Binnur Günay - Algı uzmanı, Araştırmacı - Yazar

Binnur Günay - Algı uzmanı, Araştırmacı - Yazar

Algı uzmanı, Araştırmacı - Yazar
[email protected]

MEŞRUİYETİ SORGULAYAN İSTİHBARAT OPERASYONU?

13 Ocak 2021 - 22:33

Kılıçdaroğlu'nun bardağı taşıran son hezeyanları üzerine ciddi manada bir anormallik olduğunu farkettim.
Başkan Erdoğan nezdinde Cumhurbaşkanlığı makamı ve seçilmişliği üzerinden milli iradenin aşağılanması, yok sayılması ve sistematik hakaretler söz konusu.
Meşruiyeti Başkan üzerinden milli irade ile birleştirerek devletin ve anayasal kurumların bir "safsatadan" ibaret olduğunun vurgusu ile bütünleştirme girişimi olarak görüyorum.
Ortaya çıkan gerçek şu; ciddi manada sistematik olarak icra edilen Kılıçdaroğlu görünümlü Ad Hoc çalışması yapıldığını rahatlıkla söyleyebilirim.
Ad Hoc safsatasının ne ifade ettiğini vurgulamak gerekiyor. Ad Hoc amaca özel, niyete mahsus eylem ve söylemler dizini olarak ifade edebiliriz.
Bu çalışmanın şüphesiz istihbari bir arka planı var. Adım adım uygulanan bir tezgahın itibarsızlaştırma ve pasifizasyon operasyonuyla beraber psikolojik açıdan sorunlu bir iddia ekseninde durumu kurtarma girişimidir.
İtibarsızlaştırma operasyonu ise üç temel üzerinde yükselir:
A) İtibarsızlaştırmayı yapan taraf ve taraflar.
B) İtibarsızlaştırılmak istenen kişi, kurum ve kurumsallık.
C) Bu konuya inandırılıp, yönlendirilen kişi ya da kitledir.
Buraya dikkat!
Ad Hoc çalışmasında iki tarafı da ilgilendiren boyutunda üçüncü tarafların fayda sağlanmasından bahsedilir.
Asimetrik zeminde üçüncü tarafın istihbarat güçleri olduğu gibi, 5. Kol faaliyetinin bir organı olmanın teyidi ve deşifresi mahiyetindedir!
Dolayısıyla CHP üzerinden gerçekleşen operasyonun üçüncü taraflarının CHP üzerindeki hakimiyetini iddia etmek komplo teorisi olmasa gerek.
O halde büyük resim üzerinden bakıldığında kullanılan dil ve argümanların rastgele, "aptalca" ve saçma sapan iddialar silsilesi olmadığı çok aşikar olmuyor mu?
İşte burada konu ilgili uzmanların Ad Hoc saftasatalarının belirginliğini fark etme kriterleri şunlardır:
1) Söylenen şey yalnızca açık kapatmak için uydurulmuş bir şey mi?
2) İleri sürülen iddia delillere dayanıyor mu?
3) Bu iddia, karşı tarafın savunduğu argümandaki problemi çözmek dışında onu kabul etmem için iyi bir neden sunuyor mu?
"Eğer 1.soruya cevabınız "evet" ise bir ad hoc safsatasına başvurulduğuna kolaylıkla ikna olabilirsiniz. Bu durum ad hoc safsatalarının en sık görüldüğü biçimlerden birisidir.
Tartışmanın sıcaklığıyla kişi, arkasında durduğu düşünceyi kurtarmak adına bazen kafadan atma yöntemine başvurur.
2.soru da kolay bir saptama yöntemidir. Eğer ki, tartışmada kullanılan iddianın dayandığı bir delil ya da mantıksal çıkarım bulunmuyorsa bunun bir Ad Hoc çalışması olduğu söyleyebilir"
Kısacası Kılıçdaroğlu ve bu figürü kullananların aptalca ve rastgele iş yaptıklarını düşünmüyorum.
Aksine son derece organize ve sistematik bir operasyon ve operasyonlara şahit oluyoruz.
Yapılması gereken şey ise resmi gibi görünen bu yapının gayr-i resmi işlevselliğinin hukuki zemine yansıtılarak kamuoyu önünde hesabının sorulmasıdır.
Binnur Günay

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum