Bayramlar Hep Baba annem Kokar?

Tam bir Osmanlı  kadınıydı o. Tırnaklarıyla kazıyarak elde ettiği küçük dünyasında anaerkil bir düzen kurmuştu...

Bayramlar Hep Baba annem Kokar?

Tam bir Osmanlı  kadınıydı o. Tırnaklarıyla kazıyarak elde ettiği küçük dünyasında anaerkil bir düzen kurmuştu...

Bayramlar Hep Baba annem Kokar?

Tam bir Osmanlı  kadınıydı o...Tırnaklarıyla kazıyarak elde ettiği küçük dünyasında anaerkil bir düzen kurmuştu. Evlendirdiği evlatlarını gurbet ellerden her bayram toplar sofrasını kurardı. Kızları,biricik oğlu,damatları,gelin ve torunlar...Arife gününden yola çıkılır ve baba ocağında toplanılırdı. Kapıdan içeri girer girmez burnunuza sevdiğiniz yemek kokuları bürünür. Siz geleceksiniz diye o pamuk elleriyle özenle hazırlamıştır. Kocaman bir yer sofrası kurulur, bağdaş kurularak sofradaki yerler alınır.Kahkahalar eşliğinde yenen yemekte bol bol hasret giderilir, ayrı geçirilen günlerin acısı çıkartılır.
VE ARİFE ALIŞVERİŞİ
Arife demek telaş demekti.Öncelikle tüm torunlar toplanır ve özenle bastan ayağa giydirilir,bayramlık kıyafetlerimiz alınırdı.Ki o donem kıyafet bayramdan bayrama alınırdı ve çok değerliydi bizim için.Bayram şekeri,kolonyası ve kahvesi olmazsa olmazlardandı. Alışveriş faslından sonra evde tatlı telası başlardı bol cevizli el açması yufkalardan özenle yapılan tatlılar.Aksama kadar süren tatlı bir telaş.... Arife akşamı yorgun düşen bedenlerimize aldırış etmeden son hazırlıkları bitirme telaşı vardır. Tüm kız çocukları bayrama kınalı ellerle girerdi bayrama. Gecenin bir yarısına kadar kına yakılmasını beklerdik.Kuzenlerle aynı yatakta uykuya geçmenin zorluğu,olur olmaz şeylere içten gelen gülüşmeler. Babaannemin o gür sesi bölerdi "Hadi bakalım çabuk uykuya,kopekler ulumaya başlamadan uyuyun yoksa kınalar güzel girmez ellerinize" Hepimizin gözleri anında kapanır ve uykuya dalardık bu sözle. Olur da köpekler ulur ve bizim kınalar elimize girmezse !....

BAYRAM SABAHI


Bayram sabahı su sesiyle başlardı. Babaannem avluyu yıkamaya girişir Ortamı o suyun toprakla buluşmasındaki nefis kokusu kaplar ve süpürge sesi.Yataktan buyuk bir heyecanla fırlarsın. Elleri yıkayıp kınaların eldeki durumunu görmek için . Kınalı ellerini yıkayan,bayramlıklarını giyen avludaki yerini alırdı. Evdeki tüm erkekler yaşları kaç olursa olsun bayram namazı için evden çıkarken buyuk saygı ile uğurlanır ve onlar dönene kadar güzel bir bayram sofrası hazırlanırdı. Bayram demek babaannem demekti. Babaannemin kanatlarının altında  yasanan üç yada dört gün demekti. Bir sonbahar günü  yanına bayramlarımızı da aldı ve gitti . Ondan sonra ne bayramların tadı kaldı ne de o kalabalık bayram sofraları. Kına kokulu bayram sabahları yok artık ve sabahın ilk ışıklarıyla avluyu yıkayan bir babaannem yok artık.Ruhu şad olsun....

Emine Sarı/


Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum