<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
                <rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
                <channel>
                  <title>EKONOMİ</title>
                  <link>https://www.ulkepostasi.com/ekonomi</link>
                  <description>En güncel EKONOMİ Haberleri. Son dakika EKONOMİ haberlerini buradan takip edebilirsiniz.</description><item>
                                <title>Araç Lastik Fiyatları.?</title>
                                <description><![CDATA[Arabanıza lastik alırken fiyat hakkında çeşitli seçeneklerle karşılaşabilirsiniz...]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Arabanıza lastik alırken fiyat hakkında çeşitli seçeneklerle karşılaşabilirsiniz. değişik marka ve desenlerde karşınıza çıkan yöntemleri değerlendirirken alacağınız lastiğin mutlaka mevsim özelliklere uygun olmasına dikkat etmelisiniz.

Size sunulan değişik alternatifleri değerlendirirken ucuz lastik alma meselesi için yaşayacağınız tereddütler olabilmekte. Aracınızın performansı ile alacağınız lastikten bekletiniz doğru orantılı olmadır. vasıta üreticilerinin belirlemiş olduğu ebatların dışına çıkılması, yük ve sürat endeks değerlerinin değiştirilmesi güvenli sürüş yeteneğinin azalmasına sebep olur.

Piyasada çok aşırı ayrıcalıklı fiyat aralıklarında lastikler satılmaktadır. fakat lastik fiyatları, kalite ile doğru orantılı olmayabilir. Unutmamanız gereken en önemli şey alacağınız lastiğin, sizin vasıta kullanım özelliklerinize müsait olmasıdır. Lastiğin görevi yalnızca aracın yükünü taşımak değildir.

Otomobilin hareket halindeyken durması, mükemmel yol tutuş, konforlu ve sessiz sürüş bu gibi unsurlar iyi bir lastikte olması gereken en önemli özelliklerdir. Son zamanlarda internet kullanımının artarak çoğalması sebebiyle lastik sektöründe faaliyet belli eden oldukça çok firma çevrimiçi satış sitesi kurarak sektöre farklılık getirdi. çok aşırı farklı seçeneklerle, ucuz lastik almanıza destekçi olacak bu sitelerin birçoğu varlıklı içeriklerle otomobil kullanıcılarına dönemsel şekilde ayrıcalıklı kampanyalar düzenlemektedirler.

Bu sitelerden alışveriş yaptığınızda firmalar kargo hizmetini parasız şekilde karşılamaktadır. kurumlar arasındaki rekabet otomobil sahiplerine uygun lastik alabilme fırsatı sunmaktadır. Kargo hizmetinin birçok sitede bedava olması da sektöre yarar sağlamakta. Bu sene ticari araçlara getirilen kış lastiği kullanma zorunluluğu sebebi ile lastik fiyatları artış sergilemiştir.

Kademeli şekilde 3 yıl arasında diğer araçlara da kış lastiği kullanma zorunluluğu getirilecek olması şimdiden lastik üreticilerinin iştahını kabartmaktadır. Otomobil kullanıcılarının önümüzdeki sene lastik fiyatları ve tedarik anlamında sorun yaşamaması için sezon başlamadan evvela lastik almalarını tavsiye ediyoruz. aslında hava sıcaklıklarının yedi derecenin altına düştüğü iklim koşullarında kış lastiği kullanılması vasıta çekiş gücü, yol tutuş ve güvenli sürüş açısından çok mühimdir.

Bunu zorunluluk şekilde görmeyen oldukça çok vasıta kullanıcısı, 2004 yılından beri çok şekilde kış lastiği kullanmaya başlamıştır. bilhassa kış aylarının çok fazla çetin geçtiği doğu ve Güneydoğu Anadolu da çok talep gören kış lastikleri birçok satış noktasında tükenmiştir. Kış lastiği satışlarının çoğalması kış lastiği pazarını yüzde 10 büyütmüştür. ama bu gelişme lastik fiyatları meselesinde otomobil sahiplerine avantaj sağlamamıştır. ucuz lastik alabilmek için kampanya dönemini kaçıran tüketiciler ise mağdur olmuştur. memleketimizde geçen sene bir buçuk milyon tane satışı yapılan kış lastikleri, bu sene çıkarılan kanun ve araç kullanıcılarının bilinçlenmesi sebebi ile iki buçuk milyon adede yükselmiştir. Lastik fiyatları bu artışın karşısında düşeceğine yükseliş sergilemiştir. Marka, boyut ve desene göre farklılık işaret eden lastik fiyatları konusunda tüketicilerin şuurlu alışveriş yapmaları gerekmektedir. Tüketiciler, satıcıların verdiği fiyatları değerlendirmeden alışveriş yapılmamalıdır.]]></content:encoded>
                                <image>https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/01/Ara%C3%A7-Lastik-Fiyatlar%C4%B1.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/01/Ara%C3%A7-Lastik-Fiyatlar%C4%B1.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/01/Ara%C3%A7-Lastik-Fiyatlar%C4%B1.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/01/Ara%C3%A7-Lastik-Fiyatlar%C4%B1.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.ulkepostasi.com/arac-lastik-fiyatlari-20085</link>
                                <pubDate>Sun, 22 Jan 2017 22:39:48 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>YUNUS OLSAYDI KOÇ HOLDİNGİ NASIL YÖNETİRDİ.?</title>
                                <description><![CDATA[TOM MORRIS bir felsefe profesörüdür "GENERAL MOTOR'S İÇİN İYİ OLAN AMERİKA İÇİN İYİDİR" ilkesinden yola çıkarak,"ARİSTO OLSAYDI GM'SU NASIL YÖNETİRDİ" kitabında,iyilikte yarışan işletmelerin nasılbüyü]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[TOM MORRIS bir felsefe profesörüdür "GENERAL MOTOR'S İÇİN İYİ OLAN AMERİKA İÇİN İYİDİR" ilkesinden yola çıkarak,"ARİSTO OLSAYDI GM'SU NASIL YÖNETİRDİ" kitabında,iyilikte yarışan işletmelerin nasılbüyüdüğünü, kötülükte yarışan işletmelerin nasıl yok olduklarını çok akıcı bir dille anlatır.*Türkiye üniversitelerinde de genç akademisyenler, YUNUS'tan,MEVLANA'dan yola çıkarak, "YUNUS KOÇ HOLDİNG'İ YÖNETSEYDİ" ya da "MEVLANA SABANCI HOLDİNG'İ YÖNETSEYDİ" gibi tezler hazırlamalı ve kitaplar yazmalıdır.*Artık Sabancı Holding için iyi olan yalnızca Türkiye için değil,fabrikası ya da yatırımı olan her ülke için iyidir.*Kare dünyada küre dünyada olduğu gibi "EKONOMİK BAĞIMSIZLIK"değil "EKONOMİK BAĞIMLILIK" önemlidir.*Ülkeler birbirleriyle ne kadar alışveriş yaparlarsa o kadarekomilerini büyütür ve geliştirirler.*Ticarette her zaman "KAZAN/KAZAN"stratejisi geçerlidir.Hiç bir zaman tek yönlü ticaret olmaz.*Ticaret ekonomik,kültürel,siyasal ve toplumsal hayatın temelidir.*Ticaretin olmadığı bir toplumda hiç bir alanda gelişme olmaz.Nazif Gürdoğan / Ülke Postası]]></content:encoded>
                                <image>https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/11/ekonomi-nedir-piyasa-ekonomisi-nedir-ekopat.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/11/ekonomi-nedir-piyasa-ekonomisi-nedir-ekopat.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/11/ekonomi-nedir-piyasa-ekonomisi-nedir-ekopat.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/11/ekonomi-nedir-piyasa-ekonomisi-nedir-ekopat.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.ulkepostasi.com/yunus-olsaydi-koc-holdingi-nasil-yonetirdi-30152</link>
                                <pubDate>Wed, 01 Nov 2017 22:49:32 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>A 101 VE BİM UCUZ ET SATACAKMIŞ</title>
                                <description><![CDATA[Siyasi iktidar, bir yeri yaparken, diğer yeri yıkıyor]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Siyasi iktidar, bir yeri yaparken, diğer yeri yıkıyor.
Ve bunu hep yapıyor
Et fiyatları pahalı mı?
Evet
Hem de çok pahalı
Avrupa ülkelerinde insanlar 4 – 5 euro’ya et yiyorlar
Bizde de 40-50 lira
Peki
Bizde kasaplar kazıkçı mı yani?
Serbest Pazar düzeninde, kimse kazık mal satamaz.
Bende tacirim
Bende alım-satım yapıyorum
Bazen bende fiyatlarımdan çok rahatsız oluyorum.
Son günlerde,
En çok satışını yaptığımız ürün fotokopi kağıdı,
Çok pahalı
Ama sebebini biliyorum.
Kağıt ya ithal ediliyor, fiyatı dolarla,
Ya da yerli üretiliyor, hammaddesi selülöz dolarla ithal ediliyor.
Dolar uçmuş gitmiş
Fiyatı durdurmak mümkün değil.
Biliyorum ki
Bir ürünün fiyatı arttıkça, satıcının kar’ı düşer.
Bizim kar oranlarımızda sürekli düşüyor.
Türkiye’de et fiyatları niçin yükseliyor?
Bunu izah etmek için, batı’da et fiyatları niçin çok ucuz? Önce ona bakmak lazım.
Aslında, batıda da hayvan üreten çiftçi, fiyatların düşüklüğünden çok rahatsız. Bazen televizyonlarda görürsünüz. Binlerce çiftçi, traktörleri ile metropol şehirleri basar, gösteri yapar.
Et ve süt fiyatlarından şikayet ederler. Benim ailem, 53 yıldır Batı Avrupa Ülkesi Belçika’da yaşadığı için, bilirim.
Avrupa ülkelerinde niçin et ve sütürünleri ucuzdur?
İzah edeyim:

1) Avrupa ülkelerinde hayvancılık için ayrılmış, çok modern otlaklar vardır. Yol kenarlarında görürsünüz, yüzlerce dönüm meralar vardır. Adamın 100 dönüm merası vardır. Ortadan avla ile ikiye ayırır. Bir tarafın otunu hayvanlar tüketirken, diğer tarafta bolca ot biter. O alan, sürekli gübrelenir. Çok bol yağmur aldığı içinde, meralarda çok ot biter. Hiçbir çiftçi, merayı tek olarak kullanmaz. Hep ikiye böler. Çimen kökünü hayvanlara kazıttırmaz. Yani Fenni üretim yapar.

2) Avrupa’da et ve süt hayvanı çok verimlidir. Senin günde 3-5 kilo süt aldığın hayvandan, Avrupalı 30-35 kilo süt alır. Et verimi de çok yüksektir. Bütün hayvan ırkları fenni usüllerle ıslah edilmiştir.

3) Hayvancılık, Devlet tarafından çok özel fonlarla desteklenir. Desteklemede bürokrasi yoktur. Çiftçi desteği gider doğrudan alır. Yaptığı imalat, tamamen kayıtlı olduğu için, kimse kimseyi kandırmaz.

4) Avrupa Birliği tek pazardır. Bundan dolayı, fiyatlarda spekülasyon olma şansı yoktur. Bir ülkede fiyatlar azıcık oynasa, hiçbir gümrük işlemi olmadan, anında komşu ülkeden ithalat yapılır.

5) Avrupa ülkeleri topraklarının herhangi bir yerinde terör yoktur. Her ülke, topraklarını en optimal şekilde değerlendirir. Bizim ülkemizde hayvancılığa en müsait topraklarımız, maalesef terör yüzünden atıl bir durumda. Hayvancılığın en kolay olacağı Doğu ve Güney Doğu Bölgelerimizde, ne doğru dürüst çiftçilik yapılabiliyor, ne de hayvancılık. Ülke nüfusu hızla artıyor. Satınalma gücüde artıyor. Doğal olarak, talepte artıyor. Talebi karşılayacak arz artmıyor. Ülkemizde fiyat artışının sebebi bunlardır.

Şayet devletimiz, bu kısır döngüyü aşamaz ise, hayvancılık tamamen biter. İthal et politikası, günü kurtarır, geleceği kurtaramaz. Kalktın sen Genel Cerrah Tıp Doktorunu Tarım Bakanı yaptın. Garibimde günü kurtarmaya çalışıyor. Bu uygulama ile A101 ve BİM mağazalarının karlarına kar katmış olursun. Ancak, ülke tarım ve hayvancılığını da bitirmiş olursun.

Et ithalatı hiç yapılmasın demiyoruz.

İthal et ile günü kurtarırken, yerli üretime şok destekler veriniz. Ben dahi 64 yaşından sonra, heves edeyim, besiciliğe soyunayım. Yerli üreticiyi küstürürsen eğer, senin dövizin et ithal etmeye yetmez bir gün.
Bu ülkenin bir mera kanunu var.
Var değil mi?
Elbette ki var.
İşliyor mu o kanun?
Hayır
İşlemiyor
Ben işin içindeyim.
15 yıla yakın zaman, Sakarya Ticaret ve Sanayi Odasında görev yaptım.
İşimiz gücümüz, Mera alanlarına OSB yapmakla geçti.
Nerede boş bir mera alanı gördük, hemen plan tadilatı yaptırdık, hemen oraya OSB ilan ettik.
Bu dediğim sadece Sakarya için geçerli değildir hani.
Ülkenin her yerinde böyle yapıldı.
Bir şey daha diyeyim
Anadolu toprakları, hayvancılık için çok verimli topraklarda değil.
Anadolu toprağı çoraktır.
Yağışı azdır.
Hayvancılık, verimi yüksek, sulak topraklarda yetişir.
Bizim hayvan ırkımızın verimsiz olma sebebi de, toprak kaynaklıdır.
İnsanımızın bile yanık, kavruk olma nedeni, topraktır.
Onun için, topraklarımızı çok idareli kullanmalıyız. Azıcık verimli topraklarımızı, tıpkı Sakarya’da olduğu gibi, beton yığınına döndürdük mü,
Olacakları düşünmek bile istemiyorum.

İzzet Dönmez / Ülke Postası]]></content:encoded>
                                <image>https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/01/a-101-ve-bim-ucuz-et-satacakmis.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/01/a-101-ve-bim-ucuz-et-satacakmis.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/01/a-101-ve-bim-ucuz-et-satacakmis.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/01/a-101-ve-bim-ucuz-et-satacakmis.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.ulkepostasi.com/a-101-ve-bim-ucuz-et-satacakmis-30189</link>
                                <pubDate>Sat, 04 Nov 2017 16:40:11 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Düşündürücü Gerçekler?</title>
                                <description><![CDATA[  Ülke elden gidiyor koşun açlık var işsizlik var diyenler var mı hala? Veya varsa 2002 den önce uzayda mı yaşıyorlardı çok merak ediyorum]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[ 

Ülke elden gidiyor koşun açlık var işsizlik var diyenler var mı hala? Veya varsa 2002 den önce uzayda mı yaşıyorlardı çok merak ediyorum.

 

  Yıl 2002                                                   Yıl 2017

Asgari Ücret:184 TL                             Asgari Ücret:1.404 TL

Mazot:1.26 TL                                       Mazot:4.7 TL

184/1.26=146 LT                                  1.404/4.7=298,7 LT



Yıl 2002                                              Yıl 2017

Asgari Ücret:184 TL                            Asgari Ücret:1.404 TL

Ekmek:0.25 TL                                    Ekmek:1 TL

184/0.25=736 Ekmek                        1.404/1=1.404 Ekmek



Yıl 2001                                              Yıl 2017

Asgari Ücret:122 TL                          Asgari Ücret:1.404 TL

1.4 clio sıfır araç 11.000 cıvarı,       Clio Araç Şu anda 65,000 TL

Yaklaşık 90 maaşla alınabiliyor.      Yaklaşık 46 maaş ile alınabiliyor.



Yıl 2002                                              Yıl 2017

Asgari Ücret:184 TL                            Asgari Ücret:1.404 TL

1 ABD Doları 1.62 TL                          1 ABD Doları 3.77 TL

Asgari ücret 114 $                                Asgari ücret: 371 $



 

 ]]></content:encoded>
                                <image>https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/11/Ba%C5%9Fl%C4%B1ks%C4%B1z-1-12.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/11/Ba%C5%9Fl%C4%B1ks%C4%B1z-1-12.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/11/Ba%C5%9Fl%C4%B1ks%C4%B1z-1-12.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/11/Ba%C5%9Fl%C4%B1ks%C4%B1z-1-12.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.ulkepostasi.com/dusundurucu-gercekler-30858</link>
                                <pubDate>Mon, 20 Nov 2017 03:45:59 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>PARA HER ŞEYDİR DİYENLER PARA İÇİN HER ŞEYİ YAPARLAR?</title>
                                <description><![CDATA[Nazif Gündoğan / Ülke Postası Etik değer olmadan ekonomik değerin etkinliği olmaz, Son iki yüzyılda özellikle Batı dünyasında ekonomik ve kültürel alanda büyük bir değer kayması yaşan]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Nazif Gündoğan / Ülke Postası

Etik değer olmadan ekonomik değerin etkinliği olmaz, Son iki yüzyılda özellikle Batı dünyasında ekonomik ve kültürel alanda büyük bir değer kayması yaşandı. İnsanın özel ve sosyal hayatında etik değerler anlamını yitirirken, ekonomik değerler önem kazandı. Geçen yüzyılda, etik değerler bütünüyle gözardı edilerek, ekonomik değerlerin, eğitimden politikaya bütün alanların tek ve değişmez belirleyicisi olduğuna inanıldı. Bütün bilimler, hayatın etik boyutunu yok sayarak, ekonomik boyutu üzerinde yoğunlaştı.

Habil ve Kabil'den bu yana insanların bir arada ve barış içinde yaşayabilmeleri için, değişmez ekonomik ilkelerden önce, tartışılmaz ahlak ilkelerine ihtiyaç vardır. Çünkü kutsal kitaplarda sürekli vurgulandığı gibi: İnsan yalnızca ekonomik değerlere dayanarak, bütün boyutlarıyla hayatı yaşanır kılamaz. Bir insanın başka bir insanın kurdu olmaması için, Marx ve izleyicilerinin iddia ettikleri gibi, ekonomik değerlerin değil, etik değerlerin yönlendirici ve belirleyici olması gerekir.

Etik ya da ahlaki değerler, farklı din ve kültürden toplumların bir arada yaşamasında herkesin benimseyebileceği evrensel hukuk ve adalet ilkelerini oluşturur. Onlar toplumlar arasındaki ilişkilerde yardımlaşma ve dayanışmanın en önemli güvencesidir. Ekonomik değerlerin üretilebilmesi için, etik değerlerin hayatın bütün boyutlarına egemen olması gerekir. Ekonomik alanda başarı, toplumun bütün kesimlerinde iyilikleri özendirme yanında kötülükleri de önlemesini bilmeye dayanır.

Türkiye'nin Avrupa ile bütünleşme sürecinde sermaye ve insan gücü gibi, özgürlük ve hoşgörü gibi değerler de, birlik ülkeleri arasında vizesiz dolaşacaktır. Bütün canlılar arasında yalnızca insana özgü olan etik değerler, insanla birlikte ortaya çıkmıştır. İnsanın olduğu yerde ekonomik ve kültürel faaliyet vardır. Her iki alandaki başarı da, herkesin dört elle sarıldığı ortak etik değerlerin canlılığına bağlıdır. Dünyanın hiçbir yerinde etiksiz bir ekonomi güçlü olamayacağı gibi, ekonomisiz bir etiğin de anlamlı olması mümkün değildir.

Etik değerlerin başında iyilik yapmasını bilmek gerekir. Çünkü, kendisi için istediğini başkası için de, istemeyen bir kimse etik olgunluğa erişemez. Henry David Thoreau'nun dediği gibi: "İyilik asla başarısız olmayacak tek yatırımdır." Bunun için Anadolu'da "İyilik yapan iyilik bulur" denilir. Ekonomik, siyasal ve kültürel alanda iyilikleri büyütmeyen, her alanda kötülüklerle karşılaşmaktan kurtulamaz. Bunun için, dünyanın her yerinde, getirisi en yüksek olan yatırım, iyilik yapmasını bilmek olmuştur.

Aristo ünlü kitabı Politika'da "şehirleri iyi yaşamak için kurulmuş bir ortaklık" olarak görür. Şehir insanların hoşgörü içinde, birbirlerinin hak ve hukukuna saygı göstererek, yaşamak zorunda oldukları yerleşim alanıdır. Şehirlerin temelini de aileler oluşturur. Ailenin güçlü olduğu şehirde, etik değerler ile birlikte ekonomik değerler de güçlü olur. Aileyi de, hayatın bütün boyutlarında iyilik yapma imkanları güçlü kılar.

Toplumların gücünün kaynağında ekonomik değerlerden önce etik değerler vardır.

Değerlerin eğitimine yapılan yatırım, toplumun ekonomisine yapılan yatırımdır.

Nazif Gündoğan / Ülke Postası]]></content:encoded>
                                <image>https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/01/para-her-seydir-diyenler-para-icin-her-seyi-yaparlar.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/01/para-her-seydir-diyenler-para-icin-her-seyi-yaparlar.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/01/para-her-seydir-diyenler-para-icin-her-seyi-yaparlar.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/01/para-her-seydir-diyenler-para-icin-her-seyi-yaparlar.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.ulkepostasi.com/para-her-seydir-diyenler-para-icin-her-seyi-yaparlar-30496</link>
                                <pubDate>Mon, 20 Nov 2017 17:29:48 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>2018 yılın da Kamuya 110 bin yeni memur alınacak?</title>
                                <description><![CDATA[Başbakan Yıldırım, 2018 yılında kamuya 110 bin yeni memur alımı gerçekleştirileceğini açıkladı...]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Başbakan Binali Yıldırım, 2018 yılında kamuya toplamda 110 bin memur alınacağını söyledi. Başbakan Yıldırım, “36 bin sağlık personeli, 20 bin öğretmen, Adalet Bakanlığına 15 bin personel, 9 bin 500 Diyanet ve diğer kamu personelleri dahil 110 bin personel alınacak” dedi.]]></content:encoded>
                                <image>https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/12/2018-yilin-da-kamuya-110-bin-yeni-memur-alinacak.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/12/2018-yilin-da-kamuya-110-bin-yeni-memur-alinacak.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/12/2018-yilin-da-kamuya-110-bin-yeni-memur-alinacak.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/12/2018-yilin-da-kamuya-110-bin-yeni-memur-alinacak.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.ulkepostasi.com/2018-yilin-da-kamuya-110-bin-yeni-memur-alinacak-31464</link>
                                <pubDate>Sun, 24 Dec 2017 19:12:20 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>TAŞERON YASASININ TEHLİKELERİ!</title>
                                <description><![CDATA[Devlet Taşeron işçileri kadroya geçirme kararını tekrar tekrar gözden geçirmeli...]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Devlet Taşeron işçileri kadroya geçirme kararını tekrar tekrar gözden geçirmeli karar her ne kadar taşeronluk yoluyla devlete ve özellikle belediyelere sızan teröristlerin belediyelerden ve kamu devlet teşekküllerinin kasasından para hortumlayan kuruluş ve şirketlerin önünü kesmek olsada , devlette kadro alanların bir çoğunun kul hakkını gözetmeksizin, çalıştıkları bölümde gevşeyip rahatladıkları ve vatandaşa yarı yarıya hizmet sunmaları ve bazende ukalaca davranmaları yada, işleri uzatıp vatandaşları yordukları gözden kaçmaması gereken gerçeklerdir.

Egerki böyle bir düzenleme getirilecekse, bunun için mutlak kurallar konulmalı ve hatta bu işçileri işe almak ne kadar kolay ise hakkında şikayet olan ve herhangi bir başıboşluğu sezilen personelin işten atılmasıda o kadar kolay olmalı çünkü postu devlete atıp popoyu oraya serenlerin, "Nasilsa devlet çalışanıyım beni kimse işimden edemez beni kimse kovamaz " mantığıyla hareket etmeleri ve rahat davranmaları vatandaşın sinir uçlarına dokunuyor ve milleti devlete karşı soğutuyor.

Bakin...

hastanede görev yapan bir temizlik elemanının veyahut doktorun, hastaya,karşı yaptığı bir kustahlıktan dolayı veyahut devlet bankalarındaki veznedarların, iş saatinde kasalarında bulunmamalarından dolayı bekleyen vatandaşın kini ve siniri o şahsa değıl direk olarak DEVLETE PATLAR. kimse çalışana takılmaz. hedef direk olarak kurumun kendisidir. Bunu buradan yazmakta vede devletimizi uyarmakta bir beis görmüyor, bunu yazarkende iyileri ve görevini hakkıyla yapanları tenzih ediyorum...

sağlık ocakları başta olmak üzere sağlık kurumlarındaki başı boşluk devlette görevli personelin saat doldurma adına işi zamana yayma politikasi bunu yaparken de vatandaşın perişan edilmesi devlet bankalarındaki veznedarlarda görülen aşırı rahatlık  vurdumduymazlıķ vede vezneler de sadece bir iki personelin hizmet vermesi. geri kalan personelin nerelerde oldugunun muğullaklığı PTT gibi kurumlarda çalışanların vatandaşa "verdiginiz para sahte" ayağına yaptiğı gercek parayi sahte para ile değiştirme operasyonları Belediyelerde gorevli temizlik işçilerinin işi zamana yayma politikalari Belediye çalisanlarının vatandaşa hizmet götürürken uyguladıkları çifte standartlar daha örnek verilecek bir cok mevzu var.

Devlet taşeron yasasını getirirken bunların hepsinin onunu kesecek düzenlemeler ve kurallarda getirmek zorundadır, aksi taktirde bu yasa bir SAATLI BOMBADIR..VE DEVLETIN ELINDE PATLAR, çünkü bu ülkede vatandaş ne çektiyse, sırtını devlete dayamış gizli hainlerden çekti bu tip hainlerin önü alınmalı ve bu kadro işinin istismarı en baştan önlenmelidir.

Devlette görevli herkesin aldığı maaş garibanların hatta hatta tuyu bitmemiş yetimin rızkından kesiliyor Ve devlette görev yapan her kim olursa olsun iş saatinde gereksiz yere boşa geçirdigi bir dakikanin hesabını dahi veremez eğerki bu yasayı getirenler vatandaşın devlete odedigi verginin belkide onun cebindeki son kuruşu oldugunu goz onunde tutarak çalışan secmezse bu Dünyada olmasada öbür dünyada ebedi cehennemi tadar...

Diyeceklerim bu kadar...]]></content:encoded>
                                <image>https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/12/taseron-yasasinin-tehlikeleri.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/12/taseron-yasasinin-tehlikeleri.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/12/taseron-yasasinin-tehlikeleri.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/12/taseron-yasasinin-tehlikeleri.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.ulkepostasi.com/taseron-yasasinin-tehlikeleri-31499</link>
                                <pubDate>Fri, 29 Dec 2017 10:11:02 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>2018 Asgari üçret belli oldu?</title>
                                <description><![CDATA[Çalışma ve sosyal güvenlik bakanı  2018 Asgari ücret fiyatını açıkladı..]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[2018 Asgari üçreti açıkladı.net 1603 tl olarak belirlendi, Bu artışla 2018'de Asgari üçret yüzde 14.2 artış göstermiş oldu.

İşte Çalışanların alacağı yeni ücret

Yıllık olarak belirlenen 1 Ocak 2018 itibariyle asgari ücretnet olarak 1603 lira olarak belirlendi. Brüt rakam ise 2029 TL olacak.

Asgari ücrete yapılan bu zammın, yüzde 12 olarak açıklanan enflasyon rakamının üstünde gerçekleştirilmiş oldu.

Asgari ücret %14'lük bir zam ile1603 Tl oldu.
Elimize Agi ile birlikte 1800'ye yakın bir para geçecek.
Asgari ücrete Son 3 sene de % 52 civarında zam verildi.]]></content:encoded>
                                <image>https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/12/2018-asgari-ucret-belli-oldu.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/12/2018-asgari-ucret-belli-oldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/12/2018-asgari-ucret-belli-oldu.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/12/2018-asgari-ucret-belli-oldu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.ulkepostasi.com/2018-asgari-ucret-belli-oldu-31502</link>
                                <pubDate>Fri, 29 Dec 2017 19:12:13 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>ASGARİ UCRET BAHANE, DEVLETE SALDIRMAK ŞAHANE?</title>
                                <description><![CDATA[İyi ki başımızda devlet var. Bu ensesi kalın godomanlara kalsa bırakın işçiye aylık ücret ödemeyi işçinin sırtındaki kirli atlete bile göz diker...]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
                                <image>https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/12/asgari-ucret-bahane-devlete-saldirmak-sahane.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/12/asgari-ucret-bahane-devlete-saldirmak-sahane.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/12/asgari-ucret-bahane-devlete-saldirmak-sahane.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/12/asgari-ucret-bahane-devlete-saldirmak-sahane.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.ulkepostasi.com/asgari-ucret-bahane-devlete-saldirmak-sahane-31504</link>
                                <pubDate>Fri, 29 Dec 2017 21:13:19 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>2018 pasaport ve kimlik fiyatları belli oldu?</title>
                                <description><![CDATA[Maliye Bakanlığı pasaport ve kimliklerin  2018 yılında uygulanacak satış bedellerini belirledi...]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Maliye Bakanlığı, gelecek yıl ilgili kanunda "değerli kağıt" olarak belirlenen noter kağıtları 11 lira ile 22 lira arasında bedel alınacak. Pasaport bedeli ise yeni yıldan itibaren 108 lira olarak belirlendi.


	Kimlik kartları 18,50 lira,
	Aile cüzdanları 98,50 lira,
	Sürücü belgeleri ile sürücü çalışma belgeleri (karneleri) 134 lira,
	Motorlu araç tescil belgesi 120 lira,
	İş makinesi tescil belgesi 100 lira, her bir çek yaprağı için banka çekleri 6,50 lira, 
	Mavi Kart ise 10 liradan satılacak.


Değerli kağıt bedelleri şöyle:

Değerli Kağıdın Cinsi 2018 (TL)

Noter kağıtları:

Noter kağıdı: 11

Beyanname: 11

Protesto, vekaletname, re'sen senet: 22

Pasaportlar: 108

İkamet izni: 72

Doğum ve değiştirme nedeniyle düzenlenen Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı: 18,50

Kayıp nedeniyle düzenlenen Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı: 37

Aile cüzdanları: 98,50

Sürücü belgeleri ile sürücü çalışma belgeleri (karneleri): 134

Motorlu araç tescil belgesi: 120

İş makinesi tescil belgesi: 100

Banka çekleri (her bir çek yaprağı): 6,50

Mavi Kart: 10

Yabancı çalışma izni belgesi: 72

Çalışma izni muafiyeti belgesi: 72]]></content:encoded>
                                <image>https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/12/2018-pasaport-ve-kimlik-fiyatlari-belli-oldu.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/12/2018-pasaport-ve-kimlik-fiyatlari-belli-oldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/12/2018-pasaport-ve-kimlik-fiyatlari-belli-oldu.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/12/2018-pasaport-ve-kimlik-fiyatlari-belli-oldu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.ulkepostasi.com/2018-pasaport-ve-kimlik-fiyatlari-belli-oldu-31509</link>
                                <pubDate>Sat, 30 Dec 2017 14:24:40 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>2018 Yılında kamuya alınacak personel ve memur sayısı?</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
                                <image>https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/12/2018-yilinda-kamuya-alinacak-personel-ve-memur-sayisi.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/12/2018-yilinda-kamuya-alinacak-personel-ve-memur-sayisi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/12/2018-yilinda-kamuya-alinacak-personel-ve-memur-sayisi.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2017/12/2018-yilinda-kamuya-alinacak-personel-ve-memur-sayisi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.ulkepostasi.com/2018-yilinda-kamuya-alinacak-personel-ve-memur-sayisi-31519</link>
                                <pubDate>Sun, 31 Dec 2017 18:28:17 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>"Kanal İstanbul Projesi" güzergahı yarın açıklanıyor?</title>
                                <description><![CDATA[Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, 15 Ocak Pazartesi günü  yarın“Kanal İstanbul Projesi” güzergahını yarın açıklayacak...]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Türkiye'de olduğu gibi Dünyanında büyük ilgisini çeken projede artık sna yaklaşıldı, özellikle o bölgede yaşayan vatandaşlarımız "Kanal İstanbul Projesi" güzergahı nereden geçeceğini merakla bekliyor.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada ise Kanal İstanbul Projesi'nde beş alternatif üzerindeki çalışmaları sona getirdikleri söylemişti.

Amaçlarının bu sene yap-işlet-devret, kamu-özel iş birliği karma modeliyle projenin ihale süreçlerini başlatarak, hem kanalı yapmak hem de kanal güzergahındaki çarpık yapılaşmayı kentsel dönüşüm kapsamında TOKİ'den destek alarak çözmek olduğunu belirten Arslan, bu sene içinde kazmayı vurmayı hedeflediklerini de vurgulamıştı.

"DÜNYA KANAL İSTANBUL DAN BAHSEDECEK"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bu hafta başında AK Parti Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada "İnşallah bu yıl içerisinde onun da ihalesi yapılacak, dünyada adından bahsettirecek en önemli yatırımlardan biri olacak" açıklamasını yapmıştı.]]></content:encoded>
                                <image>https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/01/kanal-istanbul-projesi-guzergahi-yarin-aciklaniyor.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/01/kanal-istanbul-projesi-guzergahi-yarin-aciklaniyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/01/kanal-istanbul-projesi-guzergahi-yarin-aciklaniyor.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/01/kanal-istanbul-projesi-guzergahi-yarin-aciklaniyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.ulkepostasi.com/kanal-istanbul-projesi-guzergahi-yarin-aciklaniyor-31585</link>
                                <pubDate>Sun, 14 Jan 2018 08:43:23 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Her gün 5 milyon ekmek çöpe gidiyor?</title>
                                <description><![CDATA[İsraf, sadece Türkiye’nin değil bütünüyle insanlığın sorunu haline geldi. Bu toplum, tükettiğinin üçte birini israf eder noktaya geldiyse, bu konforun sorumsuzluğa dönüşmesinin sonucudur...]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[İsraf, sadece Türkiye’nin değil bütünüyle insanlığın sorunu haline geldi. Bu toplum, tükettiğinin üçte birini israf eder noktaya geldiyse, bu konforun sorumsuzluğa dönüşmesinin sonucudur. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin yaptığı araştırma nasıl bir felaketle yüz yüze olduğumuzu göstermektedir. Gelin ürpererek bu rakamlara birlikte bakalım:
Ekmek üretimi; günde 22.719 ton, yılda 8,29 milyon ton, günde 90,9 milyon adet, yılda 33,2 milyar adettir.

Ekmek tüketimi; günde 21.496 ton, yılda 7,85 milyon ton, günde 86 milyon adet, yılda 31,4 milyar adettir.

Ekmek israfı; günde 1.223 ton, yılda 447 bin ton, günde 4,9 milyon adet, yılda 1,79 milyar adettir.
İsraf oranı; üretilen ekmeğin % 5,4’u israf edilmektedir.

Bir günde israf edilen 4,9 milyon adet ekmeğin; 3 milyonu fırınlarda (% 62,1), 1,4 milyonu hanelerde (% 27,7),0,5 milyonu personel ve öğrenci yemekhaneleri ile lokanta ve otellerde (% 10,2) israf edilmektedir.

Yılda 18 milyon ton meyve ve sebzenin israfıyla devasa çöp yığınları oluşuyor. Bütün bunlar neticesinde sadece yıllık 214 milyar Liramız değil, aynı zamanda alın terimiz, servetimiz, dahası geleceğimiz heba oluyor.

Bir toplum bu kadar mı sorumsuzdur? 

Düşünelim bir defa, 241 milyar liraya neler yapılmaz ki? 

Eğer biz evimizde bir lokma ekmeği olsun israf ediyorsak, bu vebal yükünün altına giriyoruz demektir.

Bakınız 1 Dünya savaşından bir hatıra vardır:
“1. Dünya Savaşında, cephededirler. Toplarını çeken katır şarbon hastalığına yakalanır ve ölür. Başlarındaki komutanları, katırı, ordunun tuvalet olarak kullandığı yerin çukuruna gömdürür. İki asker gece sürünerek giderler, bu katırın bir bacağını kesip alırlar, yıkayarak pişirip yerler. Daha sonraki günlerde bunların takımında bulunan bütün askerler açlıktan ve onun getirdiği hastalıktan ölür, bu iki hayatta kalmayı başarırlar.”

Böyle acıları yaşamış bir neslin çocuklarıyız. Şimdi sorumsuz, duyarsız, tutarsız bir toplum haline geldik. İşin düşündürücü tarafı, bu israfın yüzde 62’sinin daha ekmek piyasaya çıkmadan fırınlarda meydana gelmesidir, Bu kaybın bedeli fırınlardan çıkmıyor elbette. Ekmeğin maliyetine ilave edilerek vatandaştan alınmaktadır. Bu denetim yetersizliğinin bizi ne gibi maddi kayıplara götürdüğünün göstergesidir. Bir tarafta çöpten ekmek toplayan fakir insanlar, öbür tarafta günde beş milyon ekmeği çöpe gönderen duyarsızlık.

Bu felaketin ekonomik boyutu böyle, bir de sosyal ve ahlaki tarafı var meselenin.
Dünyada 800 milyon insan gece yastığına başını aç olarak koymaktadır.
Yarınımızın bize ait olmasını istiyorsak, bugünümüze sahip çıkmamız gerekir. Unutmamamız gerekir ki, israfta payı olan herkesin bu ülkenin maddi kaybındaki manevi sorumluluktan da payı vardır. Çünkü israfı başkaları değil biz yapıyoruz…]]></content:encoded>
                                <image>https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/02/her-gun-5-milyon-ekmek-cope-gidiyor.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/02/her-gun-5-milyon-ekmek-cope-gidiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/02/her-gun-5-milyon-ekmek-cope-gidiyor.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/02/her-gun-5-milyon-ekmek-cope-gidiyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.ulkepostasi.com/her-gun-5-milyon-ekmek-cope-gidiyor-31687</link>
                                <pubDate>Sat, 10 Feb 2018 14:14:02 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Bank Asya İçin Yargıtay Kararı?</title>
                                <description><![CDATA[Yargıtay, Terörist Başı Fetullah Gülen'in 15 Ocak 2014 Tarihli "Bank Asya'ya Para Yatırılması" Talimatını Milat Kabul Etti...]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[ 

Yargıtay, Terörist Başı Fetullah Gülen'in 15 Ocak 2014 Tarihli "Bank Asya'ya Para Yatırılması" Talimatını Milat Kabul Etti.

Yani Bu Tarihten Sonra Örgüt Bankasına Para Yatırmak, Suç Teşkil Etmekte ve Ceza/İhraca Dayanak Kılınmaktadır.]]></content:encoded>
                                <image>https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/02/bank-asya-icin-yargitay-karari.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/02/bank-asya-icin-yargitay-karari.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/02/bank-asya-icin-yargitay-karari.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/02/bank-asya-icin-yargitay-karari.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.ulkepostasi.com/bank-asya-icin-yargitay-karari-31716</link>
                                <pubDate>Sat, 17 Feb 2018 21:46:43 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Ekonomik Dipnotlar?</title>
                                <description><![CDATA[Ekonomik Dipnotlar,  Gündüz Demirhan yorumudur...]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Özel Haber/Gündüz Demirhan/Ülke Postası

(Bu yazdıklarının hiç biri, Laik Demokratik Türkiye Cumhuriyetinde yaşanmamıştır.)

Yıl 1999... 
Tacirler Menkul Değerlerde, imkb üye temsilcisi (broker) olarak çalışıyordum. Borsada, banka ve aracı kurumların işlem hacmine göre, her altı ayda bir temsilci sayısı artar veya azalırdı.
Dolayısı ile şirketler arası çalışanlarda da bir sirkülasyon olurdu.

Böyle bir dönem sonunda, bir akşam, Hayyam Garipoğlu'nun Sümerbank'ının aracı kurumu olan, Sümer Yatırım'a gidip görmek istemiştim.

Ayazağa İşmerkezi 18. kat... 
Günah mı bilmem ama haliyle o kadar kat, (Allah affetsin) asansörle çıktık. (Zaten o zamanlar, bugünkü asansör muhabbeti de yoktu.) Ancak, yukarı çıkarken bindiğimiz asansörde (İzel, Çelik, Ercan grubundan) İzel de vardı. Laf aramızda çok çirkin bir kızdı.

Borsa'da seans saat 16'da bitiyordu. Şirket merkezinde çalışanlar ise 18'e kadar çalışırdı. Bizi yani brokerleri saat 10-12 ve 14-16 arası çalışan, ayrıca yüksek maaş alan ayrıcalıklı ve kibirli birileri olarak gördüklerinin farkındaydım.
Aslında öyleydik te...

Sümer Yatırım seans salonunda oturuyorduk. Genel müdür odası yazan yerin önünden bağırma sesleri duyduk... Herkes susmuştu.
Bağıran genel müdürdü.
Bayağı bir hakaret saydırmıştı.
Gerekçesini bir süre sonra ablası bizim şirkette çalışan Selma isimli dealer kızdan öğrenmiştim.

Suç?
Koyu renk takım elbise ve siyah ayakkabılı bir kıyafette, beyaz çorabın farkedilmiş olmasıymış.

1995-2001 borsacılık yıllarımda, bir daha böyle bir bağırma görmedim.
Gerçi bir ara imkb'de, Tansu Çiller, Deniz Baykal ve Ufuk Söylemez'i yuhalamıştık ama öyle şeyimizi yırtarcasına bağırmamıştık.

Bir daha, beyaz çorap ta giymedim. Demek ki mesele çok ama çok önemliydi. Sanırım, beyaz olmasından ve çabuk kirleniyor olmasındandı ki, istenmiyordu.

Sümer Yatırım, Ak Yatırım ve Eti Menkul Değerler arasından seçimimi, en yüksek maaş veren Eti'den yana kullanmıştım. (Sonra oraya devlet el koydu. Ben işten çıkartıldım. Trafik kazası ve bir yıl sağ kolumu kullanamadım.)

O günden sonra, Sümerbank ve Hayyam Garipoğlu hep takibimde oldu. (Son 5 yıldır hiç haberim yok.)

Petrol Ofisini ilk alan da oydu.
Sonra elinden geri aldılar.

Hakkında çok ilginç hikayeler vardı.
Kimine göre Cezayir asıllı müslüman, kimine göre Endülüs kökenli bir Yahudi...
Ama her ne olursa olsun kafası para konusuna çok iyi çalışan biri olduğuna inanıyordum.

Bir defasında, Çeçen militanlarca kaçırılmıştı... Üç ay rehin tutuldu. (Hemen google amcaya sormaya kalkmayın, bilmez.) 
Rivayete göre kurtarılmasında katkısı bulunan Alaattin Çakıcı, bu olaydan sonra bir süre düzenli ödemesini aldı. Aslında rivayet değil, ödeme alan vekil kişinin kardeşi ile aynı şirkette çalıştım. Biraz da oradan biliyorum.

Neyse, ayrıntı çok...
Hikaye uzadıkça uzar.

2000 yılına gelelim..
Bankalara teker teker el konulurken, bir gün Sümerbank adını duyduk. Siz belki şaşırmadınız ama ben çok şaşırmıştım. Hem de çok...

Bu arada şunu iyi bilelim.
O bankalara el koyma olaylarında gerçekten batık sadece beş banka vardı ve onlardan da ikisine el konulmadı. Bunu her türlü ispatlarım. El konulmayan bankalar, Mesut Yılmaz'ın Tekstilbank'ı ve Aydın Doğan'ın Dışbank'ı idi. Bu iki banka da, o dönem aylarca maaş ödeyemediler.

Öyleyse bankalara neden el konulmuştu?
Söyleyeyim.
Deprem yardım paraları ile memur maaşı ödeyen hükümet, kaynak arayışında idi.

Günah almıyorum.
Tahmin etmiyorum.
Net rakamlarla söylüyorum.
Sümerbank'a, tahvil ve bono artısı fon olarak 600 milyon dolar iken, el konuldu. Bu veriler MB'nin yayınladığı resmi raporlarda da paylaşılmıştı. Devlet iç borçlanma tahvil ve bonoları borsa işlemleri ile alınmıştı.

Bankalara el konulurken, neden hiç bir banka sahibinin mal varlığına el konulmadı sanıyorsunuz? 
Basit bir kanun çıkarmak o kadar da mı zordu?

Diyeceksiniz ki...
Banka sahipleri niye sustu?
Çünkü, paranın kazanıldığı yöntem de temiz değildi. (Bu konu, çok uzun ve iyice anlatılması gereken ayrıntılar içermektedir.)

Nedense aklıma geldi bu konular.

Bir de Cem Garipoğlu meselesi var.
Bir baro başkanının savunduğu ve şu sevgilisini öldürdüğü iddia edilen, zengin züppe çocuk hikayesi...

Şahsi fikrimdir. Konu ile ilgili medyada yazılan ve çizilen hikayenin tamamı yalandır. 
Tamamı varsayımdır.
Belki bir tek doğruya yakın cümleyi Münevver'in babası Süreyya Karabulut kurmuştu.
"Ben bütün bunları tek kişinin yaptığına inanmıyorum. Hele bir çocuğun yaptığına hiç inanmıyorum."

Ben de inanmıyorum.
Çünkü Hayyam Garipoğlu kendine emanet edilen, Malki'ye ait paraların tamamını teslim etmemişti.
Bir şeyle tehdit edilmesi gerekiyordu.
Kaçırmalar filan etkili olmamıştı.

Ve daha neler neler...
En namuslu bildiğimiz gazeteciler en şerefsizleri idi... Onlardan da şahit olduklarım var.

Vel hasılı kelam... Uzun oldu.
Allah helalinden kazanıp, sağlıkla yemek nasip etsin.
Müslümandan haram lokma uzak olsun.
Haram lokma, dua ile gideceği yer arasında perdedir.

Selam ve dua ile kalın.

Özel Haber/Gündüz Demirhan/Ülke Postası]]></content:encoded>
                                <image>https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/02/ekonomik-dipnotlar.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/02/ekonomik-dipnotlar.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/02/ekonomik-dipnotlar.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/02/ekonomik-dipnotlar.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.ulkepostasi.com/ekonomik-dipnotlar-31759</link>
                                <pubDate>Wed, 21 Feb 2018 19:44:33 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Şeker Fabrikaları Konusu?</title>
                                <description><![CDATA[Özelleştirme ve kamu maliyesi konularında görüşüm sabittir. Devlet iktisadi anlamda öncülük görevini yapar, kanunları hazırlar ve kenara çekilir...]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Özel Haber Gündüz DEMİRHAN / Ülke Postası

Özelleştirme ve kamu maliyesi konularında görüşüm sabittir.

Devlet iktisadi anlamda öncülük görevini yapar, kanunları hazırlar ve kenara çekilir.

Sabah bir yorum okudum.

Aynı benzer yorumları, koca koca tirajları olan koca koca adları olan malum gazetelerin geri zekalı ekonomi özürlü köşe yazarları da yazmış meğer... hani zaten azıcık olan iktisadi bilgim hasar görmesin diye okumadığım, her şeyi bilen köşe yazarları...

Sonuç bir açıklama yapmam ve konuya dokunmam elzem oldu.

Mesele şöyle...
Resmi Gazete bilgileri...

14 şeker fabrikası özelleştirilecek.

Şartname alma bedeli 10 bin lira... Yani ihaleye katılıp katılmama şartlarını 10 bin lira vererek öğrenebilirsin.

Geçici teminat bedelleri:
Erzincan, Erzurum, Kastamonu, Alpullu, Elbistan ve Muş fabrikaları için 3 milyon lira.
Bor, Kırşehir, Yozgat ve Burdur fabrikaları için 4 milyon lira.
Çorum, Ilgın, Turhal ve Afyon fabrikaları için 5 milyon lira.

Şimdi kalkıp yorum yapmışlar...
Neymiş?
"40 milyon karı olan fabrikalar, nasıl 54 milyona satılıyormuş?"

Cevap:

Öncelikle kar 40 milyon değil. İlerleyen zamanlarda gerekli yatırımları yapmazsan, fabrika başı bu kadar zarar edebilirsin. Şu anda bile dünya maliyetinin 2,5 misli daha fazla maliyetle şeker üretimi yapılmaktadır.

Sonra, bu yukarıdaki geçici teminat bedeli şartnamede ve resimi gazetede de yazdığı şekilde en az yüzde 3 olmak üzere belirlenmiştir. Yani, 3 milyon geçici teminat bedeli olan fabrikanın en az 100 milyona satılması planlanmaktadır.

(6 fabrika x 100 milyon) = 600 milyon
(4 fabrika x 133,3) = 533 milyon
(5 fabrika x 166,6) = 833 milyon

Toplamda, 1 milyar 966 milyon rakamı ihale için beklenen en az gelirdir.

Hesap bu.
Yanlış varsa buyrun.

Ve en önemli konu.

Aslında Şeker fabrikaları taaa 1972 yılında özelleştirilmişti.

Nasıl mı?
Yönetimlerine bakın...

Şekerbank, Pankobirlik benzeri yan kurumlar gibi, yine aynı kişilerin ve belli bir grubun çiftliği durumunda. Bir defa 1984 yılından beri yakın zamana kadar, 30 yıla yakın zamandır aynı genel müdür ve aynı yönetim kurulu başkanı söz konusu... Kardeşi de Şeker Yatırım'da genel müdür.

1997 yılında Şekerbank halka arzında beraber çalıştık o nedenle iyi biliyorum.

Böyle bilinsin.
Benden bu kadar.

Selam ve dua ile kalın.

Özel Haber Gündüz DEMİRHAN / Ülke Postası]]></content:encoded>
                                <image>https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/03/seker-fabrikalari-konusu.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/03/seker-fabrikalari-konusu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/03/seker-fabrikalari-konusu.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/03/seker-fabrikalari-konusu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.ulkepostasi.com/seker-fabrikalari-konusu-31776</link>
                                <pubDate>Thu, 08 Mar 2018 09:55:34 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Grant Thornton'un 'Kadın Yöneticiler 2018' Araştırması?</title>
                                <description><![CDATA[Grant Thornton’un 35 ülkeden 2.500 katılımcı ile yaptırdığı araştırma sonuçlarına göre Türk şirketlerdeki kadın yönetici ortalaması, G7 ülkeleri ortalamasının üzerinde...]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Grant Thornton’un araştırmasına göre Türk şirketlerdeki kadın yönetici ortalaması, G7 ülkeleri ortalamasının üzerinde.

 

Türk şirketlerdeki kadın yönetici oranı 2012’den 2016’ya 11 puanlık bir düşüş yaşamışken, 2016’dan 2018’e 7 puanlık artış gösterdi. Türkiye’de 2016’da %20 olan kadın yönetici oranı 2018’de %27 oldu.

07 Mart 2018

 


	Bağımsız denetim, vergi, muhasebe ve danışmanlık firması Grant Thornton tarafından 35 ülkeden 2.500’den fazla katılımcı ile yapılan araştırmaya göre, Türkiye’de yönetimdeki kadın yüzdesi, 2016’da %20 iken, 2017’de %23 ve 2018’de %27 oldu.  
	Türkiye, %27’lik kadın yönetici oranı ile 35 ülke arasında 22. sırada.
	Türkiye, %27’lik kadın yönetici oranı ile, %25’lik Kanada, %23’lük Almanya, %22’lik İngiltere, %21’lik Amerika ve %19’luk Hollanda’dan daha iyi durumda.
	Global ortalamada, yönetimdeki kadın oranı 2017 yılına kıyasla %1 oranında düşüş gösterdi. 2017’de %25 olan ortalama, 2018’de %24 oldu.
	Global ortalamada, yönetiminde en az 1 kadın olan şirket oranı 2017’de %66’dan 2018’de %75’e yükseldi.
	Global ortalamada, üst yönetiminde hiçbir kadın olmayan şirket oranı 2017’da %34 iken, 2018’de %25’e gerileyerek 9 puanlık bir düşüş gösterdi. 
	Kadın yönetici oranlarının en yüksek olduğu ülkeler sırasıyla %47 ile Filipinler,


%43 ile Endonezya, %42 ile Tayland ve %41 ile Rusya.


	Araştırmaya katılan Japon şirketlerin %69’unda, Hollandalı ve Avusturyalı şirketlerin %44’ünde hiçbir kadın yönetici yok.
	Önceki yıllarda olduğu gibi, G7 ülkeleri, kadın yönetici oranları açısından dünyanın birçok bölgesinden daha geri durumda. Global ortalama %24 iken, G7 ülkeleri %21’lik ortalama ile global ortalamanın altında. %21’lik G7 ortalaması, %27’lik Türkiye ortalamasının 6 puan altında.
	Global ortalamada, kadın yöneticinin en yüksek olduğu sektör %33 ile turizm&seyahat sektörü.


 

07 Mart 2018/İstanbul – Bağımsız denetim, vergi ve danışmanlık firması Grant Thornton’un her yıl 08 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde hazırladığı araştırmanın 2018 tekrarı yayınlandı. 35 ülkeden 2.500 katılımcı ile gerçekleştirilen araştırmaya göre global ortalama, 2012’den 2018’ye %21’den %24’e 3 puanlık bir artış yaşarken, Türkiye ortalaması yine aynı dönem içinde, %31’den %27’ye 4 puanlık bir düşüş yaşıyor. Yine de Türkiye için sevindirici olan ise, 2016’dan 2018’e 7 puanlık artış olması.  

