Dersim İsyan Değildir.?

Seyid Rızan’ın ipe boynunu uzatırken söylediği ’’ bi hatayız ’’ sözüdür. Serhıldan ve isyan hazırlayan insan, isyan etmişse, serhıldan gerçekleştirmeye çalışmışsa ’’ bi hatayız ’’ yani hatamız yoktur demez....

Dersim İsyan Değildir.?
27 Ağustos 2020 - 21:56

Dersim Analizi; Kaynak. Mustafa Satış
Bu konuda elimden geldiği kadar kitap, bilgi belge devirdim.
Şu kanate vardım ki, ne dersimde olup bitenler, ne de ondan öncesi Beytüşebabap ta olup bitenler bir isyan veya serhıldan değildir.

O dönem iktidarının, Kürtlerin giderek artan etkinliğini ezmek için hazırlanmış bir provakasyondur.
Tıpkı 11 Eylulde İstanbul’da Rumlara karşı hazırlanmış pravakasyon gibi.
En su götürmez şahidim Seyid Rızan’ın ipe boynunu uzatırken söylediği ’’ bi hatayız ’’ sözüdür.
Serhıldan ve isyan hazırlayan insan, isyan etmişse, serhıldan gerçekleştirmeye çalışmışsa ’’ bi hatayız ’’ yani hatamız yoktur demez.

Hele bu Seyyid Rıza gibi bir insansa.
Bu konuda çok yazacasklarım var tabi.


Bu meselede en önemli konu, hem Kürt yazımının, hem de Türk yazımının Dersim’de olup bitenlerin bir isyan olduğu üzerinde söz birlik etmiş olmalarıdır.
Hem Türk yetkilileri, hem de Kürt yetkililerinin burada olup bitenlerin bir isyan olmadığını bilmelerine rağmen, neden bu tezi genel kabul görür bir hale getirdiklerir.
Türkiye Cumhuriyetinin o dönemki yetkilileri için bir zorunluluktu böyle sunmak. Çünkü uyguladığı jenositi başka türlü haklı göstermesi olanaksızdı.

Peki Kürt zaneleri olmayanı olmuş gibi neden kabul edip bu tezi kanıtlamak için bin dereden su getirdi ve getirmekte.

Türk solunun bir hastalığı vardır. Pireyi deve yapmak.
Doğu Perinçek bu hastalığın en önemli mimarıdır.


12 Mart sürecinde çıkardıkları varakalarda ’’ falan köyde şu kadar köylü bilmem ne yapmış, bu eylem devrimin ayak seslerinin yaklaştığının işaretidir …’’ biçiminde herzelerle dolup taşar.
İşçinin Sesi ise bu işi zirveye taşıdı ’’ falan iş yerinde yüzlerce işçi greve gitti, bu durum devrimci durumun işaretidir. Bugün erken yani geç …’’

Bu anlayış Kürt zaqnelerinde önemli bir yer edinmiştir. Hazır Türk devleti buna isyan demişken, ihtiyaç üzere
bu işin üzerine abanmıştır.

Bu konuya ilgim Cemil Gündoğan’ın ceza evinde yatarken yazdığı ’’ 1924 Beytüşebap isyanı ve Şeyh Sait isyanına etkileri ’’ kitabını okuyunca çok arttı.

Cemil Gündoğan’nın çıkarsamalarına katılmadığım halde, bu kitabın Kürt meselesini anlamada önemli bir baş ucu kitabı olacağına inamıyorum ve tavsiye ederim.
Bu kitap, iş bu nedenle kütüphanemin baş köşesinde ve hep elimin altında bulunur…

Bir eylemin, kalkışma isyan, serhıldan olarak değerlendirilebilmesi için, söz konusu harekete ne kadar insan katılmış, bu katılım sırasından ne gibi işler olmuş ona bakılır.
Bu işte İngilizlerin parmağı var iddiası genel kabul görür de, bu parmak ne yapmış sorusu çok önemlidir.
İhsan Sabri Çağlayangil’in söyleşisindeki ’’ Bu yaştaki adamın evladı yerinde bir askeri öldürmesini düşününce ’’ söyleşiye ilavesi ne derece doğrudur.
Bu noktalarda yoğunlaşacağız …

Türkiyede cumhuriyet tarihinde yığınsal bir kalkışma, bir isyan veya serhıldan gerçekleşmemiştir.
Eğer kitleselliğe ulaşmış bir Kürt hareketinden bir başkaldırıdan söz edilecekse bu hareket PKK hareketidir.
İlk başlarda PKK hareketine sempatim dış desteğini görmeme rağmen, ’’ Guatamala, kanlı ada .. ’’ Filmindeki bir mantıkla yaklaşıyordum olaya.

Filmi izleyenler bilir, Marlon Brando’nun baş rolü oynadığı muhteşam bir filmdir. Hikayesi şöyledir, İngilizler bağlı olan Guatemala'yı Ispanyol iktidarı adaya bir ajan gönderir, ajan yere düşen bir gencin hafifçe taşa uzandığını görüp onu milli kurtuluşun lideri olarak hazırlamaya karar verir.

İşler ajanın planladığı gibi gelişir lakin hazırladığı lider İspanyol eğemenliğini de kabul etmez ve ipe gitmek pahasına İspanyol eğemenliğine karşı çıkar ve idam edilir.

Bizdeki örneği olarak Öcalan’ı alırsak, Öcalan'da bu filmdeki kahramanın hasletlerinden eser yoktur.
Onun yerine tümüyle şarlatan bir liderle karşı karşıya olduğumuz meydanda. Öcalan da savgunulacak hiç bir haslet yoktur.
Dolayısıyla açıkça söyleyeyim.
PKK Türkiye cumhuriyeti yöneticileri dahil, uluslar arası egemen güçlerin her türlü desteğiyle Kürt hareketini yer yüzünden silme ve rezili rüsvay etme hareketidir.
Bundan hiç şüphem yoktur gayrı …
Gelinen noktada Kürt gençlerini ABD'nin paralı askeri* haline getirmiş durumdalar.
*tehlikeli asker tipi, aşırı hırslı olurlar, kural tanımazlar, parayı veren kişinin istediği herşeyi yapabilecek yetenektedirler ayrıca... ve en önemlisi, paralarını alamazlarsa veya önerilen paradan daha az alırlarsa kuduz köpek gibi olurlar. (bkz: the rock)

Cemil Gündoğan kitabında, Dersim deki olayları bir isyan olarak kabul etmekte oldukça ısrarlıdır ve bu konuda en önemli dayanağı Hodbin örgütünün kurulması ve faaliyetlerini kanıt gösterir.
Kürtlerle ilgili önemli araştırma ve kitaplara imza atmış Bazil Nikitin Kürtler adlı eserinde Dersim isyanı diyerek yazdığı Kürdistan tarihinde Dersim kitabına gönderme yapar. Bu kitabını bulamadım.
Bulunca heyecanla okuyacağımı söyleyeyim.

Kürt yazımında hemen hemen her kesin sözünü etmeden geçmediği Hodbin’in kuruluşu amacı ve etkinlikleri üzerinde çok detaylı konuşmak gerekiyor. Bunu yapacağım tabi.

Lakin Bazil Nikitin, The Times ve New York Times gazetelerine Cumhuriyet gazetesinde çıkan yazdığı cevapta de İsyandan söz etmeyip, Dersim yöresindeki karışıklıklardan söz etmektedir.

Dr Nuri Dersimli’nin yazdığı Kürdistan tarihinde dersim kitabını okurken, Kürt İstiklal cemiyetinin kuruluşunu uzun uzun anlatıktan sonra şöyle yazmış ’’Kürdistanın hemen her tarafında bütün Kürtler ve özellikle Kürt kadınlar özgür ve bağımsız bir Kürdistan yaratmak amacıyla savaşa hazırlanıyorlardı ’’

Tümüyle desteksiz bu atış ve benzerleri tüm Kürt yazımını kaplamıştır ve tümüyle hayali uydurmalardır tabi. Hiç bir araştırmaya ve incelemeye dayanmayan bu tür söylemler ne yazık ki tüm Kürt yazımınaegemendir. Nitekim Dr Nuri dersimli bu Kürdistanın her yerinde kadınlı erkekli bütün Kürtler savaşa hazırlanıyordu derken kitabın 192sayfasında '' ... Türk hükümetinin Dersim aleyhine bir süikast hazırlamakta olduğunu gösteriyordu '' deyip ajitasyonlarına devam eder.

Tabi bu uydurmaları okumak için harcanan zamana yazıktır ama okumadan da olmuyor tabi …

Dersim Analizi; Kaynak. Mustafa Satış
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum