ŞÖHRETİN ALTINDA EZİLEN ÜNLÜLER.!

Gazeteci Yazar ŞAHİN ŞİMŞEK / Ülke Postası Dün ülke postası gazetesinde bir haber okudum

ŞÖHRETİN ALTINDA EZİLEN ÜNLÜLER.!

Gazeteci Yazar ŞAHİN ŞİMŞEK / Ülke Postası Dün ülke postası gazetesinde bir haber okudum

ŞÖHRETİN ALTINDA EZİLEN ÜNLÜLER.!

Gazeteci Yazar ŞAHİN ŞİMŞEK / Ülke Postası

Dün ülke postası gazetesinde bir haber okudum. Eski yeşil sahalardan tanıdığımız TANJU ÇOLAK ile ERKAN ÖZBEY futbolcuların şöhretleri bitince nasıl sahtekarlık yapıp milleti dolandırdıklarını yazan bir makaleyi okuduktan sonra bunların bu duruma düşme nedenlerini araştırdım ve bu makaleyi yazma ihtiyacı duydum.

Bahsedilen Makale >>>

Yıllardan beri televizyonlarda gazetelerde mecmualarda dergi kapaklarında billboardlarda sinema afişlerinde tiyatro panolarında futbol sahalarının reklam panolarında yüzlerce ünlü şöhretli insanların resimlerini gördük hayatını okuduk filmlerini izledik seyrettik. Çocukken hayallerimizde hep onlar gibi ünlü olmak istedik. Onlar gibi şöhretli olmak istedik onların yürüdüğü o meşhur kırmızı halılarda bizde yürümek istedik. Ben kendi adıma konuşuyorum iyi ki onlar gibi olmadığıma şükrediyorum. O gıptayla hayran olduğumuz şöhretli insanlardan bazıları şöhreti hazmedip içine sindirip hakkını vermesini bildiler.

İyilerini kendini bilenleri tenzih ederim.
İyi olan şöhretliler ne oldum delisi olmadılar onlar bu şöhretin bir gün sona ereceğini çok iyi bildikleri için geleceklerini şöhret üzerine kurmadılar. Halkın içinden kopmadılar işleri gereği yeri geldi o ışıltılı gecelerde ve sahnelerde çoşkulu Stadlarda boy gösterdiler yeri geldi kırmızı halılarda yürüdüler ama hiç bir zaman ne kendilerini nede hayranlarının sevgisini kaybetmediler. Üç beş kuruş para kazandılar akıllı olanları kazandıklarını gelecekteki hayatları ve hayalleri için yatırıma dönüştürdüler. Haydan geldi huya gitsin demediler, MEŞİN TOP tan geldi POTA ya gitsin demediler. O şöhretliler den bazıları nasılsa bu çeşme hep böyle akar demediler. Elbet eninde sonunda bir gün bu çeşmenin kuruyabileceğini hesapladılar ona göre tedbirlerini aldılar.

AMMAAAA bazı şöhretliler bir anda ne oldum delisi oldular. Sıradan bir yaşamları varken bir anda kendilerini sahnelerde sahalarda podyumlarda setlerde bulunca dengeleri sarsılmaya başladı, sudan çıkmış balık gibi sarsıldılar, sağa sola yalpalandılar bir müddet sonra şöhretin verdiği sorumluluğun altında ezildiler, şöhreti kaldıramadılar bunalıma girdiler ardından ALKOL UYUŞTURUCU derken bir anda kendini EVERES TEPESİNDE bulan o şöhret olayımda ne olursa olsun diyen zavallılar birden bire kendilerini sokakalarda beş parasız pulsuz selamsız ilgisiz alakasız görmeye başladılar.
İşte tam bu durumdayken gerçek hayat filmi onlar için başlıyor.
İşte tam bu sefillik parasız pulsuz ilgisiz alakasız halindeyken ister istemez mafyanın, uyuşturu baronlarının, fuhuş çetesinin, terör örgütlerinin, ağına istemeyerekte olsa düşüyorlar. Zaten bunalımdalar çaresizler paraları bitmiş şöhretleri bitmiş sokakta gezerlerken milletimizin merhamet duygusu zaten meşhurdur. Başlarlar vah vah bizim şu ünlü takımda oynuyan ... futbolcu değilmi ne hale düşmüş, yazık ya...

Yada ya bu bizim şu meşhur dizide oynayan... artist değilmi çok yazık ne hale düşmüş diye başlarlar söylemlere. Tabi ki bizim şöhreti kaldıramayan o zavallılar bu sözleride duydukta sonra hepten kahrediyorlar. Eskisi gibi tekrar meşhur olmak için bu kezde İLLEGAL yollara başvuruyorlar. Yalan, dolan, hillebazlık, dolandırıcılık, uyuşturucu pazarlama, fuhuş yapma, terör örgütleri,nin emrine amade olma, artık onlar kendileri için her yolu her işi mubah sayıyorlar. Tabiki İLLEGAL yollardan tekrar eski şöhretlerine kavuşma yollarına  girince polis enselerine binip yakalıyor mahkeme ifade derken ardından cezaevi çilesi başlıyor. Cezaevindeyken başlıyorlar bu kez onlar kendilerine vah vah demeye..! ben nerede hata yaptım, neden böyle oldum, neden şöhretin esiri oldum, neden kendimi alkole verdim, neden kazandığım paraları her gece barlarda sazlarda savurdum, diye kara kara düşünmeye. Cezaevi'ndey ken ya şöhreti unutup adam gibi kendini yenileyip cezasını çekip dışarı çıkacaklar yada aynı tas aynı hamam misali hayaller kurup kendi kendilerini kandırıp tamamen bitmiş olarak çıkarlar. Bu iki seçenek dışında başka bir seçenek yok umarım bu durumda olanlar doğru tercihi seçerler yoksa ömür boyu sürünmeye mahküm olurlar.

Şöhret olmak isteyen kardeşlerimize genç kızlarımıza genç delikanlı evlatlarımıza acizane tavsiyem velev ki şöhretli biri olduğunuzun sakın ha !!! aman ha!!! Bin kere düşünün attığınız adımınızı hesaplıyarak atın, şöhretin esiri olmayın, şöhreti bir kenara bırakın halkınızla beraber onlarla iç içe yaşayın diyelim ki bir hata yaptınız halkın içinde olduğunuzda sizi sevenleriniz size zarar gelmesin diye en azından sizi uyarır. Şöhreti hazmedemeyenlerin sonuna ve akibetine bakın onların düştüğü duruma sakın düşmeyiz. Çok ama çok pişman olmadan tedbirli davranın.....
EN BÜYÜK ŞÖHRET MÜTEVAZİLİKTİR
Gazeteci Yazar ŞAHİN ŞİMŞEK / Ülke Postası

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum