Düşünmeyi öğretemiyorsa okul neden var ?

Ne yazık ki, ulus olarak belirlenmiş bir eğitim felsefemizin olmayışını eleştiren dünkü haberimizin ardından yaklaşık 1 yıl önce yine eğitim sistemimizle alakâlı olarak yapılması gerektiğine i

Düşünmeyi öğretemiyorsa okul neden var ?

Ne yazık ki, ulus olarak belirlenmiş bir eğitim felsefemizin olmayışını eleştiren dünkü haberimizin ardından yaklaşık 1 yıl önce yine eğitim sistemimizle alakâlı olarak yapılması gerektiğine i

Düşünmeyi öğretemiyorsa okul neden var ?

Ne yazık ki, ulus olarak belirlenmiş bir eğitim felsefemizin olmayışını eleştiren dünkü haberimizin ardından yaklaşık 1 yıl önce yine eğitim sistemimizle alakâlı olarak yapılması gerektiğine inandığımız şeyleri gündeme getirerek bizim dün söylediklerimizin hakkaniyetli ve milletimize faydalı bir talep olup/olmadığını ve anlatılanların ne kadarının hayata geçirildiğini kıymetli okuyucularımızın takdirlerine bırakıyor ve dikkatlerine sunuyoruz…
" İnsanlara ceplerindekilerle değil, kalplerindekilerle insan olabileceklerini öğreteceğim."
'Yukarıdaki bu sözün hemen filozoflardan hangisine ait olduğunu düşünmüşseniz endişe etmeyin, günümüzde hala filozoflar var; siz sadece kime kulak vereceksiniz ona doğru karar verin. Eğer bizleri halkın içerisinde okuyan yazan ve bunları çekinmeden toplumla paylaşabilen genç girişimciler olarak dinlenmeye değer buluyorsanız; söyleyeceklerimize lütfen kulak kesilin : Felsefe insana düşünmeyi öğreten, düşünebilen bireye eğer inançlı ise kavi bir imana eriştebilecek, yok değilse kendisini inkara götürebilecek bir potansiyele sahip bilimlerin kurucusu ve belki de en önemlisidir. En ünlü filozofların hayatları incelendiğinde hepsinde sanatın temellerini oluşturacak nüvelerin bulunduğu görülür; çünkü sanat yoğun bir düşünme eylemi ve insanoğlunun en güzele en iyiye ulaşma çabası olarak nitelendirilebilir. Devletin asli görevi sadece üst düzey bürokrat ve siyasetçilere değil tüm vatandaşlarına eşit ve yüksek standartlarda sahip bir yaşam kalitesi sunabilmek için çalışmak olmalıdır. Bunun için de insanlara sorgulayan düşünen ve sorumluluklarının yapılması gerektiği gibi kendiliğinden benimseyen bir eğitim sisteminin teorik ve pratik olarak herhangi bir ayrım yapılmaksızın verilmesi gerekir. Yeni neslin sadece moral değerlerine sahip birer vatansever olarak yetiştirilmesi yetmez; aynı zamanda onların araştıran sorgulayan kendisine güvenen bilgi birikimleriyle yaşamın tüm zorluklarının üzerinden gelebilecek donanımla yetiştirmek eğitim sistemimizin öncelikli yeni hedefi olmalıdır. Eğitime yeterli ödeneği ayırmayan hükümetler geleceklerinden çaldıklarını anlamaları ülkenin yüz yıllarına mal olabilir. Onun için eğitime ve öğretmenlerimizin yeterli donanıma sahip olması için gerekli çalışmaların yapılması bir devlet seferberliği gerektiriyorsa eğer bu seferberlik başlatılmalı, merkezi yerlere halk kütüphaneleri açılmalı zararın neresinden dönülse kârdır mantığıyla ülkenin geleceğinin gündelik çekişmelere alet edilmeyecek kadar önemli bir konu olduğu herkes tarafından idrak edilmeli ve yapılması gereken çalışmalara YÖK dahil devletin tüm kurumları gerekli desteği el birliğiyle Milli Eğitim Bakanlığı’na vermeli Eğitim sistemimiz aklın, bilmin ve ilmin ışığında çağın değişen ve gelişen şartlarına göre yeniden şekillendirilmeli ve çocuklarımızın inançları cemaatlerin ellerinden kurtarılarak güvenilir dini kaynaklardan beslenerek inşaa edildikten sonra okullarda verilebilmeli ve eğitim sistemimizin kalitesi her yönden avrupaî standartlara getirilmelidir. Üniversitelerimizin akademik yönden bilimsel çalışmalar yapması sürekli teşvik edilmeli dünya üniversiteleriyle yarışabilecek seviyelere çıkarılmalıdır. Uluslarası arenada bilimsel makale yayınlayan öğretim görevlilerinin sayısının artırılması için projeler üretmek Rektörlerin öncelikli görevleri olarak algılanmalı, rektör atamalarında ana kriter bu ölçüler olmalıdır.' [haberdelider.com/Ekim'16]

M.Mücahit DEMİR/Ülkepostası 

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum