ZİNAYLA MÜCADELE KAVRAMI KAPSAMINDA..


 
TOPLU REZİLLİK
 
Sabah sabah şok eden bir haber!!
 
"Türkiye'nin ilk yataklı sineması açıldı ."
Sanki böyle bir ihtiyaç vardı da müjde verircesine , haberi veriyor kanal ...
İlk ve son olması hatta hiç olmaması yani olanın da kapatılması dileğiyle yazımıza geçelim. 
 
Şimdi ilk olarak böyle kötü örnek bir uygulamaya  hangi belediye , nasıl bir akılla, nasıl bir çıkarla izin verir ???
Bir işyeri için ruhsat verilirken sadece kâr sadece çıkar mı düşünülür ?
O toplumun değerleri , kültürü , insanı , düşünce yapısı , geleceği hiç mi düşünülmez?..
Ecnebi ülkelerde çıkan her şeyi hemen hoop! Türkiyeye getirmek bir meziyet mi ?
 
Sinemaların sevgililerin ya da çiftlerin rahat hareketlerine  müsait bir yer olduğu malumdu . Ancak bu uygulamayla bunun bu kadar aleni olması...pes!!!
 
Gerçekten sözün bittiği yer !
Tabi bu habere sevinenler de az değildir ...
Şimdi böyle bir kolaylık varken oteldi , günlük kiralıktı ...ne gereği var uğraşmaya...
 
Sakın bu ahlaksızlığı kimse özgürlük kılıfına sokmaya kalkmasın ve kimse beni kalbi cıfıtlıkla suçlamasın .
 
Bence bugün Türkiye'nin en önemli gündemi bu olmalı !
( Haberin yeni olduğunu zannederek bu cümleyi yazıyorum ancak sonradan en az bir kaç aylık olduğunu öğreniyorum ..)

Buğz etmek yetmez !
Zira ahlâken çökmüş bir millet zaten içten feth edilmiştir ... Göstermelik başarılar olsa ne ...
 
Dertleri evdeki izleme rahatlığını sinemalara getirmekmiş ....
 
Öyle bir rahatlık ki bu reklam arası bile yok... Aman ışığın etkisiyle uyanıp(!) da rahatsız olmayın diye besbelli ...
Rahatlığınız için her şey düşünülmüş ..
 
Aklınıza hijyen geliyor değil mi ? Dedik ya her şey düşünülmüş . Çarşafların da her seans sonrası değiştiği bilgisini ekleyelim .
 
Ah bu ne lütuf( !) ..
Bu ne hizmet (!) ..
 
Peki eğer amaç iddia edildiği gibi rahatlıksa neden yataklar çift kişilik ?
Herkes sinemaya çift mi gidiyor ?
İki yabancı da aynı koltukta pardon aynı yatakta film izleyecek değil ya ?
O zaman bu sinemaya damsız girilmez...
O zaman bu neye hizmet ?...
 
Aslında bu tarz şeylerin geleceği belliydi .
Sen 7/24 dizilerle , reklamlarla , programlarla bilhassa gençlere cinsellik aşıla; zinayı mübah göster sonra da geriye çekil ; zemni hazırlama ??
Hiç olacak iş mi?
Otel için yaşı tutmayan, parası olmayan ne yapsın?
Parklar , sinemalar da bir yere kadar...
.
.
"Müslüman mahallesinde salyangoz satmak" tabiri tarihe geçeli çok olduğu gibi çok da basit kalıyor günümüzde..
Bilseniz atalarımız ; Avrupa'yı herşeyde örnek alan müslümanlara neler pazarlanıyor artık ve ne kadar da rağbet görüyor ...bir bilseniz ...
 
" Rahata düşkünlükten sana sığınırım "diye dua eden bir Peygamber Aleyhisselatü Vesselam'ın ümmeti , ne rahatlık vaadleriyle uyutulmaya çalışılıyor bir görseniz ... 
 
Oysa "dünya sevgisi hataların başıdır " diye de ayrıca uyarmıştı bizi O kutlu Peygamber SAV  ...
 
Mahremiyet kavramı bugün bir kez daha yorumlanmalı İslam toplumlarında. 
 
***
 
Kamu oyu nasıl oluşturulur bilmiyorum ancak şunu iyi biliyorum ki Sivil Toplum Örgütleri gerekeni yapmalı ❗
Eğer toplum olarak buna da sessiz kalırsak yazık bize❗❗❗
Açıldığı gibi kapatılmasını sağlayamazsak yazık olsun bize ..
 
Haa yarın öbür gün çocuğunuzun okul ya da  iş çıkışı yataklı sinemaya gittiğini öğrenince normal  karşılayacaksanız...
sorun yok tabi (!)
 
" Bu bize uğramaz , gitmeyiz olur biter , banane " demeyin. Normalleştirme süreçleri sonrasında neleri kabullendik , ne tavizler verdik bir düşünün ...
 
Hiç bir şey olmasa bile bu boşvermişlik , bu lakaytlık , bu kötü örnek olma bile bu fitne yuvalarının  kaldırılması için yeterli bir sebep. 
Yuvaları diyorum çünkü tek kalacağını düşünmüyorsunuz herhalde ?
İstanbul pilot bölge .. İlkin burada çıkar burada denenir her şey. Sonra tüm Türkiye'ye yayılır .
 Burayı kapattırmaya muktedir olamazsak diğer iller diğer şubeler için gün sayıyor olacak.
 
 " İçinizden  hayra çağıran iyiliği emreden kötülükten men eden bir topluluk bulunsun " emrine uymanın şimdi tam zamanı . 
 
***
 
Ey tek dişi kalmış mimsiz medeniyet (!) 
Bu dîne geçirdiğin  o tek dişin de kırıla ...
Kırıla ki bir daha onulmaz yaralar açamayasın !