Sevgi ve saygı üreten, bağımsız ülke Türkiye olacaktır…
Hasan Alparslan

Hasan Alparslan

Araştırmacı,Gazeteci-Yazar

Sevgi ve saygı üreten, bağımsız ülke Türkiye olacaktır…

06 Ocak 2018 - 20:47

Hasan ALPARSLAN Araştırmacı,Gazeteci-Yazar

Türk milleti üretken, dinamik ve çalışkandır. Ancak her geçen gün tüketime yöneliyoruz. Aslında acı duymamız gereken şu; aldığımız hazzı, bir maddeyi tüketirken bir daha bulamamak oluyor. Gerçekse içimizdeki sevgileri tükettiğimizdir.

Evet, yaşanan süreç budur. Durmadan tüketiyoruz hem de neye ve nasıl gittiğimizi bilmeden… Kültür emperyalizminin etkisiyle yıllar boyunca birikerek ortaya çıkan bu özenti olgusu, etkilenmesi çok zor olan farklı bir yapıyı ortaya çıkarmıştır. Dinamik bir görüntü arz eden bu yapılanma, milli ve manevi değerler piramidimizin her noktasında farklılık göstermektedir.

Kültür emperyalizmin etkisini bertaraf etmek, çocuklarımızı özenti furyasından kurtarmak için anne babaların her şeyden önce çocuklarını milli ve manevi değerler kutsiyeti içerisinde yetiştirerek, dış emperyalist etkilerin kıskacından arındırması gerekmektedir.

Küreselleşme ekonomik gücüde arkasına alarak yabancı kültürün özelliklerini topluma empoze ettiği için o toplumsal kimliği sarsıcı birer etki yapar. Toplum ya da ulusun ulus olmasını sağlayan bağlarda bir gevşeme varsa o ulusu oluşturan topluluklar ulusal büyük çadırın altında kendilerini güvenli hissetmeyebilirler. Bu durumda o topluluk kendi çadırını açma gereği duyabilir.

Örneğin, bir gruba şöyle bir soru yöneltilmiştir.’’ Biz’’ kelimesi size neyi ifade ediyor? Cevap verenlerin %73’ü aile kavramı ve onun açılımı üzerinde dururken, ayni gruba milli ve manevi değerlerimizden olan biz kelimesi size neyi ya da kimleri ifade ediyor diye sorulduğunda verilen cevapların % 78’i millet, ülke, halk terimlerini kullanmışlardır. İşte görülmek istenenin anımsatıldığı süreç budur.

Yatırım ilk bakışta fabrikalar kurmak, binalar yapmak, köprüler dikmek gibi bir görüntü az etse de, tıpkı imaj unsurları gibi daha geniş bir hinterlandı vardır. O halde bir ülke insanlarının ‘’sevgi ve saygı’’ üretmeleri ile o ülkedeki yatırım oranı arasında doğru orantı bulunmaktadır. Siz milleti kamplara bölüp, onlar için benliklerinde kabullenemeyecekleri imaj unsuru empoze etmeye çalışırsanız, bunun sonucu da tabi ki kavga ve kaos olacaktır.

Günlük yaşantımız arasında ortaya çıkardığımız enerji bir süre sonra büyüyerek toplumsal imaj unsuruna etki eder. Geçmişi unutmak isteyen ve unutulmayacak çok az şeyin olduğunu düşünen toplumsal veriler, esasında sessiz ve derinden yürüyen toplumsal patlama noktasının başlangıcı olmaktadır. Buradan hareketle imaj Türk milletinin ruhunda ve lafzında başlar ve onunla hayat bulur.

İmaj yapıcıların bilimsel açıdan yapmış oldukları değerlendirmelere göre Haziran 2015’de yapılacak olan genel seçimler Türk tarihinin en önemli seçimlerindendir. Çünkü; millet olarak sevgi ve saygının yeniden tesis edildiği, kamplaşma ve kaos ortamının yok edildiği, bağımsızlığımızın korunması gerekliliğini bilmemiz’’ Onurlu Türkiye’nin geleceğine’’ ışık tutacaktır.

Yani bu seçimlerde hep birlikte gerçek imajımızı bularak, bu unsurları koruyacak idealistleri seçeceğiz. Bu noktada şunu belirtmeliyim ki sorumluluk bilinci içinde hareket eden her siyasi yapılanma uzun vadede zaten geleceğe olan görünmez sondajını uygulamış demektir.
Yani geleceğin altın sayfaları geçmişle bütünleşme noktasına yaklaşmıştır. Her zaman olduğu gibi bu gün de milletimizden güç alan ve yalnızca ona yönelen bir hareket mi? Yoksa tarihten gelen geçmişin parlak aynalarını, gelecekten yoksun bırakan ütopyalar mı? Bunu ve sonuçlarını hep birlikte göreceğiz. 
Sonuçta imajımız:
Sevgi ve saygı üreten, bağımsız ülke Türkiye olacaktır… 
Olmalıdır…

Saygılarımla 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar