MHP ile ittifak niçin çok önemlidir?

Ülke'nin hayati çıkarları sözkonusu olduğunda, MHP, parti çıkar ve menfaatini çöp sepetine atmıştır...

MHP ile ittifak niçin çok önemlidir?

Ülke'nin hayati çıkarları sözkonusu olduğunda, MHP, parti çıkar ve menfaatini çöp sepetine atmıştır...

MHP ile ittifak niçin çok önemlidir?
Editor: admin
12 Ocak 2018 - 19:27 - Güncelleme: 15 Ocak 2018 - 14:09

Türkiye çok partili siyasi hayata geçtiğinden beri, kabaca seçmen'in % 65-70'i sağ partilere, % 30-35'i CHP'ye oy verir. Sağ partiler tanımlaması yaptım, CHP'ye sol parti demedim çünkü CHP sol bir parti değildir, CHP, kurulduğu günden beri, asker, bürokrat, elit bir tabana sahiptir, Batı'daki klasik tanımlamalara göre, CHP aslında sağ parti'dir.

CHP'nin geçmişinde emekçi, işçi, yoksul filan kesinlikle yoktur, Türkiye'nin elit, zengin bölgelerinde CHP'nin oyu % 70'lere çıkıyor, CHP'ye oy veren seçmende ortak payda, jakoben-seküler laisite'dir. En belirgin ortak payda budur.

CHP, İttihat ve Terakki'nin devamıdır, Atatürk'te, İttihat -Terakki'de seküler milliyetçi bir harekettir, CHP'nin sol'la ilişkisi yoktur. Sol seçmen, CHP'ye sadece oy verir, CHP'de sol gelenek ve sol birikim yoktur. Son 70 yıldır, varoşlardan, gecekondulardan, kırsal kesimden sağ partiler silme oy alır, CHP'nin banko seçmeni, Alevi yurttaşlarımızdır, Alevi'ler CHP'ye çok sevdiklerinden oy vermezler, MHP dahil, Tüm sağ partiler, katı Sünnicidir, Enteresandır Türkiye'deki Alevi'lerin % 95'i su katıksız Türk'tür, Ama MHP'ye oy vermezler, Çünkü MHP'de çok katı Sünnici bir parti'dir.

Aleviler, kapalı evlilik yaptıkları için, Türklüklerinde hiçbir karışıklık yoktur, 1800-1850'lere kadar Alevi-İslam inancına sahip olan benim atalarımda su katıksız Türk'türler, CHP'nin aslında % 30'lardaki oy'unun % 5'i HDP'ye gidiyor, Bugün kü HDP'nin en az yarısı, laik Kürt'lerdir Diğer yarısı da Muhafazakar Kürt'tür.

Demek oluyor ki geleneksel sağ'ında % 5 oyu HDP'ye gidiyor. Ak Parti, MHP, BBP, Saadet Partisi. Kalan % 65'i alıyor. Doğal olarak Pasta'dan en büyük payı Ak Parti alıyor, Ancak Ak Parti, hiçbir seçimde % 50+1 oyu bulamamıştır, Ak Parti'nin kurucu çekirdek kadrosu, Milli Görüş geleneğinden gelenlerdir Buna karşılık Ak Parti oyu'nun ancak % 30'u Milli Görüş kökenlidir, Geri kalan % 70'i diğer merkez-sağ oylardır, Rahmetli Erbakan hayatta olsa Konjoktürel durumlar hariç % 15'ten fazla oy alamazdı, toplumun sosyolojik yapısı buna izin vermez. Menderes'in % 65 oy aldığı İzmir'den Ak Parti azami % 25-30 oy alabiliyor. Fazlasını alamaz Ege'nin sağcılığı, dinsel bir sağcılık değildir, Ege'li ve Trakyalı, light Müslümandır, Cami ile Cemaat ile pek işleri olmaz Ege köylerinde ve Trakya'da camiler, çoğu zaman kilise gibi cenaze günleri açılır. Ak Parti'nin bu kesimden oy alamaması, bundandır, Bu kitle Hiç beğenmediği halde Laiklik endişesi ile CHP'ye oy veriyor Bu bölge seçmenlerinden bir kısmı MHP'ye oy vermeye başladı Özellikle 1997 MHP kongresi'nde Devlet Bahçeli, parti'nin başına geçince MHP'ye ciddi yönelişler oldu.

Milliyetçi Hareket Partisi, Mareşal Fevzi Çakmak tarafından kurulduğu 1948 yılından beri, milli meselelerde daima "Milli Duruş" sergilemiştir, Tıpkı diğer partilerde olduğu gibi MHP'de zaman zaman isim ve lider değiştirmiştir.

Demokrat Parti'nin daha sonra Adalet Partisi, Doğru Yol Partisi olduğu gibi CHP'nin SODEP, SHP, DSP olduğu gibi Milli Görüş Partisi'nin Milli Nizam, Milli Selamet, Refah Partisi, Fazilet Partisi, Saadet Partisi olduğu gibi, MHP'de önce Millet Partisi, Cumhuriyertçi Millet Partisi, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Muhafazakar Parti, Milliyetçi Çalışma Partisi olmuş, en sonunda yeniden Milliyetçi Hareket Partisi olmuştur. Türkiye'de eğitim düzeyi en yüksek parti, şüphesiz MHP'dir. Mareşal Fevzi Çakmak'ın kurduğu Millet Partisi'nin tabanı dahi üniversite öğrencileridir. Hep öyle olagelmiştir.

Siyasi Partiler niçin ad değiştirdiler.

Darbe dönemlerinde kapatıldıkları için Milliyetçi Hareket Partisi, Alparslan Türkeş'in liderliğinden sonra, radikal ideolojik değişime ve dönüşüme uğramıştır, Önceki partiler, CHP çizgisine yakın, Laik-Ulusalcı-Türkçü bir çizgi takip ediyordu, Türkeş, 1969 Adana Kongresinden sonra, MHP'yi Türk-İslam Sentezci bir çizgiye çekti. Adana Kongresi'nden sonra, Seküler-Türkçülerle yıllarca süren kavgalar oldu. Ancak, MHP çizgisini hiç değiştirmedi 1970'lerden itibaren, Anadolu'nun okumuş-yazmış Milliyetçi-Muhafazakar tabanı'ndan müthiş bir kabul gördü. Üniversite gençliği'nin muhafazakar kanadı, akın akın MHP'ye kaydı. O yıllar, siyasi kavgalarında en yoğun yaşandığı yıllardır.

Rahmetli Necmettin Erbakan'ın olması gereken muhafazakar taban, aksine MHP'ye ve Ülkü Ocaklarına kaydı, Milli Görüş'e çok dar bir alan kaldı. Milli Görüş Partisi, Milli Selamet Partisi'de Akıncı Gençler Derneği adı ile Üniversitelerde örgütlenmeye çalıştı. Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, ö örgütlenmelerin ürünleridir O yıllarda koalisyon'un büyük ortağı Adalet Partisi, Milli Görüş Gençliği yerine, Ülkücü Gençliğe yatırım yaptı. Zamanın Öğretmen Okulları Genel Müdürü Ayvaz Gökdemir, Devlet'in kontrolündeki Eğitim Enstitülerini tamamen ülkücülerin kontrol ve denetimine verdi.

Adalet Parti'li bir bürokrat olan Ayvaz Gökdemir, "Komando Ayvaz" namıyla ünlendi, Diyarbakır dahil, bütün öğretmen yetiştiren Eğitim Enstitüleri ülkücülerin kontrolü'ndeydi, O yıllar MHP çizgisinde yüzbinlerce öğretmen yetişti. MHP'nin esas insan kaynağı budur. Buralarda yetişen ülkücü öğretmenler, doğan çocuklarına Kürşad, Alparslan, Asena adları takarak, onları okuttular. Doktor, Mühendis, Avukat, Asker oldu bu gençler. MHP tabanı'nın okumuşluğu devam etti. Ancak 12 Eylül darbesi, marksist sol'un üzerinden silindir gibi geçtiği gibi, ülkücüleri'nde üzerinden geçti. Alparslan Türkeş dahi yıllarca hapis yattı. Yüzbinlerce ülkücü, Sıkıyönetim İdaresi'nin takibine uğradı. İdam edilenler oldu Uzun yıllar hapis yatanlar oldu, Yurtdışına kaçanlar oldu, Benim ülkücü kadrolarla tanışmam, Üniversite yıllarında oldu, İmam-Hatipli ve sıkı bir Milli Görüşçü olarak girmiştim Üniversite'ye 1975 yılı öyle geçti.

Ancak, 1976 yılından sonra, iş dayanılmaz hale geldi, Üniversite, tamamen Marksist-Leninist militan grupların kontrolünde Üniversite'de Milli Görüş Gençliği'nin esamesi yok, Çok az sayıda ülkücü var, Onlarda okula gelemiyor.

1976 yılı'nın başına kadar, ölüm korkusu altında bütün Sol-Marksist sloganları ezberledik. Yanımdaki kız arkadaşımın solcu kızlar tarafından dövülmesi üzerine, o öfke ile ülkücülerin tarafına geçtim. Daha ilk gün, beni İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Başkanı yaptılar. 1976 yılından 1978 yılına kadar ülkücü saflarda bulundum. Çok değerli arkadaşlar edindim. O arkadaşlarımın sevgisi yüreğimin derinliklerindedir. 1978 yılı'nın Mart ayında Ülkücü Hareket'ten koptum. Sağ-sol kavgalarına aklım almıyordu, İşin bir iç savaşa doğru gittiğini anlamıştım, Yeni yeni oluşan Akıncı Gençlik Hareketine katıldım. Son iki seneyi böyle tamamladım. 40 yıldır MHP ile herhangi bir ilişki ve alakam yoktur. Çok kavgalı ve çok dramatik bir ayrılık yaşadım. Ancak, Bu siyasi harekete karşı hiçbir saygısızlık yapmadım, Her zaman Alparslan Türkeş'e ve Ülkücü Hareket Liderlerine saygı duydum, İlişkilerimi her zaman sıcak tuttum. O iki yıl içinde, MHP'nin içini dışını öğrendim MHP'nin genetik kodlarını, sıradan bir MHP'liden çok daha iyi bilirim, Hem Milli Görüş çizgisini ve hemde Ülkücü-Milliyetçi çizgiyi çok iyi bildiğim için Her iki kulvarında "Hayırda birlikteliğine" daima çok önem verdim.

Alparslan Türkeş'in ve Devlet Bahçeli'nin liderliğinde MHP, hiçbir zaman Milli Çizgi'den ayrılmamıştır, Millet'in ve Devlet'in köşeye sıkıştırılmaya başlandığı her vakit, MHP daima doğru çizgide olmuştur.

Ülke'nin hayati çıkarları sözkonusu olduğunda, MHP, parti çıkar ve menfaatini çöp sepetine atmıştır.

Defalarca bu sütunlarda şu cümleyi kurdum "Ülkücüler, Türkiye birliğinin çimentosudur" Bu cümleyi boşuna kurmadım 60 yıllık bilgi ve tecrübe birikimimle kurdum bu cümleyi Vatan'a sevdalı olmak, kolay iş değildir. Hele vatan'ı karşılıksız sevmek, hiçte kolay değildir, Hele hele Dursun Önkuzu gibi, Yusuf İmamoğlu gibi, Hikmet Tekin gibi, Halit Çotur gibi, Vatan ve millet uğruna Koşa koşa ölüm'e gitmek Muhsin Yazıcıoğlu gibi 5.5 yıl hücrede yatıp ta "Vatan sağolsun" diyebilmek Her yiğidin harcı değildir.

Ülkücü'nün sütü ve mayası temizdir, Suç işlese dahi, sebebi vatan sevgisidir. İşte Bu ülkücülerin başında, vatan sevdasından başka bir gailesi olmayan Devlet Bahçeli gibi bir lideri var. Birileri Bahçeli'yi anlamıyor, Anlamak istemiyor Ya da Duruşunu, hainane arzularla, çarpıtıyor.

MHP'nin hayatı boyunca, durduğu yer, "Milli Çizgidir" MHP, başka bir yer hiç bilmemiştir. Hatırlayın 2007 Cumhurbaşkanlığı krizini, MHP, Meclis'e girmeseydi Cumhurbaşkanı seçilemezdi.

MHP, Meclis'e girmeseydi mi?

Kriz daha mı derinleşseydi?

Türkiye düşmanlarının ekmeğine MHP yağ mı sürseydi?

Hem Irak için, Hem Suriye için, Meclis'e gelen bütün teskerelere MHP "Evet" oyu verdi, Verme semiydi?

MHP'nin ne kadar haklı olduğu şimdi daha iyi anlaşılmıyor mu?

Devlet Bahçeli'nin liderliğindeki MHP'ye Fetö hiçbir şekilde sızamadı, Sızmalımıydı?

Başta Ak Parti ve CHP dahil, Fetö'nün sızmadığı parti kalmamış, Devlet Bahçeli yanlışmı yapmış?

Devlet Bahçeli'ye esas düşmanlığın sebebi bu olmuş olmasın sakın?

15 Temmuz gecesini hatırlayın, Daha ortada Cumhurbaşkanı yok, Başbakan yok, Süleyman Soylu hariç Bir tek Bakan yok. Meydan'da Devlet Bahçeli var Bahçeli yanlış mı yaptı?

O gece, Saat 9.30'dan itibaren Devlet Bahçeli'nin neler yaptığını Bir gün tarihler yazacak. Ömrü olanda okuyacak, Şimdi Bahçeli'ye küfür edenler Yüzleri kızaracak mı acaba?

Bahçeli'nin en büyük başarılarından birisi de 16 Nisan referandumudur. 16 Nisan, Bahçeli'nin bu millete en büyük armağanıdır. Hiçbir şeyden olmasa Sadece 16 Nisan kararlılığından dolayı, bu ülkede heykeli dikilmelidir "Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından seçilmesi zorunluluğu" ne MHP'nin ne de Ak Parti'nin bir kusurudur. Zinde güçler Yeterli oy çoğunluğu olduğu halde Parlamento'da Cumhurbaşkanı seçilmesine fırsat vermemiştir, Zorunlu olarak, halka gidilmiştir. Halkın seçtiği Cumhurbaşkanı oldukça, Parlamenter sistemin yürümesi mümkün değildir. Eski sistemde Cumhurbaşkanı'nın yetkileri sınırlı olmasına rağmen 1923 yılından beri, Cumhurbaşkanı-Başbakan kavgası hep olmuştur Sistem yürümemiştir. Her Cumhurbaşkanlığı seçimi arifesi, askeri darbe olmuştur bu ülkede.

Hatırlayın Atatürk-İnönü kavgalarını?

Atatürk'ün İsmet İnönü'nün yakasına yapışarak, ona ana avrat sövdüğü söylenir, Dahası İnönü'yü öldürmeyi planladığı, ciddi olarak iddia edilir. Menderes-Celal Bayar kavgaları zaten biliniyor, Süleyman Demirel, dönemindeki Cumhurbaşkanları ile hiç geçinememiştir. Kendi partisin den Başbakan olan Tansu Çiller ile yaka paça olmuşlardır, Hele Ecevit ile Ahmet Necdet Sezer kavgası, ülkeye çok pahalıya mal olmuştur. Şimdi. Birde üstelik Cumhurbaşkanını halk seçiyor. Yine halkın seçtiği Başbakan ile ülke idare etmenin imkanı var mıdır?

Gücünü halktan alan iki başlı idare sistemi ile ülke nereye varacak?

Devlet Bahçeli, neyi yanlış yaptı?

16 Nisan Anayasası'nı Devlet Bahçeli, satır satır kendisi kaleme aldı 16 Nisan Anayasası'nın mimarı, Dr. Devlet Bahçeli'dir, Dahası var 24 Temmuz 2015'ten beri Türkiye'yi fiilen Devlet Bahçeli yönetiyor Çok iddialı bir cümle oldu değil mi?

Aynen öyle, Ya da şöyle diyelim.

Bu olağanüstü şartlarda, ülkeyi Devlet Bahçeli ile Recep Tayyip Erdoğan, müşterek yönetiyor, Çok basit bir örnek Milli Savunma Üniversitesi, Bu fikrin babası, Devlet Bahçeli'dir. Başına Rektör olarak Prof. Dr. Erhan Afyoncu'nun getirilmesi tesadüf olabilir mi?

Su katıksız bir ülkücü, Devlet'in en önemli kurumunun başına getiriliyor. Şimdi 45 bin yeni subay ve assubay alınacak orduya, Artık ihanet çeteleri sızabilir mi orduya?

Yeni ordunun belkemiğini, vatan aşığı kadrolar oluşturacak Az şey mi bu?

Bakın Emniyet Teşkilatı'ndaki kadrolara Fetö tarafından küstürülüp, kenara atılan yetişmiş insanlar, yeniden aktif görevlere geliyor. Mimarı Dr. Devlet Bahçeli'dir. .Özel Harekat Komutanı Zekai Aksakallı Paşa, Korgeneral rütbesi ile Kolordu Komutanı yapıldı. Birileri kızacağa çekildi" diye süpekülasyonlar yaptı. Bende güldüm. Zekai Paşa, kıt'a hizmetine gönderildi, İlk YAŞ toplantısında OR yapılacak Ve Kuvvet Komutanı olacak. Bu ince hesapta Bahçeli'nin fikridir. Zekai Paşa'yı Bahçeli gençlik yıllarından beri tanır. Tıpkı Metin Temel Paşa'yı tanıdığı gibi 4 Kasım 2019'dan sonra da. Bu ülkeyi Recep Tayyip Erdoğan ile Dr. Devlet Bahçeli birlikte yönetecektir.

Akit ve ahit, ebedidir. Türkiye'de hiçbir partinin % 50+1 oyu yoktur, Milli ve Legal siyasi güçler, ülkeyi ortaklaşa yönetmek zorundadır. Bu bir koalisyon asla değildir "Bir ve aynı olmaktır" bu işin temeli MHP, Türkiye'nin en okumuş-yazmış kadrosuna sahiptir. Devlet hizmetinde bu kadrolar iş görecektir. MHP yuvasını terkedip gidenler, perme perişan olacaklardır. Gizli Ya da açık Fetö ile HDP/PKK ile CHP/HDP/PKK ile yapılacak ittifaklar. Hıyanetin dibidir.

Yüreğinde vatan sevdası olanlar Çok yakın zamanda tehlikeyi sezip, yuvaya dönecektir. Onun için MHP ile ittifak çok önemlidir. Çok hayatidir. Türkiye birliğinin omurgası gerçek ülkücülerle işbirliği zarar ettirmez. Devlet Bahçeli ile kol kola yürümek, vatanı selamete ulaştırır.

Yolunuz açık olsun.

YORUMLAR

  • 0 Yorum