Bir hurma hikayesi - İzzet Dönmez Yazdı

Ramazan aylarının en önemli yiyeceği pide ve hurmadır Zengin-fakir Oruç tutulan her haneye pide ve hurma girer

Bir hurma hikayesi - İzzet Dönmez Yazdı

Ramazan aylarının en önemli yiyeceği pide ve hurmadır Zengin-fakir Oruç tutulan her haneye pide ve hurma girer

Bir hurma hikayesi - İzzet Dönmez Yazdı

Ramazan aylarının en önemli yiyeceği pide ve hurmadır Zengin-fakir Oruç tutulan her haneye pide ve hurma girer.

Pazarda kilosu 8 TL ile 60 Tl arasında değişiyor hurmanın Her keseye uygunu var yani, Dün akşam saatlerinde hanım aradı Hurma istiyordu Ama iyisinden İyi ve kaliteli hurmayıda Orhan Camii karşısındaki hurmacı satıyordu İftar saatinin trafik yoğunluğuna rağmen , Serdivan'dan şehir merkezine gittim Çünkü, emir büyük yerden gelmişti.

Hurmacıya vardım Çeşit çeşit hurma Büyük gıda marketlerinde kaliteli hurma bulunmuyor nedense ''Hurma alacaksan Hurmacıya gideceksin.'' Hurmanın bu kadar çeşitli olduğunu Mekke ve Medine'de görmüş ve çok şaşırmıştım. Tıpkı elma ve armut çeşidi gibi, hurma da çeşitliydi orada. Şimdi o çeşitlerin hepsi Türkiye'ye geliyor Farkına varmadan 4-5 çeşit hurma satın almışım.

Eve dönüşte. Çocukluğum aklıma geldi 1960'ların başı Kara yolu ile hacca gidiliyor. Bizim köy olan Akyazı'nın Hanyatak köyünden pek hacca giden yok Çünkü bizim köyde fındık dikme alışkanlığı daha pek gelişmedi Dolayısı ile gelirde yok Komşu köyler Taşyatak ve Boztepe, bizim köyden önce fındık ziraatine başladı. O köylerden amcalar hacca gidiyorlar. Hac yolculuğu ise bir kaç ay sürüyor. O yıllarda hacca gitmek, hacı olmak çok büyük ayrıcalık. Hacca gittinmi, artık bir titrin, bir ünvanın oluyor. Tıpkı Operatör Dr. gibi. Tıpkı Orgeneral gibi. Adının başına bir ünvan alıyorsun. "Hacı Mehmet efendi. Hacı Yakup efendi" gibi Hacı ünvanı kullanılmadan sadece isim kullanmak artık çok ayıp sayılıyordu Çok büyük bir ekonomik külfet Çok uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra "Hacı" olunuyordu.

Daha eski yıllarda hacca gitmek, 6 ay, 1 yıl sürüyormuş Daha küçücük yaşlarda hiç tanımadığımız hacı amcalara "hoş geldin" ziyaretine giderdik Öyle mesafe kısa da değil Asgari 5-6 kilometre Yol yok. Çamur deryası, öküz arabası ile gidilen yollar. Bata çıka. 7-8 yaşlarında hacı hoşlamaya giderdik. Köyden çocuk grupları yapardık.

Derdimiz neydi bilirmisiniz?.

Hacı evinde bizi içeri bile sokmazlardı. Hacıefendi evin dışına çıkardı. Biz hacıefendi'nin avucunun içini öperdik. Niçin avuç içi?

Çünkü bize öyle öğretilmişti Hacı, Ka'bede Hacer-ül Esved taşına elini sürmüş varsayılırdı. Komşu köylere hacı ziyaretimizin bir tek amacı vardı. Hacı evi'nin önünde bizi kuyruğa dizerler ve bize birer adet hurma verirlerdi. Karda.......Kışta.......Soğukta. Bir tek hurma için komşu köye giderdik. O hurma bize öyle tatlı. Öyle lezzetli gelirdi ki. Bir tek adet hurma için kilometrelerce yol giderdik.

Bazen hurma'nın bittiği de olurdu. O kadar yolu boşuna tepmişliğimiz olurdu. Hurma kalmayınca, bize zemzem içirirlerdi Tadı bizim sulara hiç benzemezdi Hiçte hoşlanmazdık zemzem suyundan. Köye dönüşte, birbirimize takılırdık "Zemzem mi içtin ulan?". Bize verilen hurmayı yavaş yavaş yerdik..........Tadını ala ala.........Sanki onu yemeye kıyamazdık Çekirdeğini de atmazdık Çeplerimizde para yerine, hurma çekirdeği olurdu Büyüklere takke, tesbih Çocuklara ise birer adet hurma 1965 yılında benim dedem hacca gitmişti Belçika da işçi olarak çalışan babam ona para göndermişti.

O parayla dedem hacca gitmişti Dedem hac'dan dönüşte koca bir çuval hurma getirmişti Tabi yanında zemzem suyu, takke ve tesbihler Biz çocuklar hurma'ya doyacağız hayalini kuruyoruz. Nerdeee. Evin halkı olan biz çocuklara da birer adet hurma verildi Arkası yok.

Çünkü hacı ziyaretine gelinecek Onlara da zemzem ve hurma ikram edilecek. Bir gün babanneme yalvardım "Ana, ne olur bir tane daha ver" dedim.

Dedem'den habersiz, bir tane daha hurma yürüttüm Günlerce "Ben iki tane hurma yedim" diye arkadaşlarıma hava atmışlığım vardır. Görüyorsunuz "Bir adet hurma" koca bir yazı konusu oldu.

Ka'be'ye gittiğimde. Büyük bir kinle. Herkesin aldığı hurma'nın bir kaç katını aldım. Ben, Türkiye'ye dönmeden, hurmaları kargo ile gönderdim. Arkadaşlar "Çok değil mi?" dediklerinde, şöyle onlara dik dik baktım, cevap vermedim. Bu yazıyı bir güzel okuyun. Ramazan iftarlarında hurma yerken, hatırlayın................Zenginleşen ben değilim..........Türkiye zenginleşti.

Kaynak: İzzet Dönmez Yazdı


Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum