istanbul escort

escort bayan

ELEŞTİRİDEN KORKAN GELECEĞİNDEN DE KORKAR!

Muhsin İlyas Subaşı / Ülke Postası "Rahmetli Cemil Meriç’in güzel bir tespiti vardır: “Tenkitsiz tefekkür olmaz

ELEŞTİRİDEN KORKAN GELECEĞİNDEN DE KORKAR!

Muhsin İlyas Subaşı / Ülke Postası "Rahmetli Cemil Meriç’in güzel bir tespiti vardır: “Tenkitsiz tefekkür olmaz

ELEŞTİRİDEN KORKAN GELECEĞİNDEN DE KORKAR!

Muhsin İlyas Subaşı / Ülke Postası
"Rahmetli Cemil Meriç’in güzel bir tespiti vardır: “Tenkitsiz tefekkür olmaz. Tenkitsiz bir adım atamazsınız ”, der. Yeni ifadesiyle biz buna ‘eleştiri’ diyoruz. Bu doğru bir yaklaşımdır. Mütefekkiri besleyen de kendisinin yaptığı hataları ona göstermek değil midir?

Bugün Batı’da birçok büyük kuruluşlar, önemli paralar ermek suretiyle kendilerinin eleştirilmesini sağlıyorlar. Niye yaparlar bunu? Çünkü insanlar çoğu zaman yaptığının en iyisi oluğuna inanır. Onun alternatifinin olup olmadığını düşünmez. Eleştirenler işte bu gerçeğin zaaf olduğunu ortaya koyar.

Şimdi Türkiye’de eleştirel tavır neredeyse sindirilmiş hale getirildi. İyi niyetle de olsa, kalkıp birilerinin yanlışını söyleseniz, ilk ağır tepki muhatabınızdan çok, ona fedailikten beslenen insanlardan gelmektedir.

Hani güzel bir sözümüz vardır; “Zırva tevil götürmez”, diye. Bugün bunun olumsuz etkilerinin baskısı altındayız. Hâlbuki akıllı insan başkalarının tecrübesinden faydalanan insandın. Amerika’da ve Batı’da bakıyoruz adamlar bu işi öylesine sistemleştirmişler ki, “Think tank” adıyla yönlendirici kuruluşlar oluşturmuşlar. Bunlar hem eksiğinizi gösteriyor, hem de size ‘Ar-Ge’ seviyesinde yeni hedefler belirliyor. Bizde öyle değil. “Ben bilirim” edasıyla ortaya çıkan insanların, duygularını kilitleyen aşağılık kompleksi yüzünden arzu ettiğiniz uyarıyı yapmaya ortam sağlanamıyor.

Türkiye deneme yanılma yoluyla mesafe almaya devam ederse, geleceğimiz geçmişimizde tükettiğimiz imkanların tamiri için kullanılır hale gelecektir.

Bu ülkenin geleceği fert olarak tek insandan, devleti yöneten tek insana kadar; ‘ben bilirim, ben yaptım oldu’, anlayışına hapsedilmemelidir.

Bunları iktidarları hedef alan muhalefet mantığıyla düşünmeyin lütfen.

Osmanlı’nın son iki asrından buyana, cumhuriyettin son bir asrında da bu hep böyle olmuştur. Bu ülke bizimdir, bizim çocuklarımızın geleceğidir. İyi insan yetiştiremediğimiz için istihdam ettiklerimizin içerisinde kalitesi kabiliyetinden gelenleri görememekteyiz. Endişemiz, yanlışımızı görecek ve gösterecek insanların sindirilmesinden doğmaktadır.

Basit, ufuksuz, yeteneksiz, gücünü oturduğu koltuğun imkânlarından alan insanları kayırma psikolojisiyle hizmetin başında tuttuğumuz sürece bu karanlık labirentten kurtulamayız. Bu gizli tehdidin farkına varamadığımız sürece, kendi cehaletimizin kördüğümü içinde kaybolup gideriz.

Bunu, siyasetten kültüre, ekonomiden, sanayiye kadar her alan için ölçü olarak almamız gerektiğini ve vakit kaybetmeden bu kaostan kurtulmamız gerektiğini düşünüyorum.

Bir küçük anekdotla meseleyi tamamlamak istiyorum:
“Alpaslan’ın oğlu Sultan Melikşah, başveziri Nizamül mülkü görevden alır, onun gönderdiği mektup çok anlamlıdır. Bu devleti ayakta tutan senin mührünle benim kalemimdir. Beni uzaklaştırarak, ülkeni güçlü hale getiremezsin.” Melikşah, Veziri haklı bulur ve görevine iade eder ve ülke düzlüğe çıar.
Çünkü bilgi olmadan otorite olmaz!"

Muhsin İlyas Subaşı / Ülke Postası

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum