaşmalarıdır. Manevi değerlerini kaybeden insanlar da dünyayı yaşayabilecekleri tek yer olarak görürler, ve dünyada kendileri için çıkar sağlamaya, kendi arzu ve isteklerini tatmin etmeye, mümkün olduğunca mala ve statüye sahip olmaya çalışırlar. Böyle yaparak kısa yaşam süresini sorumsuzca geçirirler. Bu sorumsuzlukları da sadece kendilerine değil, çevrelerindeki insanlara da zarar verir.
 
Ahlaki yönden yapılan güzelliklerin kendileri için hiçbir yarar sağlamayacağını düşünen ve sadece kendi çıkarları için yaşayan bu insanlar, ahlaklı kimseleri ise ‘saf’ insanlar olarak değerlendirirler. Bu tip kimselerin yaşam felsefelerinin en temelini dünyadaki çıkarları oluşturur. Çıkarları uğruna güçlü olanın zayıfı ezmesi, insanlara zulmetmesi üzerine kurulu çarpık bir yaşam felsefesidir bu.                                  Bu tür insanlar hesap gününe inanmadıkları için de ahlaksızlık ve zulüm konusunda hiçbir sınır tanımazlar. Kendi sapık ve karanlık yollarına başkalarını da sürüklemekten geri kalmazlar. Bu amaçla her türlü imkânlar'ını da seferber ederler. Kendi ahlaksızlıklarını da güzel ve süslü göstermeye çalışırlar ki bu sayede yaptıklarının yanlış olmadığını ve kendi batıl yollarının doğru olduğunu bilinçaltından vermek isterler. Hem kendilerini hem de peşlerinden sürükledikleri insanları helak olmaya sürüklerler de bunun farkına  bile varmazlar.
 
Manevi çöküntü içerisindeki ahlaki değerlerin yitirildiği böyle bir toplumda sapkın cinsel ilişkilerin, fuhuşun, kumarın, uyuşturucu bağımlılığının, rüşvetin ve her türlü ahlaksızlığın yaygınlaşması ise çok normaldir. Bu şaşılması gereken, yadırganması gereken bir durum değildir.
 
Devletin kendi eliyle kumar (toto, loto, piyango, iddaa) oynattığı, genelevler açtığı, rüşvetin kendi kurumlarında en yaygın olduğu bir toplumda, halkının da devletinin izinden giderek ahlaksızlığa meyletmesi beklenen bir sonuçtur. Devlet dahi kumarı teşvik ediyorsa, rüşvete ses çıkarmıyorsa, fuhşa göz yumuyorsa, halkının ahlaksızlığa sürüklenmesi yadırganacak bir durum değildir.
 
 Dinden uzaklaşması olan ahlaksızlığın, temel sorumlusu ise ,Temel sebebi insanların ahlaksızlık pompalayan medya olduğunu unutmamak gerekir diye düşünüyorum.

YORUMLAR

  • 0 Yorum