 


	
		
			
			 
			
			
			 
			
			
			Son 7 yılın kadın yönetici oranları 
			
		
		
			
			 
			
			
			2018
			
			
			2017
			
			
			2016
			
			
			2015
			
			
			2014
			
			
			2013
			
			
			2012
			
		
		
			
			Doğu Avrupa Ülkeleri
			
			
			36
			
			
			38
			
			
			35
			
			
			35
			
			
			37
			
			
			34
			
			
			 
			
		
		
			
			BRIC Ülkeleri
			
			
			29
			
			
			29
			
			
			26
			
			
			24
			
			
			32
			
			
			28
			
			
			26
			
		
		
			
			Türkiye
			
			
			27
			
			
			23
			
			
			20
			
			
			26
			
			
			25
			
			
			30
			
			
			31
			
		
		
			
			Avrupa Birliği Ülkeleri
			
			
			27
			
			
			26
			
			
			24
			
			
			26
			
			
			23
			
			
			25
			
			
			24
			
		
		
			
			Asya Pasifik Ülkeleri
			
			
			23
			
			
			25
			
			
			23
			
			
			20
			
			
			25
			
			
			29
			
			
			19
			
		
		
			
			G7 Ülkeleri
			
			
			21
			
			
			22
			
			
			22
			
			
			21
			
			
			21
			
			
			21
			
			
			18
			
		
		
			
			Kuzey Amerika
			
			
			21
			
			
			23
			
			
			23
			
			
			21
			
			
			22
			
			
			21
			
			
			18
			
		
		
			
			Global
			
			
			24
			
			
			25
			
			
			24
			
			
			22
			
			
			24
			
			
			24
			
			
			21
			
		
		
			
			*Gruplara dahil olan ülkeler listesi en sonda verilmiştir. 
			
			
			 
			
			
			 
			
			
			 
			
			
			 
			
			
			 
			
			
			 
			
			
			 
			
		
		
			 
			 
			 
			 
			 
			 
			 
			 
			 
			 
		
	


 

Bölge ortalamaları olarak ele alındığında, geçen yılki araştırma sonuçlarında olduğu gibi, G7 ülkeleri ile Kuzey Amerika ülkeleri en kötü performansı gösteren iki bölge olarak öne çıkıyor. G7 ülkeleri özelinde sonuçlara bakıldığında, bu ülkelerdeki kıdemli yönetici rollerinin sadece %21’i kadınlar tarafından temsil edilirken, G7 şirketlerinin %29’unda hiçbir kadın yönetici bulunmaması dikkat çekiyor. Diğer taraftan, Baltık ve Doğu Avrupa ülkeleri, %36’lık oranlar ile en yüksek kadın yönetici oranlarına sahip bölgeler olarak öne çıkıyor. Araştırmanın lider ülkesi Filipinlerde kadın yönetici oranı %47 iken (geçen yıla göre 7 puanlık artış), Filipinler’in ardından %43 ile Endonezya, %42 ile Tayland ve %41 ile Rusya geliyor.

 


	
		
			
			Son iki yılın kadın yönetici yüzdeleri
			
			 
			
			Son iki yılın kadın yönetici yüzdeleri (Soldan devam)
			
		
		
			
			#
			
			
			 
			
			
			2018
			
			
			2017
			
			 
			
			#
			
			
			 
			
			
			2018
			
			
			2017
			
		
		
			
			1
			
			
			Filipinler
			
			
			47
			
			
			40
			
			 
			
			20
			
			
			Malezya
			
			
			28
			
			
			24
			
		
		
			
			2
			
			
			Endonezya
			
			
			43
			
			
			46
			
			 
			
			21
			
			
			Avusturya
			
			
			27
			
			
			 
			
		
		
			
			3
			
			
			Tayland
			
			
			42
			
			
			31
			
			 
			
			22
			
			
			Türkiye
			
			
			27
			
			
			23
			
		
		
			
			4
			
			
			Rusya
			
			
			41
			
			
			47
			
			 
			
			23
			
			
			İspanya
			
			
			27
			
			
			27
			
		
		
			
			5
			
			
			Litvanya
			
			
			36
			
			
			37
			
			 
			
			24
			
			
			Yunanistan
			
			
			26
			
			
			20
			
		
		
			
			6
			
			
			Estonya
			
			
			36
			
			
			40
			
			 
			
			25
			
			
			Finlandiya
			
			
			26
			
			
			27
			
		
		
			
			7
			
			
			İtalya
			
			
			34
			
			
			27
			
			 
			
			26
			
			
			Kanada
			
			
			25
			
			
			23
			
		
		
			
			8
			
			
			Meksika
			
			
			34
			
			
			24
			
			 
			
			27
			
			
			Almanya
			
			
			23
			
			
			18
			
		
		
			
			9
			
			
			Polonya
			
			
			34
			
			
			40
			
			 
			
			28
			
			
			Arjantin
			
			
			23
			
			
			15
			
		
		
			
			10
			
			
			Botsvana
			
			
			33
			
			
			31
			
			 
			
			29
			
			
			İngiltere
			
			
			22
			
			
			19
			
		
		
			
			11
			
			
			Fransa
			
			
			33
			
			
			31
			
			 
			
			30
			
			
			Amerika
			
			
			21
			
			
			23
			
		
		
			
			12
			
			
			Ermenistan
			
			
			32
			
			
			31
			
			 
			
			31
			
			
			Hindistan
			
			
			20
			
			
			17
			
		
		
			
			13
			
			
			İrlanda
			
			
			32
			
			
			26
			
			 
			
			32
			
			
			Hollanda
			
			
			19
			
			
			20
			
		
		
			
			14
			
			
			Çin
			
			
			31
			
			
			31
			
			 
			
			33
			
			
			Yeni Zelanda
			
			
			18
			
			
			20
			
		
		
			
			15
			
			
			Nijerya
			
			
			30
			
			
			29
			
			 
			
			34
			
			
			Avustralya
			
			
			15
			
			
			23
			
		
		
			
			16
			
			
			Singapur
			
			
			30
			
			
			30
			
			 
			
			35
			
			
			Japonya
			
			
			5
			
			
			7
			
		
		
			
			17
			
			
			Brezilya
			
			
			29
			
			
			19
			
			 
			
			 
			
			 
			
			 
			
			
			 
			
		
		
			
			18
			
			
			İsveç 
			
			
			29
			
			
			28
			
			 
			
			 
			
			 
			
			 
			
			
			 
			
		
		
			
			19
			
			
			Güney Afrika Cumhuriyeti
			
			
			29
			
			
			28
			
			 
			
			 
			
			
			Global Ortalama
			
			
			24
			
			
			25
			
		
	


 

‘Çeşitlilik’ konusuna bakış 

 

Grant Thornton’un araştırmasının bu yıl özel olarak incelediği konulardan birisi iş yerinde ‘çeşitlilik’. İşletmeler, hedefledikleri pazarlara etkili bir şekilde entegre olabilecekleri karar mekanizmasına ve bu mekanizmayı sağlıklı bir şekilde sürdürecek çeşitte bakış açısına sahipler mi? Araştırmaya katılan şirketlerin %40’ı, etnik, yaş ve cinsiyet çeşitliliğinin şirketlerinin başarısı için kilit önemi olduğu görüşünde ama sadece %14’ü, kıdemli yönetici kadrolarında çeşitliliği arttırmak için özel plan yapmış durumda. Global ortalamaya bakıldığında, katılımcıların %51’i işletmelerinin gelecek başarısı için yaş çeşitliliği konusunun önemli olduğunu düşünüyor ama toplam katılımcıların sadece %16’sı, yaş çeşitliliğini arttırmak konusunda özel bir plan yapmış durumda. Benzer şekilde, cinsiyet çeşitliliğinin önemli olduğunu düşünenlerin oranı %38 iken, bu konuda gerçek bir iş planı yapmış olanların oranı sadece %14.

Yöntem

Bu araştırma, Grant Thornton tarafından 35 ülkeden 2.500’ün üzerinde temsilci ile, ağırlıklı olarak telefon görüşmeleri aracılığıyla olmak üzere anket yöntemi ile yaptırılmıştır. Katılımcılar CEO’lar, yönetim kurulu başkanları, yönetici direktörler veya diğer kıdemli yöneticilerden oluşmaktadır. Türkiye’den 100 şirket araştırmada yer almıştır. Katılımcılar farklı ölçek ve sektörlerden şirket temsilcileridir.

 


	
		
			
			Ülke Gruplarının açıklamaları 
			
		
		
			
			Doğu Avrupa Ülkeleri
			
			
			Ermenistan, Polonya, Rusya, Türkiye
			
		
		
			
			BRIC Ülkeleri
			
			
			Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin
			
		
		
			
			Avrupa Birliği Ülkeleri
			
			
			Fransa, Almanya, Yunanistan, İrlanda, İtalya, Hollanda, Polonya, İspanya, İsveç, İngiltere, Amerika, Finlandiya, Estonya, Litvanya
			
		
		
			
			Asya Pasifik Ülkeleri
			
			
			Avustralya, Çin, Hindistan, Endonezya, Japonya, Malezya, Yeni Zelanda, Filipinler, Singapur, Tayland
			
		
		
			
			G7 Ülkeleri
			
			
			Amerika, İngiltere, Japonya, İtalya, Almanya, Fransa, Kanada
			
		
		
			
			Kuzey Amerika
			
			
			Amerika, Kanada
			
		
		
			
			Araştırma kapsamında farklı gruplar da olmakla birlikte bu özete dahil edilmemiştir. 
			
		
	


 

Daha fazla bilgi için:

Hilal Baltacı – Pazarlama ve İş Geliştirme Müdürü

hilal.baltaci@tr.gt.com

0212 373 00 00 – 122

Grant Thornton hakkında 

Türkiye'de 1986 yılında faaliyetlerine başlayan Grant Thornton Türkiye sektörünün lider kuruluşlarından biridir. Merkez ofis İstanbul'da olmak üzere, Ankara ve Bursa’da bulunan ofislerinde, yaklaşık 200 kişilik çalışan grubuyla hizmet vermektedir. Farklı ölçek ve sektörlerden firmalara denetim, vergi ve danışmanlık hizmetleri sunan Grant Thornton Türkiye'nin müşteri grubunda, halka açık şirketler, farklı büyüklüklerde aile şirketleri, yabancı sermayeli şirketler ve çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren holdingler bulunmaktadır. Dünyanın 130'dan fazla ülkesinde, yaklaşık 50.000 çalışan ile denetim, vergi ve danışmanlık hizmetleri sunan Grant Thornton International'ın üyesidir.]]></content:encoded>
                                <image>https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/03/grant-thornton-un-kadin-yoneticiler-2018-arastirmasi.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/03/grant-thornton-un-kadin-yoneticiler-2018-arastirmasi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/03/grant-thornton-un-kadin-yoneticiler-2018-arastirmasi.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/03/grant-thornton-un-kadin-yoneticiler-2018-arastirmasi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.ulkepostasi.com/grant-thorntonun-kadin-yoneticiler-2018-arastirmasi-31774</link>
                                <pubDate>Thu, 08 Mar 2018 17:09:18 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>İMF"ye borçlanmanın bedeli?</title>
                                <description><![CDATA[İMF"ye borçlanmanın bedeli Küresel papazlar, İMF aracılığıyla borçlanan ülkenin ekonomi ve dış politikasını doğrudan, iç politikasını da dolaylı olarak tahakküm altına alırlar...]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Özel Haber Mehmet Çetin / Ülke Postası

İMF"ye borçlanmanın bedeli sadece faiz ödemek değildir.

Küresel papazlar, İMF aracılığıyla borçlanan ülkenin ekonomi ve dış politikasını doğrudan, iç politikasını da dolaylı olarak tahakküm altına alırlar. Dolayısıyla İMF"ye borçlanmanın asıl etkisi, ülkenin siyasi ve bağımsızlık duruşu üzerine tesir eder.

Böylelikle borçlu ülkeler kısır bir döngüye hapsedilerek, o borcu ödeyecek kazanım üretemez hâle getirilir ve her konuda kullanıma elverişli birer aparata dönüştürülürler.

Elinizi verirsiniz ama zamanla kolunuzu ve gövdenizi kaptırırsınız.

Bu hakikati kavrayamayanlar, memleketimizin son yüzyılda yarı sömürge bir nizama maruz kalmış meş"um ahvalini idrak edemezler. Nitekim anlamak için okumak ve dinlemek yetmez; düşünmek de lazım. Azıcık da, vatanın istikbaline ve istiklaline yönelik kaygı taşımak gerek elbet.

Bu yöntem, salt kendine odaklanan zihinlerde işe yaramaz.

Özel Haber Mehmet Çetin / Ülke Postası]]></content:encoded>
                                <image>https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/03/imf-ye-borclanmanin-bedeli.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/03/imf-ye-borclanmanin-bedeli.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/03/imf-ye-borclanmanin-bedeli.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/03/imf-ye-borclanmanin-bedeli.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.ulkepostasi.com/imfye-borclanmanin-bedeli-31775</link>
                                <pubDate>Thu, 08 Mar 2018 17:47:22 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Türkiye ekonomisi yüzde 7,4 büyüdü mü? </title>
                                <description><![CDATA[Tahminler yüzde 5 seviyelerinde idi. Revizyonları saymıyorum. Bu oran, Çin, ABD veya Avrupa ülkelerinden birinde olsa idi, kendini dünyanın geleceği ilan ederdi...]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Özel Haber / Gündüz Demirhan / Ülke Postası

Ekonomik Büyüme Ne Demektir?

Türkiye ekonomisi yüzde 7,4 büyüdü mü? 
TÜİK verilerine göre, hiç tartışmasız "evet, büyüdü."

Tahminler yüzde 5 seviyelerinde idi. Revizyonları saymıyorum. Bu oran, Çin, ABD veya Avrupa ülkelerinden birinde olsa idi, kendini dünyanın geleceği ilan ederdi. Bakmayın siz şimdi geçmişi unutup ta "büyümeden bize ne fayda?" diyenlere... Büyüme çok önemli...

Niye mi?

Anlatacağım.

Ama önce bugüne ait bir başka haber...

En büyük yatırım bankalarından biri olan Goldman Sachs bizimle yani Türkiye ile ilgili bir açıklama yaptı:

"Türkiye, 2018 yılında yüzde 4 büyüyecek."

Bayram değil, seyran değil, Bu açıklamayı niye bugün yaptı?

Geçen yıl bu zamanlar da yüzde 3 gibi tahminler yapılmıştı. İkinci çeyrek ortasında tahminde revizyon yapmışlar ve yüzde 6 belki demişlerdi. Bugün de, 29 çeyrektir süren bu büyümeyi hazmedemedikleri görünüyor.

"Siz bugüne bakmayın, seneye bu oran nasılsa düşecek" demeye getiriyorlar. Çok ucuz bir itibar düşürme operasyonu...

Büyüme önemlidir.

Gelir düzeyini yükseltmenin en güvenilir yöntemi ekonomiyi büyütmektir.

Doğal bir sonuç olarak, büyüme önce zenginleri daha zengin yapar. Ama bu durum, fakirin daha fakir olması demek değildir.

Büyüme sonrası yeniden gelir dağılımı düzenlemesi yapılmazsa, sürdürülebilirlik olmaz.

Büyüme, talep artışı ve karşısında da arz artışı demektir.

Büyümenin üçte birine yakın oranı, ücret ödemelerini içerir.

Büyüme, güvenilir ve istikrarlı bir ekonomide gerçekleşir.

Sürdürülebilir büyümede, ekonomik bir disiplin oluşmuş demektir.

Dünyada yaklaşık 3 trilyon dolar büyüklüğündeki sıcak para, yatırımını yönlendirmek için yukarıdaki özelliklerdeki gibi bir ülke aramaktadır.

Materyalist büyümenin amacı, güçlü olmaktır.

Halbuki, sosyal adaleti tesis edemeyen büyüme her zaman eksik kalır. Tam da bu noktada, beytülmal yani havuz sistemini hafızada tutmak lazımdır.

Havuz, vergiler ve devletin öncülüğündeki ekonomik yatırımlarla dolduğu kadar, doğrudan veya dolaylı "zekat sistemi" ile desteklenmelidir.

Doğru olan "balık verme, balık tutmayı öğret" değil; "hem balık ver, hem balık tutmayı öğret" mantığıdır.

Asgari ücretli biri kendini geliştiremez. Ücreti yüksek kişinin imkanları ve hayata katkısı daha fazladır. Eğlence amaçlı yemek yemesi veya sinemaya gitmesi bile bu kapsamdadır. İşte tam bu noktada iş adamlarına çok büyük bir yük düşmektedir.

Devletin görevi ise...
Zekat ve vergisini vermeyenlere savaş açmaktır.

Hz. Ebubekir, iki tane yalancı peygamberden önce, zekat vermeyen kabilelere savaş açmıştır... Yeri gelmişken tekrar hatırlatmış olayım.

Bilelim..

Şeytan gücünü, bizim güçsüz oluşumuzdan alır.

Unutmayalım...

O'ndan olan selam, zengin ile fakir arasında muhabbet; yine O'na olan dua, geleceğimiz olsun.

Mübarek cuma, tüm alemi İslama hayırlar getirsin.

Özel Haber / Gündüz Demirhan / Ülke Postası]]></content:encoded>
                                <image>https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/03/turkiye-ekonomisi-yuzde-7-4-buyudu-mu.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/03/turkiye-ekonomisi-yuzde-7-4-buyudu-mu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/03/turkiye-ekonomisi-yuzde-7-4-buyudu-mu.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/03/turkiye-ekonomisi-yuzde-7-4-buyudu-mu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.ulkepostasi.com/turkiye-ekonomisi-yuzde-74-buyudu-mu-31809</link>
                                <pubDate>Fri, 30 Mar 2018 02:40:42 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Ekonomi kamuflajlı işgalciler ''start''alacak?</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Fetö ile mücadele edenlerle mücadele edip yerli ve milli aktörleri her zeminde itibarsızlaştırmak adına yaşanan hadiselere de şahit oluyoruz...]]></content:encoded>
                                <image>https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/04/ekonomi-kamuflajli-isgalciler-start-alacak.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/04/ekonomi-kamuflajli-isgalciler-start-alacak.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/04/ekonomi-kamuflajli-isgalciler-start-alacak.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.ulkepostasi.com/content/uploads/haberler/2018/04/ekonomi-kamuflajli-isgalciler-start-alacak.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.ulkepostasi.com/ekonomi-kamuflajli-isgalciler-startalacak-31823</link>
                                <pubDate>Tue, 10 Apr 2018 22:10:45 +0300</pubDate>
                              </item></channel></rss>